Din kullanımlı faşizmle inlemek. Yaşam tarzına,

yediğine, içtiğine, kaç çocuk yapılacağına kadar

karışılmasını. Sana, “Ananı da al git’’ denmesini.

Alım gücünün düşmesini. Toplum önderi sanata,

sanatçıya değer vermeyenleri. Üniversite sorularının

çalınmasını. Ötekileştirmeyi. Kutuplaştırmayı. Eleştiri,

ifade özgürlüğünün yok edilmesini. Hukuksuzluğu.

Adaletsizliği. Polisin “orantısız güç’’ kullanmasını.

Dini söylemlerle siyaset yapılmasını.

Kadına şiddeti, köleleştirmeyi benimseyenleri.

Algıcı, gerginlikten beslenen Dikta heveslilerini.

Gençlerin dallarından kopartılmasını,

gözlerinin çıkartılmasını. Özgürlüğünün baskılanmasını.

Ayetli söylemlerle yapılan siyasetle yönetilmeyi.

1,5 trilyon aylık elektrik faturalı 6 milyar dolara

malolmuş Kaç-AK Saray’dan yönetilmeyi.

Klozetli politikaları. Ortadoğu rotalı NeoOsmanlıcı

icraatları. Otoriterleşmeyi. Oyu düşünce meydanlarda

Kur’ana sarılanları. Yani; “Din Bezirganlarını’’.

Beyaz Saray’ın 30 katı büyüklüğündeki 1500 odalı

saraydan yönetenleri. 17-25 yolsuzluk soruşturmalarını

kapatanları. Yandaş-Yağdaş-Havuzcu medya oluşturanları.

Müteahhit bozuntularının anana küfretmesini.

Temel hak ve özgürlüklerin yok edilmesini.

Kitaba “bomba’’ , gazeteciye-yazara “terörist’’

muamelesi yapanları. Ülkenin parsel parsel, kupon

kupon satılmasını. Söz ve yetkinin olmamasını.

Hergün 30 tv’de öfke, nefret kusanları dinlemek/izlemek.

Başkanlık Sistemini’nin faziletlerini dinlemek.

Ayakkabı kutulu, para sayma makineli, sıfırlamalı,

Bakara-Makaralı, “Önüne Yatarım”lı, TOKİci, AVMciliği.

Sıfır Sorunlu dış politikaları. BOP gibi projeyi.

Çökmüş ekonomi. Rantsal paylaşımları.

İlk kez cari açığın üstünde borçlanma yapanları.

İstihdamı yerinde saydıranları.

Soma, Ermenek katliamlarının yaşanmasını.

Bir daha Türk askerinin başına çuval geçirilmesini.

***

İstiyorsan;

Sandığa gitme. Oy da verme.

Yok.

Eğer -inanıyorsan-Tam Demokrasi’nin tüm kurumları

ile işleyeceğine/işletileceğine.

Herkesin kendisini ifade edebileceği bir Parlamenter Sistem diliyorsan.

İnsani değerlerle yönetilmek;

Atatürk, Cumhuriyet ilke ve kazanımlarının esas olduğu.

Çağdaşlığın, aydınlanmanın Türkiyesi’nde

sevdiklerinizle/sevenlerinizle özgürce yaşamak istiyorsan.

Bir Latin özdeyişidir; “Vox populi, vox dei!”

Yani; “Halkın sesi, Hakkın sesi” demektir.

Zaman; halkın ve hakkın sesini duyurma zamanıdır..

Yurttaşlık görevini yap! Sandığa git!

Oyunu kullan! “Oyum Namustur’’ de ve “sahip çık!’’

Ozanın “Bir yanı var ömrümüzün/belki bir gün gülecek/

selam verip selam alacak/barışa kardeşliğe’’ dizeleri ile…

Unutma!

Umut, binbir ayaklı-dır. Umut, güneşte saklı-dır.

Umut edenler haklı-dır. Umut, insanın hakkı-dır..!

Bu mücadele; ne aşk, ne de ekmek kavgasıdır.

Şerefinle, namusunla, onurunla “insan kalabilme’’ mücadelesidir…

Oy ver ki gitsinler!

Ben öyle yapacağım…

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here