uyku
Türk Uyku Tıbbı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yılmaz, öğrencilerin uyku saatlerinin düzene sokulması gerektiğini belirterek uyku yoksunluğunun öğrenme becerisine etki ettiğine dikkat çekti.

İzmir’de görev yapan Psikiyatrist Burcu Yücetürk, yeterli uyuyamama halinde beynin sinir hücrelerini tahrip etmeye başladığını belirterek, “Birçok fiziksel ve ruhsal bozukluk uykusuzluğa yol açarken, uykusuzluk da başta Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklar olmak üzere pek çok fiziksel ve ruhsal bozukluğa davetiye çıkartıyor. O nedenle uykusuzluğun nedeni araştırılıp bulunmalı, gerekli müdahaleler yapılmalı” dedi.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Burcu Yücetürk, uykuya dalamama, sürdürmede güçlük, dinlenmiş uyanamama, sabah uyanmakta zorlanma gibi durumların ‘uykusuzluk’ (insomnia) olarak adlandırıldığını kaydetti. İnsanların yaklaşık yarısının uykusuzluk sorunu çektiğini söylemenin bir abartı olmadığını belirten Uzm. Dr. Yücetürk, yaş ilerledikçe sorunun daha sık gözlendiğini kaydetti ve şöyle konuştu: “Akılda tutulması gereken nokta, uykusuzluğun ve diğer uyku bozukluklarının, birçok hastalıkla ilişkili olabileceğidir. Uykusuzluk ile gelen bir kişide ağrılı hastalıklar, kalp hastalıkları, nörolojik hastalıklar, nefes darlığı oluşturan hastalıklar, tiroid fonksiyon bozuklukları, uyku apne sendromu gibi fizyolojik rahatsızlıklar araştırılmalıdır. Kullandığı ilaçlar (uyarıcılar, antidepresanlar, doğum kontrol hapları) sorgulanmalıdır. Psikiyatrik bozukluk (duygudurum bozuklukları, kaygı bozuklukları, alkol-madde kullanım bozuklukları, psikotik bozukluklar, uyum bozuklukları gibi) açısından detaylı bir şekilde incelenmelidir. Uykusuzluğun stres verici yaşam olayları nedeniyle başlayıp başlamadığı, ne zamandır sürdüğü, tedavi için hangi yolların denendiği öğrenilmelidir. Bazen de Polisomnografik (tüm gece uyku tetkiki) testlerin yapılması gerekebilir.”

Beynin sağlıklı çalışması için günlük 8 saat kadar uykuya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yücetürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tekrarlayan rahatsız edici düşüncelerin artması, kalbin sağlıklı çalışmasının bozulması, bağışıklık sisteminde değişiklikler olması, bazı kanser türleri (meme, prostat ve kolorektal kanserler), depresyon ve anksiyete gibi duygudurum bozuklukları, obezite ve ciltte erken yaşlanma belirtileri de uykusuzluk ile ilişkilendirilmiş durumlar arasındadır. Uykusuzluk şikayeti olan kişi, mutlaka bir uzman tarafından ayrıntılı muayene edildikten sonra gerekli tedavi planı oluşturulmalıdır. Uykusuzluğun nedeni ne olursa olsun ilk önce ‘uyku hijyeni’ düzenlemesi yapılmalıdır. Uykusuzluğa neden olabilecek durumlar ayrıntılı olarak incelenip tanı koyulduktan sonra, bu hastalıklara yönelik tedavi düzenlemeleri yapılmalıdır. Hipnotik (uyku yapıcı) ve/veya sedatif (yatıştırıcı) ilaçların yazılması düşünülebilir. Anksiyete bozukluklarında başta olmak üzere bazı gevşeme egzersizleri ve psikoterapi tekniklerinin kullanılması yararlı olabilir.” DHA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here