milli-kutuphane
İzmir'de 1.2 milyon kitabın bulunduğu 106 yıllık Milli Kütüphane'de tek bir kitap koyacak yer kalmadı; binlerce kitap ise çuvallarda bekliyor.

İzmir’de 1.2 milyon kitabın bulunduğu 106 yıllık Milli Kütüphane‘de tek bir kitap koyacak yer kalmadı; binlerce kitap ise çuvallarda bekliyor.İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ, kentin yeni bir kütüphane kazanması, buranın ise Kitap Müzesi haline getirilmesi çağrısı yaptı.

İzmir’in en köklü kütüphanelerinden biri olan, 1 milyon 200 bin kitabın bulunduğu Milli Kütüphane’de 1 tane kitap koyacak yer kalmadı. Kütüphaneye 2017 yılında gelen binlerce kitap ise çuvallarda ve kolilerde muhafaza ediliyor. 106 yıllık bir tarihe sahip olan ve İzmir’de sivil toplum örgütlerinin büyük emeklerle kurduğu, Türkiye’de benzer bir kuruluş örneği olmayan Milli Kütüphane’nin bugün geldiği nokta İzmirliler’i de üzüyor. Ağırlıklı olarak öğrencilerin ders çalışmak ve araştırma yapmak için geldiği, 4.2 milyonu aşkın nüfusa sahip kentte ancak 50 masa ve sandalyelik kapasitesi bulunan kütüphaneden her gün bu sayıda insan faydalanabiliyor. Çok sayıda genç, kütüphane kapısında boşalacak bir yer bulabilmek için kapıda bekliyor.
İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ, “Tüm Türkiye’de bulunan kütüphanelerde yaklaşık 30 milyon kitap bulunuyor. Bu rakamın 1 milyon 200 bin tanesi İzmir Milli Kütüphane’de olup, bunun 4 bin tanesi el yazmasıdır. İzmir açısından önemli bir rakam” dedi.

YENİ BİR KÜTÜPHANE ŞART

Puğ, kütüphanenin İzmirlilerin emekleri ile sivil toplum örgütleri tarafından 106 yıl önce kurulduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “İzmir’in bu değeri farketmesi lazım. Bu kütüphane ile nasıl gurur duyuyorsak, kente gurur duyacağımız çağdaş bir yeni kütüphane kazandırmamız lazım. Bu projenin içinde Valilik, Belediye, Üniversiteler hatta sivil toplum örgütleri de olmalı. Ortak akılla yönetilmeli, 7/24 açık olan bu kütüphanenin mimari özelliği de çök önemli. Hem İzmir hem de Türkiye’nin geleceği için eline silah alan değil kitap alan gençler lazım. Çocuklara kitabı sevdirmek lazım. Bir proje yarışması yapılmalı. İzmir dışından gelen araştırmacıları orada konuk edelim. İçinde sanatçıların heykellerinin de bulunduğu sanatçılar parkı bulunsun. Kente gelen turistler; bu kentte çağdaş güzel bir kütüphane, opera gezmeden dönmesin. Her yıl kütüphaneye 100 bin kitap geliyor. 10 yıl içinde 1 milyon kitap daha gelecek. Çığ gibi büyüyen bir hazine burası. 1933 yılında tamamlanmış bir kütüphane.”

KURULUŞ ÖYKÜSÜ İLE TEK

Puğ, Türkiye’de 6 milli kütüphane içinden tek sivil toplum örgütü ve halk tarafından kurulan kütüphane olduklarını belirterek, “Daha önce burası boş bir arsaymış. O yokluk yıllarında bile bu arsa paten sahası yapılması için ayrılmış. Dönemin İzmir Valisi Rahmi bey burayı kütüphane olsun diye tahsis etmiş. Eğer yeni bir çağdaş kütüphane kazanırsak Milli Kütüphane bir ‘kitap müzesi’ haline gelecek. Elimizde 4 bin el yazması eser var. Paha biçilmez eserler” diye konuştu.

Kira geliriyle ayakta duruyor

Puğ, tek gelirlerinin kiracıları olan, yan binada bulunan Devlet ve Opera Balesi olduğunu belirterek, “Bu kira ile yıllardır ayakta duruyoruz. Bir de opera binasının hemen yanında olan ve yüzde 65 bize yüzde 35 İzmir Valiliğin’e ait olan bir işhanı var. 3.5 katını Valilikten talep edip alırsak araştırmacılar için bir okuma salonu yapabiliriz. Ne yapıp edelim, kentimize çağdaş bir kütüphane kazandıralım. Kültür Bakanlığı’ndan 2017 yılından 66 bin 58 yeni kitap geldi. Raflarda yer olmayınca çuvallara, kolilere doldurduk. Elbette kitaplar belli bir nem oranında muhafaza edilmeli. Yangına karşı koruyucu sistemler olmalı. En büyük zarar kitabın okunmamasıdır. Okunmamış kitap zarar görse ne olur. Bu sadece bizim çabamızla olacak bir şey değil. Mutlaka arşivlerimiz dijital bir ortama aktarılmalı. Arşivler, kütüphaneler ülkenin belleğidir” dedi.

Okuma alışkanlığı kazandıracak öneri

SGK bloklarında bir proje hazırlanarak, orada ücretsiz yeme içme hizmetleri verilerek her yaştan insana kitap okuma alışkanlığı aşılanabileceğini dile getiren Puğ, “O alana bir kütüphane, butik otel ve eğlence yerleri yaparak, gençlerin ve turistlerin de ilgisini çekebiliriz” dedi. Kitap okuma alışkanlığının gittikçe azaldığını kaydeden Puğ şöyle devam etti: “Eline silah alan değil, kitap alan nesil yetiştirmeliyiz. Özellikle gençlerin ilgiyle izlediği dizilere kitap sahnesi konularak onlara okuma alışkanlığı aşılayabiliriz. Kütüphanelerde oyun alanları da yaratarak çocuk yaşta okuma alışkanlığı kazandırabiliriz.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here