serdar ozturk

16 Nisan 2017’de milyonlarca insan sandık başına gitti.
Memleket meselesiydi.
Her seçimde gördüğümüz olaylar yaşandı.
Yine de umutluyduk…

***

Ne zaman sandıkların açılmasına saatler kaldı, o zaman olan oldu.
Yüksek Seçim Kurulu’nun AKP’li üyesi, Türkiye’nin dört bir yanında sandık kurulu mührünü taşımayan oyların kullanıldığını, bunun de seçmenin suçu olmadığı için “geçerli” sayılması gerektiğini belirten dilekçesini verdi.
Kurul toplandı.
Önce CHP’li üyelerin haberi olmadığı, sonra da olumsuz oy kullandığı söylendi.
Sonuçta Yüksek Seçim Kurulu, sandık kurulu mührü bulunmayan oyların da “geçerli” sayılmasına karar verdi.
Kendisini tanımlayan kanuna rağmen.
Çünkü kanun, böyle bir durumda oyların geçersiz sayılacağını gayet açık bir dille yazıyordu.
Kanunu, kurul kararı ile değiştirdiler.

***

Yetmedi, her seçimde kullanılan birden fazla sandıkta oy kullanma, seçim sandıklarının taşınması, güvenlik görevlilerin özellikle doğu ve güneydoğu da seçmene baskı iddiaları devam etti.
Akşam oldu televizyon başındaydı herkes.
Öyle bir beyin yıkanması yaşadık ki bir kaç saat, herkes oturduğu yerde yığıldı kaldı.
Gece yarısından sonra ise iş işten geçmişti…

***

O gece sonuçları protesto etmek için sokağa çıkan kim varsa yakalandı.
İçlerinden bazıları tutuklandı, çoğuna dava açıldı.
Açılan davalar aylarca sürdü, mahkum olan olmasa da durumdan vazife çıkaranlar oldu.
Toplum, zorlamayla ortaya çıkan sonucu kabul etmeye yönlendirildi.

***

Aradan bir yıl geçti.
AKP iktidarı, meclis çoğunluğuna dayanarak yeni bir yasal düzenleme yaptı.
Toplamı 26 madde.
Sadece üç maddesi bile, 2019’da yapılacak seçimlere nasıl hazırlanıldığı konusunda ipuçları veriyor.
Örneğin, artık mühürsüz oylar geçerli sayılacak.
Böylece, kimin nasıl kullandığı belli olmayan oylar, demokrasinin vazgeçilmezi olan seçimi sürekli şaibeli hale getirecek.
Örneğin, sandık başkanı için aranan niteliklere “ün yapmış kişiler” eklendi.
Ün yapmanın ne olduğu, nasıl bir kriter oluşturacağı ise belli değil.
Kim belirleyecek “ün yapmış” kişileri?
İlçe seçim kurulları.
Onları kim atıyor?
Yüksek Seçim Kurulu…

***

Örneğin, aynı binada oturmanıza rağmen, siz ve komşunuz ayrı ayrı sandıklarda oy kullanabileceksiniz.
Neden?
Seçmen sayısını ayarlama…
Oysa komşunuzla siz aynı sandıkta oy kullanırken, bir yabancının komşunuz kılığında oy kullanıp kullanmadığını anlayabiliyordunuz.
Buna itiraz edebiliyordunuz.
Şimdi?
Komşunuz başka bir sandıkta, hiç de kendisi olmadığı halde oy kullanabilecek.

***

Bir yıl önceydi…
Unutmayın, unutturmayın.
Demokrasi, ona sahip çıkan yurttaşlarının inancı ve direnci ile oluşur.
Kimse kimseye demokrasi bağışlamaz.
Hak edilen demokrasi çok değerlidir.
Değerleriniz çocuklarınız, torunlarınız içindir aynı zamanda.
Geçmişi unutmayın, gelecek için umutlu olun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here