ARMOLA24
21 Temmuz'ta yapılacak Ata Ekmeği ve Armola Şenliği için el ele veren Seferihisar'ın Ulamış Köyü halkı, kadınların öncülüğünde rengarenk bir festival için hazırlanıyor.

21 Temmuz’ta yapılacak Ata Ekmeği ve Armola Şenliği için el ele veren Seferihisar’ın Ulamış Köyü halkı, kadınların öncülüğünde rengarenk bir festival için hazırlanıyor.

İlk şenlik ilgi görünce köyde birçok kişi evlerini lokanta, kafe ya da pansiyon olarak işletilebilecek hale getirmeye başladı. Ulamış Seferihisar‘ın en eski köylerinden biri. Seferihisar’a giderken Bademler’i geçtikten birkaç kilometre sonra solda adını görürsünüz. Nüfusu 2 binden fazla. Zaman zaman göç alsa da köyde yaşayanların hepsi kendini Egeli hissediyor. 800-1000 kişi arasında yaşlı nüfus var. Mandalina üretimi yaygın. Yaklaşık 600 bin ağaç var. Zeytincilik, kesme çiçekçilik yapılıyor. Hayvancılık var. Keçi sütü üretimi yaygın. Yaş sebze üreten köylüler var. Evde sabun yapımı kültürü gelişmiş. Normal sabun da kostiksiz kül sabunu da üretiliyor. Kadınları çok yetenekli. Reçel, erişte, tarhana hazırlıyorlar mevsiminde. 1969 yılında kurulmuş iki zeytinyağı fabrikası var. Tarımsal Satış Kooperatifi öncülüğünde üretilen zeytinler işlenip zeytinyağı elde ediliyor. Yakınındaki göletten verilen suyla tarım arazileri sulanabiliyor. Ulamış’ı herkes birkaç yıl önce bir çiftçinin kilerinde bulduğu yöreye özel karakılçık buğdayından üretilen çok lezzetli Ata Ekmeği ile tanıdı… Hatta Ata Ekmeği bu köyde düzenlenen ilk festivalin adı oldu. Şenliğin bu yıl 21 Temmuz’ta ikincisi gerçekleştirilecek. Köyün tanıtım gönüllüsü Berkhan Parlak ile hem Ulamış’ı hem festivali konuştuk.

Festivalden söz eder misiniz, festivalin köye ve köylünün yaşamına katkısı oldu mu?

Geleneksel hale getirdiğimiz Ulamış Ata Ekmeği ve Armola Şenliği’ni bu yıl 21 Temmuz’da ikinci kez düzenliyoruz. Bu festival ile karakılçık buğdayından yaptığımız Ata Ekmeği Ulamış’ın markası haline geldi. Festival sırasında Ulamış Köy Pazarı da açıldı. İzmirliler köyümüzü tanıdı. Yalnızca şenliğin yapıldığı gün bile 10 bin kişinin şenliği izlemek üzere gelip gittiğini tahmin ediyoruz. Şenliğin ardından Ulamış hızlı bir değişim yaşadı. Cumartesi günleri kurulan ve köylümüzün tarlasından getirdiği ürünlerini sattığı üretici pazarımızın müşterisi arttı. Pazarımızda satılan ürünler henüz tarlada iken denetleniyor. Mevsimine göre ne isterseniz var. Domates, biber, salatalık, patlıcan tarlalarımızda yetiştiriliyor. Ev tavuğu gezen tavuk yumurtası, ev yapımı reçeller, tereyağ, el işi hamur işleri en çok ilgi gören ürünlerimiz arasında. Köylümüz şenliğin ardından evlerinde misafir ağırlamayı öğrendi. İşletmeler kurulmaya başladı. Kafeler açıldı. Çiçekli Avlu, Saban Kafe, Baharın Mutfağı, Kanca Kafe bunlardan bazıları. Yakında köyümüzde Brezilya mutfağından örneklerin yer alacağı bir lokanta açılıyor. Kuaförümüz yakında hizmete girecek. Bu arada birbiri ardınca sanat atölyeleri faaliyete geçmeye başladı. Kumkum Sanat Evi, Ahşap Atölyesi’nde, Atölye MV’de kurslar veriliyor. Köyümüzün her yeri sardunyalarla, begonyalarla, güllerle süslendi.

Buğday üretiminiz ne durumda?

270 dekar alanda karakılçık buğdayı hasadı yapıldı. Seferihisar Belediyesi Ulamış’a özel karakılçık buğdayını taban fiyatın iki katına,kilogramı 2 liradan satın alıyor. Ata ekmeğimiz her haftasonu 400 adet üretiliyor ve tanesi 8 liradan satılıyor. Ulamış’ta 500-600 dekar arazide sebze de üretiliyor. Meyveliklerimiz, zeytinliklerimiz de var. Seferihisar’ın en geniş tarım arazileri Ulamış’ta.

Köyün tanıtımı için şenlikte neler yapıyorsunuz?

Şenlik sırasında köyümüzde sabun ve ekmek atölyeleri açılıyor. Tavla turnuvası düzenleniyor. Bisikletçiler İzmir’den pedala basıp Ulamış’ta şenliğimize destek veriyor. Şenlik sırasında çocuklarımızı da unutmuyoruz. Çocuklarla yapılabilecek ne varsa, onlar ne isterlerse birlikte yapıyoruz. Köydeki faaliyetlerimiz yıl boyunca sürüyor. Sabun ve ekmek atölyelerimiz var. Tavla turnuvası düzenliyoruz. Dans, boyama, müzik ve satranç etkinliklerimiz de var. Ayrıca Çocukca Arkeoloji adını verdiğimiz bir atölye de düzenledik. Çocuklarımızı arkeoloji konusunda bilgilendirdik. Şenliğin ardından Ulamış halkının kültür ve sanata bakış açısı değişti. Köyümüzdeki kültür ve sanat faaliyetlerine katılım arttı. Folklor, tiyatro, halk müziği kursları düzenledik, çini yapma ve geri dönüşümle ilgili eğitim çalışmaları yaptık, satranç, keman, çello kursları büyük ilgi gördü. Sosyal sorumluluk projesi olarak down sendromlu çocuklarla birlikte mandalin topladık. Slav kentleri çocuk meclisleri Ulamış’ta buluştu. 23 Nisan’da birçok kentten çocuklarımızı köyümüzde misafir ettik.

Sanırım müteahhitler bu köye henüz uğramadı…

Köyümüzün ilginç bir özelliği var. Bu köyde kimse evini satmıyor. Herkes yaşam alanlarını koruyor. Şenliğin ardından köyden birçok kişi evlerini lokanta, kafe ya da pansiyon olarak işletilebilecek hale getirmeye başladı. Bu arada biz de halkın ekonomik gücünü artırmaya ve sosyal yapısını geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Cumartesi günleri açılan köy pazarımızda alışveriş hareketliliği artırmak için konserler düzenliyoruz. Keman, çello ve gitar grupları gün boyunca konserler veriyor. Bu arada köyümüzün de bir bestesi var artık. Adı İçimdeki Ulamış. Köy için yazılmış ilk opera olarak müzik tarihine geçti. Köyümüzde yaşayan 70 yaşındaki kişilerle sohbet ederek sözlü tarih çalışması yaptık. Evlerine gittik, çocukluk anılarını kaydettik, Ulamış’ta tarımın geçirdiği süreci yaşlılarımızdan dinledik. Köyümüzde kütüphane açtık, kitap sayısı 5 bin 500’e ulaştı. Ulamış’ta İzcilik Kulübü kuruldu. Eğitmenlerimiz haftada yedi gün çocuklarımızla birlikte. Seferihisar Çocuk Belediyesi’nin yönetim kurulu Ulamış’tan. Çocuk Belediyesi belediye yapılanmasının küçük bir örneği. Yerel yönetime katılıyorlar. Yönetim iki yılda bir seçimle geliyor. Çok kısa sürede yaşaanan bu değişimi Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in bize verdiği desteğe borçluyuz.

Şenlikte bu yıl geçen yıldan farklı neler var?

24 Haziran seçimleri nedeniyle 21 Temmuz’a ertelediğimiz bu yılki Ulamış Ata Ekmeği ve Armola Şenliği’nin geçen yıldan daha renkli olması için elbirliğiyle çalışıyoruz. Başkan Soyer’in eşi Neptün Soyer gönüllü olarak her çabamıza destek veriyor. Ayrıca şenliğin kusursuz olması için Muhtar Kadir Girginer, Çocuk Belediyesi Sorumlusu Levent Şeşen, Çocuk Belediyesi Eğitmeni Ceren Dokel ve ben birlikte çalışıyoruz.
21 Temmuz Cumartesi günü saat 12.00’de başlayacak şenliğimizde Ata Ekmeği ve Ev Sabunu yapım atölyeleri açılacak. Rahvan atları ve buğday düveni gösterisi yapılacak. Seferihisar Belediye Bandosu konser verecek, belediye halk dansları topluluğu gösteri yapacak, akşam saatlerinde şenliğimizi Ali Çakar konseri ile kapatacağız.
Bu yılki şenliğimizde ilk kez İzmir Felsefeciler Derneği tarafından Felsefe Atölyesi kurulacak. Karagöz Hacivat gibi seyirlik oyunlar çocuklara ve gençlerimize tanıtılacak. İlk kez dalış dersleri başlayacak. Ata Ekmeği herkese yetmeyen ama herkesin mutlu olacağı bir şenlik planlıyoruz. Ulamış’ta kadınların çok güçlü bir dayanışması var. Köyümüzün kadınları çok çalışkan. Şenliğimiz kadınlarımızın da desteğiyle bu yıl daha büyük ilgi görecek. Köyümüze gelenlerin sayısı artacak. Köyümüzün tanıtımı için yol ve işaret levhaları hazırlattık. Şenlikten önce bunlar uygun yerlere yerleştirilecek ve konuklarımızın köyümüze ulaşımını kolaylaştıracağız. Ulamış’ın geleneksel eğlencesi, bir çeşit tahterevalli olan Şıngırdak’ı da bu yıl konuklarımızın daha çok eğlenmesi için hazırlatıyoruz. Ayrıca kadınlarımız için 300 yaşındaki iki servinin arasında salıncak kuruyoruz. Bu yılki şenliğimiz geçen yılki şenlikten çok daha eğlenceli olacak. Herkesi şenliğimize bekliyoruz.

Tarımın kurtuluşu için yol açıyoruz

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Türkiye topraklarında her şey üretilebilirken tarımı geri plana atmanın ya cehalet ya da hıyanet olduğunu söyledi. Ata Ekmeği Şenliği için görüştüğümüz Soyer, Gazete 9 Eylül’e şu açıklamaları yaptı:

“Biz bu topraklara ihanet ettik. Patates bile ithal ettik. Bir ülkenin yerel tarım politikaları olmalı ama bizim yerel tarım politikamız yok. Ülkemizin topraklarında her şey üretilebilirken tarımı terketmek ya cehalet ya da hıyanettir. Bu yüzden yerel yöneticiler olarak tarımın kurtuluşu için bizim yol açmamız gerek. Çiftçimizi yeniden üretmenin keyfiyle buluşturmamız gerek. Bütün çabamız bunun için. Karakılçık buğdayından, Turgut Köyü’ndeki lavanta üretimine kadar gösterdiğimiz çaba çiftçimiz eskisi gibi güçlensin diyedir. Katma değeri yüksek tarım ürünlerinin üretiminin yaygınlaştırılması için öncülük yapıyoruz. Kuşkonmaz ve salep üretiminde de bölgemizin öncü olması için çalışmalarımız sürüyor. Bunun için yaratıcılık gerekiyor, deneysel araştırmalar gerekiyor.

BİZ ÇÖZÜMÜ BULDUK

Klasik yöntemlerle üretim yerine farklı tekniklerle üretimin verimi arttırdığını belirten Soyer şunları ekledi:

“Belediye olarak katma değeri yüksek ürünleri köylerimizle buluşturuyoruz, köylerimizi marka köyler haline getiriyoruz. Yalnızca bu yetmiyor ürünü pazarlamak da önemli. Çiftçimizin önünü açmamız gerekiyor. Ulamış Köyü’nde çabamıza destek veren kahramanlarımız var. Kadınlarımız da ön planda, yaratıcı ve çok çalışkanlar. Kelebek etkisi diye bir kavram vardır bilirsiniz. Burada bir adım atarsınız bakarsınız attığınız adım binlerce kilometre uzakta latin Amerika’da fırtınaya döner. İyi örnekler her zaman dünyaya yayılır. Örneğin ilk kez düzenlediğimiz Tohum Takas Şenliği de Türkiye’ye örnek oldu. Bu bizim için umut verici. Gösterdiğimiz çabanın karşılığını almak bizi çok mutlu ediyor.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here