demirtas
İTO üyelerinin Nefes Kredisi başvuruları için, odanın zemin katında "Nefes Kredisi Danışma Masası" kuruldu.

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Ekrem Demirtaş, Türkiye ekonomisinin 2017 yılındaki 7,4’lük büyüme oranının büyük başarı olduğunu belirterek, “2018 yılında da aynı tempo ile devam etmemiz lazım.” dedi.

Demirtaş, Türkiye ekonomisinin 7,4’lük büyüme oranına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisi 2017 yılının son çeyreğinde yüzde 7,3 2017 genelinde ise yüzde 7,4 oranında büyüme gösterdiğini bildirdi.

Büyüme hızına dikkati çeken Demirtaş, açıklamasında “Yüzde 7,4’lük büyüme oranı son dört yılın en yüksek büyüme oranı. 2018 – 2020 Orta Vadeli Programında 2017 yılı için büyüme beklentisi yüzde 5,5 idi. Böylelikle 2017’yi OVP hedefinin de üzerinde bir büyüme ile tamamlamış oluyoruz. Türkiye, bu büyüme oranı ile OECD ülkeleri içerisinde yüzde 8,4 büyüyen İrlanda’dan sonra en hızlı büyüyen ülke oldu.” bilgilerine yer verdi.

Demirtaş, sektörel incelemelere göre 2017 yılında tarım sektörünün yüzde 4,7 sanayi sektörünün yüzde 9,2 inşaat sektörünün yüzde 8,9 hizmet sektörünün ise yüzde 10,7 arttığını aktardı.

İnşaat sektörünün büyümeye verdiği katkının çok önemli olduğunu aktaran Demirtaş, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bölgemizde yaşanan jeopolitik risklere ve siyasi istikrarsızlıklara, terörle mücadele için yaptığımız çalışmalara rağmen böyle bir büyüme oranına ulaşmamız büyük başarı. Bu başarıda siyasi istikrarın yanı sıra hükümetimizin reel sektöre sağlamış olduğu destek ve teşviklerin önemi büyük. Ülkemizin faiz, enflasyon, cari açık ve işsizlik gibi yapısal ekonomik sorunları, yüksek büyümeyle aşılacaktır. 2018 yılında da aynı tempo ile devam etmemiz, büyümemiz lazım. Özellikle de inşaat sektörünün desteklenmeye devam etmesi gerekiyor.”

Yorgancılar: “Adeta mucize gerçekleşti”

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da içte ve dışta zorlu ekonomik koşullara rağmen Türkiye’nin yüzde 7,4 büyüyerek adeta bir mucizeye imza attığını söyledi.

Yorgancılar, yaptığı açıklamada 2017 son çeyrek ve yıl geneli büyüme rakamlarını değerlendirdi. Türkiye’nin içeride ve dışarıda terör örgütleriyle mücadele ederken Suriye’de de başarılı bir askeri operasyon gerçekleştirildiğine dikkati çeken Yorgancılar, “Ülkemiz alınan ekonomik tedbirlerin sonucunda, tüm olumsuz küresel ve bölgesel ekonomik ve siyasi koşullara rağmen, yüzde 7,4 büyüme ile 2017 yılında adeta bir mucize gerçekleştirmiştir.” dedi.

Hain darbe girişimi nedeniyle ekonominin yavaşlamasının yarattığı baz etkisinin bu yüksek oranlı büyümede etkisinin görüldüğünü ifade eden Yorgancılar, şöyle devam etti:

“Baz etkisinin bu yüksek oranlı büyümede etkisi olmakla birlikte genişletici maliye politikalarının doğru zamanda ve doğru araçlarla devreye alınmasının rolü de unutulmamalıdır. Dolayısıyla büyüme açısından ekonomi yönetimi son derece başarılı olmuştur. Ancak yüksek oranlı büyüme, ekonomi yönetiminin istikrar ve sürdürülebilirlik açısından işini zorlaştırmıştır. Çünkü bu hızlı büyümenin ciddi yan etkileri ve maliyeti olmuştur. Yüksek enflasyon, yüksek faiz, artan cari açık, büyüyen bütçe açığı ile ve de döviz kurlarındaki istikrarsızlık gibi olumsuz yan etkilere rağmen sağlanan yüksek oranlı büyüme ile karşı karşıyayız. Ancak büyümede istikrar, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık yönünde hala alınması gereken mesafe bulunuyor.”
Yorgancılar, sektörel dağılımlardaki büyümenin de uzun süredir görülmeyen şekilde dengeli olduğuna işaret etti.

Sağlıklı büyüme

Ülke ekonomisinde lokomotif konumunda olan sanayi sektörünün performansının yıl genelinde 9,2 büyüme gerçekleştirdiğini aktaran Yorgancılar, “Sanayi sektörünün kalbi niteliğinde olan, alt sektörler itibarıyla Türkiye’nin en büyük sektörü konumunda bulunan imalat sanayinin son çeyrekte yüzde 8,2 yıllık olarak da yüzde 8,8 oranında büyüdüğü görülmektedir. Bu büyüme, 2017 yılında imalat sanayinde ihracatın yüzde 10,2 ithalatın yüzde 17,7 arttığı ve sanayi sektörü istihdamının yüzde 1,6 arttığı bir ortamda gerçekleşmiştir. Diğer taraftan sanayi sektöründe çalışan başına emek verimliliği 2017 yılında yüzde 6 oranında artmıştır. Bu veriler sanayi sektörünün hem istihdamı hem de emek verimini artırarak yani oldukça sağlıklı büyüdüğünü ortaya koyuyor. Böylesi bir gelişmede sanayicinin konjonktürü iyi değerlendirecek deneyimi ve kur artışlarının etkili olduğu söylenebilir. Sıra bu büyümeyi destekleyecek yeni ve yüksek katma değerli üretim alanlarındaki yatırımların hızlandırılmasındadır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bir daha düşük kur dönemine dönmemesinin önemini aktaran Yorgancılar, şu değerlendirmelerde bulundu: “Gerçekçi kur yardımıyla, yatırım ve ihracat çekişli, iç tüketim destekli büyüme ile yüksek ve sürdürülebilir hızlar mümkün. Bu çerçevede ayrıca kurumsal yapıların gelişmesi, siyasi takvimin dışına çıkılmaması ve özellikle de enflasyonun yüzde 5’in altına çekilmesi gerekiyor. Büyüme bu denli yüksek iken ve hükümetin tüm gayretlerine rağmen işsizlik oranının düşürülememesi üzücüdür. İstihdam sağlayan ve üretimle sürdürülebilir büyümeyi sağlayan bir ekonomi, Türkiye’yi geleceğe taşıyacaktır. Hükümetin kamuoyu ile paylaştığı yakında açıklanacak olan 67 maddelik eylem paketinin, 2018 yılı büyüme verisine de olumlu yansımasını umuyorum.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here