ulgen-zeki-ok

Miami’de yazıyorum, bu satırları… Hazır Türkiye’den uzaklaşmışken, ana sorunumuz olan bölünmüşlüğe dışarıdan bir göz atayım dedim.
Önce ortadan ikiye bölmüşler insanımızı… İnanç öncelikliler ve bilim öncelikliler olarak.
Bilim öncelikliler gerçekçi ve idealist olarak bölünmüş, kendi aralarında. Gerçekçiler kendilerini daha çok Atatürkçü veya Kemalist olarak tanımlarken, idealistler liberal olarak adlandırılıyor, sıklıkla.
Atatürkçüler de kendi aralarında bölünebiliyor; kimi daha ulusalcı (milliyetçi), kimi daha liberal, kimi ise daha dindar…
Atatürkçü grup içinde önemli bir bölünme de diğer gruplara, özellikle de dindar ve liberallere bakış açısında yaşanıyor. Ne yazık ki önemli bir bölüm, diğer gruplarla empati sağlayamıyor, onlara yeterince sevgi ve hoşgörü ile yaklaşamıyor.
Akıl ve bilimi temel alan, gerçekçi olan ve diğer gruplarla empati kurup, onlara sevgi ve hoşgörü ile yaklaşabilen gruptaki insanlara çok önemli görevler düşüyor, Türkiye’nin yeniden düze çıkabilmesi için.
İşleri çok kolay değil. Diğer gruplar yıllardır dış güçler tarafından desteklenirken, onlar hep hedefteydiler. Ordumuz, okullarımız böyle çökertildi; stratejik olanlar dahil, cumhuriyet kazanımı kurumlarımız, tesislerimiz böyle satıldı.
Ama maymunun gözü açıldı artık. Yıllardır kullanılan ve pisliğe bulaştırılanlar bile anladılar, oynanan oyunu…

NE YAPMALI?

Öncelikle çağdaş düşünceli tüm insanlar, ufak tefek farklılıkları göz ardı ederek bir araya gelmeli; ‘vatanseverlik’ şemsiyesi altında; akıl ve bilimin yol göstericiliğiyle, Atatürk’ün yolunda…
Oluşturulacak işbirliği ve empati, sevgi ve hoşgörü hamuru ile yoğrulduğunda, günümüz teknolojilerinin yardımıyla gelişerek tüm Türkiye’ye yayılabilir.
Çağdaş ve Atatürkçü sivil toplum örgütlerine üye olmak ve bu örgütleri desteklemek çok önemli; bu örgütlerin ortak platformlarda bir araya gelip, etkinlikler düzenlemeleri de… Eskiden tutkal görevi gören Atatürkçü Düşünce Derneği’nin o parlak günlerine dönebilmesi için neler yapılması gerektiği üzerinde kafa yormakta yarar var.

HEDEFLER

İlk hedef yerel seçimler…
Her büyükşehirde, şehirde ve ilçede kamuoyu yoklamalarıyla geniş gruplarca desteklenebilecek vatansever adaylar belirlenip, onlara teklif götürülmeli.
Asıl hedefse Cumhurbaşkanlığı…
CHP dışındaki seçmenlerin de destekleyebileceği en güçlü aday bence Yılmaz Büyükerşen…
Türkiye’yi yeniden şekillendirebileceğini düşünüyorum.
Tıpkı Eskişehir’i ve o güzelim balmumu heykelleri şekillendirdiği gibi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here