domates
Domatesin rekoltesine ve tadına zarar veren topraktaki tuzluluğa karşı çalışma yürüten Türk bilim insanları, hem tuzluluk hem de kuraklığa dayanaklı domates çeşidi geliştirdi.

Domatesin rekoltesine ve tadına zarar veren topraktaki tuzluluğa karşı çalışma yürüten Türk bilim insanları, hem tuzluluk hem de kuraklığa dayanaklı domates çeşidi geliştirdi.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümünde tarım ürünlerinde daha yüksek verime sahip, hastalıklara dayanıklı türlerin geliştirilmesi için yapılan çalışmalar kapsamında domates için TÜBİTAK desteğiyle proje yürütüldü.

Bölüm doktora öğrencisi Hatice Şelale’nin tez programı kapsamında İYTE Moleküler Biyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Doğanlar danışmanlığında yürütülen projede son yıllarda fazla sulama ve gübrelemeden dolayı toprakta artan tuzluluğa karşı dayanıklı domates çeşidi geliştirmek hedeflendi.

Bilim insanları ilk olarak Peru’da tuza ve kuraklığa dayanıklı yabani bir domates türünü inceledi.

Bu türde tuza ve kuraklığa dayanıklılığı sağlayan geni tespit eden ekip hali hazırda kullanılan kültür domatesiyle melezleme yaparak yeni bir tür ortaya koydu.

Yaklaşık 3 yıl süren çalışmalar sonucunda hem tuza hem de kuraklığa dayanaklı domates türünün veriminin de diğer türlere göre yaklaşık yüzde 50 daha fazla olduğu görüldü.

Prof. Dr. Doğanlar, yaptığı açıklamada, Türkiye’de sadece domateste değil diğer tarım ürünlerinde de tuzun ciddi bir problem olduğunu belirterek, “Bu sorun giderek artıyor. Sulamanın ve gübrelemenin artmasıyla birlikte topraklarımızda ve sularımızda tuzluluk sorunu ortaya çıktı. Bu koşullarda yetiştirilebilecek tarım ürünlerinin geliştirilebilmesi gerekiyor. Biz bu projede domatesi hedef aldık.” dedi.

Yaklaşık 3 yıl sonra çiftçiye verilecek

Domateste aşırı sulama ve gübreleme nedeniyle lezzet kaybının da olduğunu dile getiren Doğanlar, şunları kaydetti:

“Bu geliştirdiğimiz çeşit, stresi gördüğünde kendini korumak için aromayı artırıcı kimyasallar salgılıyor. Bir taraftan tuza dayanıklı olurken bir taraftan da tat ve aromasını geliştiriyor. Standart çeşitler dönümde 12 ton verirken bu çeşitle 17 ton domates hasat edebiliyoruz. Çiftimiz bu tohuma yaklaşık 3 yıl sonra kavuşacak. Ürünün tescil edilmesi ve bunu satın alacak bir tohum firmasının olması gerekiyor. Bunun Türk tarımına çok ciddi katkı sağlayacağını ve domates yetiştirme alanlarını artıracağını düşünüyoruz.”

Doktora öğrencisi Hatice Şelale de dirençli türlerin geliştirilmesi için yaptıkları çalışmaları sürdüreceklerini ifade etti. AA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here