oncel-ozicer

Son günlerin en çok konuşulan uygulaması “GetContact” oldu.
Tanımadığınız bir numara sizi aradığında veya mesaj geldiğinde numaranın kime ait olduğunu öğrenmenize yarayan bir uygulama.
Başka benzer uygulamalar da mevcut. Hem de uzun zamandır. Ama nedense “GetContact” bir anda vitrine çıktı.
Önce işin eğlenceli kısmıyla… Uygulamayı indirip kendi numaranızı girdiğinizde bugüne kadar insanlar sizi hangi isimle kaydettiyse onu görüyorsunuz.
Sonra sistemin, uygulamayı indirenin telefonuna sızma yani bir nevi ispiyonculuk yöntemiyle çalıştığı öğrenilince tedirginlik başladı.
Bu yüzden de birçok insan bu uygulamaları telefonuna yüklemiyor. Yükleyip de işin gerçeğini öğrenenler ise apar topar silmenin yollarını arıyor.

***

Benim telefonumda devlet sırrı sayılacak, dünya siyasetinde taşları yerinden oynatacak ya da yeraltı dünyasını havaya uçuracak herhangi bir bilgi olmadığı için bu uygulamalardan iki tanesi mevcut. Çok da işime yarıyor doğrusu.
Sapığın, tacizcinin peşine düşme konusunda çok faydasını gördüm.
Ya da kayıtlı olmayan bir numaradan gayet dost canlısı ve samimi bir mesaj aldım diyelim.
Hemen numaranın kime ait olduğuna bakıyorum ve aslında pek de dost kalmak istemeyeceğim geçmişten gelen bir isim olduğunu görürsem cevap falan vermiyorum.
Zoraki ‘ben de seni çok özledim görüşelim’ muhabbetine girmiyorum yani.
Ben öyle dümdüz sıkıcı bir kimseysem demek, beni kaydedenlerden de öyle eğlenceli sonuçlar çıkmadı.
Soyadımı bir türlü doğru yazamayanlar dışında genelde düz Öncel diye kayıtlıyım.

***

Ha bu arada karılarından veya sevgililerinden korkup kadınları erkek ismiyle kaydedenler de bu uygulama sayesinde ortaya çıkmış oldu.
İsmi Sevil olan arkadaşımın bir rehberde “Abdullah Abi-sanayiden” diye kaydedildiğini gördük hani…
Başka bir arkadaşım da tam beş kişinin rehberinde “Şişman Burcu” diye kaydedilmiş.
Dün itibarıyle ölüm orucuna girdi, morali aşırı bozuk.

***

Neyse işte bu tür uygulamaların hatta tüm sosyal medya uygulamalarının sizin telefonunuza ve bilgisayarınıza sızma potansiyeli taşıdığını bilin kararınızı ona göre verin.
Kameralara çok kolay girildiğini, şifrelerinize, mesajlarınıza, fotoğraf arşivinize ulaşmanın hiç de zor olmadığını bilin.
Dijital ortamlara, iletişim araçlarınıza sırlar yüklemeyin.

***

Zor ama neden olmasın

Bahara girerken üç arkadaş bazı kararlar aldık:
– Eylül ayının sonuna kadar kişisel ihtiyaçlar dışında para harcamayacağız.
– Alkol ve sigaradan ‘olabildiğince’ uzak duracağız. (Haftada toplam dört kadeh hakkımız var.)
– Yediklerimizin bedenimize hamallık yaptırmasına izin vermeyeceğiz.
– Sadece yürüyüş bile olsa sporun bir ucundan tutacağız ve bırakmayacağız.
– Sabah erken kalkıp gece insan gibi bir saatte yatmayı alışkanlık haline getireceğiz.
– Tembelliği bırakıp çalışmaya daha çok çalışmaya odaklanacağız.
– Her hafta ortak kasamıza belirlediğimiz miktarın karşılığı altın atacağız. ‘Trabzon burması değil tabii, öyle küçük bir şey.)
– Eylül sonunda toplanan o parayla kafamızdaki seyahati gerçekleştireceğiz.
– Birimiz konuşurken diğerleri mutlaka konuşanın sözünün bitmesini bekleyecek.
– İtalyan aileleri gibi hepbir ağızdan harala gürele gürültü çıkarmayı sohbet sanmaktan vazgeçeceğiz.
– Hemen itirazlar, yoo o öyle değiller, çok bilmişlikler, önyargılar, en çok ben bilirimler havada uçuşmayacak.
– “Sen bilirsin” en çok kullandığımız cümle olacak.
– Birbirimize daha çok sarılacak, birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi yılışık yılışık durmadan söyleyeceğiz.

***

Evet yazarken kendim bile inanmıyorum ama aldık o kararı artık, geri döneni rezil rüsva etmeye ant içtik.
Hepimizin egolarımızı, alışkanlıklarımızı, tembelliğe ve sefahate düşkünlüğümüzü kurban edip, maddi manevi böyle bir oruca başlamamız biraz zor olacak.
Ama bu sefer çok kararlıyız: Olacak, olacak… O kadar!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.