cengiz-guven

Nazım’ın “Kadınlarımız” şiirini anımsayın… Hiç bir şey değişmemiş sanki.
25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” yaklaşıyor ama ne yazık ki hala hayatını kaybeden kadınlarımız ve çocuklarımıza cinsel taciz haberleri yürekleri sızlatıyor. En son sanatçı Sıla’nın başına gelenler..
İzmit’te cinsel taciz’den tutuklanan ve adli kontrol şartıyla serbest kalan kişi otobüste kız çocuklarına tacizde bulundu ve gözaltına alındı. Bu kişinin karakola giderek, imza atmasının bittiği gün yine aynı suçu işlediği ortaya çıktı. Tabi tutuklandı.
Her yıl yüzlerce kadın hayatını kaybediyor, binlercesi zarar görüyor. Kadına karşı şiddet giderek artıyor. Geçen yıl 133 bin kadın şiddet gördü.Bu yıl 96 bin. Hayatını kaybeden kadın sayısı 293. Özetle 3 yılda bin 369 kadın şiddet sonucu hayatını kaybetti. Kadınlarımız en çok boşanmak istedikleri için öldürülüyor.
Songül Gök, kadına şiddet konusunda yoğun çaba harcayan kıymetli bir arkadaşım. Songül Gök durmuyor hiç, şimdi de Bayraklı belediye başkanlığı aday adaylığını açıkladı. Geçtiğimiz günlerde Kadın Gücü Derneği Bayraklı Şubesi olarak önemli bir çalıştay düzenlendi.
Dernek Başkanı Songül Gök’ü dinleyelim; “Çalıştaydan çıkan sonuçlar, şiddet ve istismarın korkunç yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Katılımcılar, daha etkin ve somut çalışmalar yapılması konusunda birleşti. Bu konuda devletin yanı sıra tüm kurumların ve hatta bireylerin de çaba göstermelerinin şart olduğunu belirlediler. Kadına şiddet, çocuklara istismar olayları toplumların en önemli sorunlarının başında geliyor. Daha da kötüsü, bu tür olayları sıradanlaştırılıyor. Haberlerde bu olayların sadece “sayı” üzerinden değerlendirilmesi de insani boyutunu arka plana itiyor. Olaylardan yola çıkılarak filmler yapılıyor. Şiddetle ilgili kitaplar yazılıyor. Felsefeciler, eğitimciler, psikologlar çalışmalar yapıyor ama şiddet ve istismar durmuyor hatta artıyor. Cinsiyet eşitliğine inanmayan erkek, şiddet uyguluyor. Şiddete uğrayan kadın güvensiz oluyor, fiziksel ve ruhsal sağlığı bozuluyor”
Çalıştay da çocuklarımıza yapılan istismar da unutulmadı. Buna göre aile ortamı ve eğitim düzeyinin çocuk istismarıyla ilişkili olduğu belirtilerek yaşam koşullarının çocuk için uygunsuz olduğu aile ortamlarında istismar olaylarının daha sık görüldüğü belirtildi.
Sözün özü; tüm kamu kuruluşları ve STK’ların ortaklaşa yürüteceği kapsamlı ve etkin çalışma zorunlu,Sadece kadınlar değil erkekler de farkında olmalı bu kadın şiddeti karşısında.
Haftaya yeniden buluşmak üzere hoşça kalın dostlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here