oguz tumbas

Günlük yaşantımızda sıklıkla kullandığımız, ancak yeterince yararlanmadığımız, yapılandıramadığımız sözcüklerden biri, bence en önemlisi, en anlamlısı sevgi sözcüğü olmalı.

Bunca sık kullandığımız, öğütlediğimiz, paylaşılmasını istediğimiz bu sözcüğü ne kadar içselleştiriyoruz diye sormadan geçemiyorum kendime.

Üstelik sevgiyle yaklaşımlara, kucaklaşmalara, barışmalara, sorunlara çözüm bulmaya gereksinim duyduğumuz günlerde…

Sevgiyi yaşantı, yaşamsal süreç, soyut kavram olarak gören tanımlamaları değişik kaynaklardan okuduk, duyduk, biliyoruz. O tanımlamalar bağlamında bakarsak sevgi, bir kişiye ya da bir şeye karşı duyulan ilgiyi, bağlılığı, içtenliği, yakınlık duygusunu, derin sevecenliği anımsatır bize.

Sevgi, sevmek üzerine çok şey söylenebilir. Bu köşemizin sınırlarını aşar. Sözü nereye getireceğimi sanırım anlamışsınızdır.

Hani bugün 14 Şubat Sevgililer Günü ya…

Ben, bir tek güne indirgenen, üzerine övgüler dizilen, tecimsel kaygılarla yaygınlaşan bu günü kutlamanın ötesinde sevginin gücünü, sevginin günlerle buluşmasını, insanın insana sevgiyle yaklaştıkça ne çok sorununun çözülebileceğine inananlardanım. Yaşamımızın her anında, alanında insan sevgisini egemen kılmanın gereğine de…

Daha günler öncesinden başlıyor televizyonlarda, sanal ortamda kışkırtıcı reklam görüntüleri. Hediye beklentileri… İstekler gerçekleşmeyince oluşan alınganlıklar, dargınlıklar, kırılmalar, küsmeler…

Oysa gönlümden sevgi her güne yayılsın, yaşama egemen olsun; barışa umuda, dostluğa, sorunlara dokunsun istiyorum.

“Kavga yanında, sevgiyi, varolma sorununu çözmede en soylu yollardan biri olarak gören” şair Tahsin Saraç “Bir Sevgiyi Görüntüleme” kitabında (Türkiye Yazıları Y. 1980) şu dizeleriyle anlatır “Sevgiye Saygı”yı: “(Açılmaz yürek kapıları / Özlenen sevgi bulunmadı mı?) / Kapamış kalın kapılarını / Yürek kalen sevgiye / Bu belki de, belki de / Ona en saygındandır.”

Halil Cibran “Sevgi sahip çıkmaz, sahiplenilmez de; / Çünkü sevgi, sevgi için yeterlidir, tümüyle…” der Sevgi şiirinde. Sonrasında şu sözleri eder: “Ve sanmayın yön verebilirsiniz sevginin akışına, / Çünkü sevgi, yolunu kendi çizer, / sizi değer bulduğunda…/ Sevgi bir şey istemez, tamamlanmaktan başka…”

Sevgi üzerine sözleri bununla da bitmez, şu anlamlı sözler de eklenir: “Şafak vakti kanatlanmış bir gönülle uyanmak, / Ve bir sevgi gününe daha, teşekkürle uzanmak…”

İçimizdeki sevgi sözlerini salt bir güne özgü değil, tüm günlerimizde paylaşalım, yaşama geçirelim. Sevgi günleriniz kutlu olsun.

“RÜYA GÖZLÜĞÜ” İLE BAKMAK

“Gerçeklerden uzaklaşıp rüyaya yatmak, rüya gözlüğünü takmak rahatlatıyor. Uyanıyorsun ki gitmiş, dünya bir çöplük…”

Bu sözleri Sultan Su Esen’in Rüya Gözlüğü (*) öykü kitabından aldım. Peki sevgili dostlar sizin hiç rüya gözlüğünüz oldu mu? Hem ülkemizdeki, hem dünyadaki gelişmeleri büyülü bir gözlükle izlediniz mi? Zamandan zamana atlayıp tarih içinde yolculuğa çıktınız mı? Masalsı bir dünyada yaşamayı düşündünüz mü?

Esen, “Rüya Gözlüğü”nde böyle bir olanağı sağlıyor. Büyülü bir gözlükle uyanıkken görülmeyen gerçekleri gösterip uykumuzun kaçmasına yol açıyor! Çoğumuza tanıdık, bildik gelen, rüyamıza da giren gerçek kişilerle, olaylarla buluşturuyor bizi. İz bırakan, etkileyen toplumsal olaylara dokunuyor, değinmelerle gözler önüne seriyor.

“Rüyaların belirsizliğine, gerçeklerden uzaklaşmasına kızıyorum. Rüyamda bir daha sevgili göremem diye üzülüyorum…”

(*) Rüya Gözlüğü, Sultan Su Esen, Kanguru Yayınları, 96 sayfa

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here