CHP’li Oğuz Oyan, seçimleri denetleme görevini yerine getirmediği gerekçesiyle YSK üyelerini istifaya çağırdı. Seçimlerin şaibeli olacağını da iddia eden Oyan, YSK ve RTÜK için suç duyurusunda bulundu

Umut KARAKOYUN / Haziran seçimlerine sayılı günler kala siyaset arenası iyice ısındı. Seçim meydanlarının en tartışmalı konularından biri haline gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’ye üstü kapalı oy istemesi oldu. CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim döneminde miting ve açılışlar yapmasının anayasadaki tarafsızlık ilkesiyle çeliştiğini belirterek, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ile Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) yönetme ve denetleme görevini yapmadığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda açıklama yapan Oğuz Oyan; “Cumhurbaşkanı son yapılan seçimde yüzde 52 gibi bir oy almış biridir. Dolayısıyla bu, seçimlerin adil yapılmasına engeldir. Toplumdaki etki gücünü dikkate alırsak bu kişinin seçimlerde etkili olmaması, seçimlerin seyrini etkilememesi düşünülemez. Bu seçimlerin dürüstlüğü şaibe altındadır. Bu, insanlarla alay etmektir. Hukukun tamamen ortadan çekilmemesi için kurtarmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanının konuşmalarını radyo ve TV’lerden yayınlanmasının denetlenmesini hatırlatmakla başladı. Amacımız faaliyetlerini cumhurbaşkanının denetlenmesi değildi. Benim başvurum cumhurbaşkanının anayasadaki tarafsızlığa uymadığı, seçimlere doğrudan etki yaptığı takdirde YSK ve RTÜK’e verilen talimatta seçimleri yönlendirecek konuşmalarının müdahalelerin yayınlanmasına sınır getirmesi yönündeydi” dedi.

BU SEÇİMLER ŞAİBE ALTINDA
Yayın adaleti ve ilkeleri açısından YSK’nın denetim görevini yerine getirmesi grektiğini belirten Oyan, “7 Mayıs tarihinde 2 üye benim argümanlarıma katılarak, ‘bu konu esastan görüşülmelidir’ dedi. Ama sonuçta reddedildi. Olsun 11-0 olmadı, 9-2 oldu. 27 Mayıs itibariyle de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı doğdu. Cumhurbaşkanı iktidar partisinin kurucu ve genel başkanlığını yapmış ve en son cumhurbaşkanlığı seçiminde de yüzde 52 gibi bir oy almış biridir. Dolayısıyla bu, seçimlerin adil yapılmasına engeldir. Bu haklı taleplerimiz anayasa mahkemesinde ivedilikle görüşülmelidir. Görevi ihmal suçuyla karşı karşıyayız. Hukuk devletini bırakın kanun devleti bile olamıyoruz. Bu seçimler şaibe altındadır. Biz kanun, anayasa, hukuk devleti tanımayız diyen bir iktidar lobisi var. Bu lobiye kim dur diyecek? YSK yapmıyor. Aslında YSK’nın istifa etmesi lazım. Şimdiye kadar 10 kere etmeliydi. Bir kez daha istifaya çağırıyorum. YSK’nın yönetim ve denetim görevi vardır. Ne yönetebiliyor, ne denetleyebiliyor. Seçim günü oy verme işlemini sağlıklı tamamlayacağına da inanmıyorum. Yargının seyirci kaldığı bu durumda biz ne yapacağız? Biz de bu defa Cumhuriyet Başsavcılığını göreve çağırıyoruz. Bu seçimlerden sonra bir hukuk devleti olmayı bırakın bir kanun devleti dahi olamayacaktır. Türkiye şu an 3’üncü dünya ülkelerini en alt ligine doğru gidiyor. Anti demokratik sıfatı kazanan bir ülke olacağız. Umarım, ‘Ankara’da savcılar vardır’ dedirtecek bir gelişme olur. Cumhuriyet Başsavcılığının ‘Evet biz bunu kabul ettik’ demesi bile YSK’yı hizaya getirir” ifadelerini kullandı. Oyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim döneminde miting ve açılışlar yapmaması için 27 Mayıs 2015’te Anayasa Mahkemesine bireysel olarak da başvuru yapmıştı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here