Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, “İlk ünivesite açmak istediğim yer İzmir, çünkü buradan çok öğrencimiz var. Ama bize, ‘İstanbul dışına çıkamazsınız’ deniliyor“ dedi

Neslihan PERŞEMBE / “Okul için değil, yaşam için öğrenmeliyiz” ilkesi ile 1996’da kurulan Bilgi Üniversitesi, önümüzdeki yıl 20. yılını kutlayacak. Bugüne kadar 22 bini aşkın mezun veren, hali hazırda 20 bini aşkın öğrencisi ve 1000 akademisyeni aşan öğretim kadrosu olan İstanbul Bilgi Üniversitesi, İzmir’deki yerel gazetecileri ağırladı. Kuştepe ve Dolapdere Kampüsü’nün yanı sıra Haliç’in kıyısında, 118 dönüm yeşil alanda kurulu olan santralistanbul Kampüsü’nde Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı ve Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu ile İzmir’in yerel gazetecileri bir araya geldi. Görüşmede Rifat Sarıcaoğlu, anne ve eş tarafından İzmirli olduğunu belirterek, ilk üniversite açmak istediği yerin İzmir olduğuna vurgu yaparak, “Bunu, bir tarafım İzmirli olduğu için söylemiyorum. İzmirli çok öğrencimiz var. İzmir’den sonra da Bursa geliyor. Ama bize, ‘İstanbul dışına çıkamazsınız’ deniliyor. O illerdeki yatırımcıların önün kesiyoruz. Kendini ispat etmiş üniversiteler, başka illerde de yer alabilmeli“ diye konuştu.
Bilgi Üniversitesi’nin ilk olarak Sosyal Bilimler Üniversitesi olmak amacıyla kurulduğunu belirten Sarıcaoğlu, ardından İstanbul değil, Türkiye Üniversitesi olmanın hedeflediklerini belirtti. Sosyal Bilimler’i merkeze koyup sosyal bilmlerin de kullanılabileceği alanların etrafında dolaşılmasının belirlendiğini belirterek şunları söyledi: “Böylelikle örneğin mimarlığa geçmek bizim için daha kolaydı. Mühendislikleri seçerken endüstriyle başladık. Sağlık bölümleri kuralım dedik. Tıp Fakülte’sine ilk başvuran bizdik, yıllar sonra 20 Mayıs’ta ‘Meclis’e gidiyor’ diye haber aldık. Onaylanırsa 2016’da Tıp Fakültemizi açmış olacağız. Tıp Fakültesi’nde genetiğe ağırlık vereceğiz. Bu vesileyle tam teşekküllü Türkiye Üniversitesi olacağız.“

EN BÜYÜK FARKLIK
İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, “Bizim kuruluşumuzda olan ve bugün de hâlâ DNA’mızda tuttuğumuz bir şey var; sosyal sorumluluk. Bilgi Üniversitesi olarak en büyük farklılığımız da buradan kaynaklanıyor. Kurucuların beşi akademisyen, biri genç diğeri yaşlı iki müteşebbiş. Üniversitemizin kurulduğu tarihte fazla da fiansal gücü olmadığı için sosyo-ekonomik olarak çok zor bir bölgede; Kuştepe Kampüsü‘nde eğitim vermeye başladı. Ücret ödeyen öğrencilerin öyle bir yerde eğitim görmesi zordu. Bu zorluğu sosyal sorumlulukla aştık. Sosyal sorumlulukla o çevreyi kazanabilmek ve içeriye albailmekten geçiyor“ diye konuştu.

AKREDİSTASYON ZOR
Rifat Sarıcaoğlu, 2007’ye kadar olan süreçte Türkiye’de elitlere hizmet sunulduğunu belirtti. Sarıcaoğlu, AKP’nin kurgusu içinde büyüme olduğunu hatırlatarak, “Bu bana göre hızlı bir büyümeydi. Türkiye’de üniversite sayısı bir anda çok hızlı büyüdü. 2015’de şunun farkına varıldı; insanlar artık üniversiteleri sayısal olarak görmek istemiyor, kaliteye yönelmek gerektiğini anladılar. Kaliteli duranların rekabette de ayakta duracağı bir ortama gelindi. 2015’de akreditasyon gibi kelimeler daha çok kullanılmaya başlandı“ dedi. Amerika’da Stanford’un UC Berkeley’in akredite edildiği kuruma gittiklerini belirten Rifat Sarıcaoğlu, “Bu başvuruyu yapan ve ilk bitiren de biz olacağız. İki sene de kabul oluyorsunuz. Geçen Haziran ayında kabulü elde ettik“ dedi.

İŞ BULABİLMEK
Rifat Sarıcaoğlu, Bilgi Üniversitesi’nin 2006 yılında, Türkiye’den tek üye olarak Laureate International Universities ağı ile, öğrencilere gerçek bir uluslararası deneyim yaşatıldığını belirterek, “Bu deneyimle şunu gördük ki; öğrenci açısından en fazla 2 duruma dikkat etmek gerekiyor. Öğrencinin gidip gelme dışında üniversiteye başlamasından itibaren hissedebileceği uluslararasılaşma. Diğeri de işbulabilirlik.“ Rifat Sarıcaoğlu’na mezunların yurtdışında iş bulma olanağının ne kadar olduğunu sorduğumda, “Çok azı. Türkiye’deki insanların vizeler vesaireler olduğu için yurtdışında iş bulma olanağı çok yüksek değil. Amerika’da yıllarca yaşayan biri olarak bunun zorluğunu biliyorum. Önemli olan yurtdışına gidip tecrübe edinebilmek. Politik konjöktörler de sıkıntı yaratıyor. Gelecek ne gösterir bilemiyorum“ dedi.

3 KULUÇKA MERKEZI
“Türkiye’nin kalkınması açısından Doğu, Güneydoğu, Karadeniz gibi bölgelerinin özelliklerine göre öğrencilerde girişmciliğe yönlendirme Bilgi Üniversitesi’nde yapılıyor mu?“ diye sorduğumdaysa Sarıcaoğlu, “Mükendislik, Sosyal Sorumluluk, Müdendislik Fikir Sanatları dediğimiz 3 Kuluçka Merkezi kurduk. Değişik alanlardan sinerjiler olsun diye üçünü iç içe kurguladığımız bir modele gittik. O sinerjilerle öğrenciler, yurtiçi ve yurtdışı projeleri oluşturuyor. Öğrencilerimiz bu projeleri hocaları ve sanayicilerle konuşup tartışıyor. Bilgi Üniversitesi öğrencileri dışında a kişiler gelip burada projelerini sunuyor, konuşuyor, tartışıyor. Öğrencinin yurtiçi ve yurtdışına gitmesi kendi kararı oluyor.“

SAĞLIK-SPOR-SİVİL HAVACILIK
Rifat Sarıcaoğlu, iş bulunabilen mesleklerin mesleki eğitim doğrultusunda çalıştığını söyledi. Sarıcaoğlu, sağlık alanlarından çok fazla bir talebin olduğunu, Bilgi Üniversitesi’nde Sağlık Bilimleri’ni açtıklarında gördüklerine dikkat çekti. Rifat Sarıcaoğlu, sivil havacılık alanın da Türkiye’nin geleceğinde önemli yer tutacağına vurgu yaparak yatırım yapmaya başladıklarını söyledi.

 

bilgi-universite-2

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here