SAĞLIKTA şiddet bitmiyor. Son olarak Dr. Kamil Furtun, çalıştığı hastanede şehit edildi. İzmir Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Suat Kaptaner, İzmir’de başsavcılık ve İl Emniyet Müdürlüğü ile saldırganların gözaltına alınması ve sağlık çalışanlarının ifadesinin hastanede alınması konularını görüştüklerini ancak yetkililerden, “Yasal olarak bunlar mümkün değil” yanıtını aldıklarını söyledi. Kaptaner, “Savaşta bile sağlık çalışanına saldıran savaş suçlusu sayılır. Bu iki düzenlemenin bir an önce yapılmasını istiyoruz” dedi.

Röportaj: Erkan Doğan

İFADESİ ALINIP EVE GÖNDERİLİYOR

İzmir Tabip Odası Başkanı Op.Dr. Suat Kaptaner, Türkiye ve İzmir’de sağlığın geldiği noktayı Sağlık Muhabirleri Derneği (SMD) İzmir Temsilciliği’ne değerlendirdi. Sağlıkta her geçen gün tırmanan şiddetin önlenmesi için acil ve radikal önlemler alınması gerektiğini belirten Dr. Kaptaner, sağlık personeline saldıran kişinin gözaltında tutulması ve saldırıya uğrayan sağlık çalışanının ifadesinin polis tarafından hastanede alınması gerektiğini söyledi. Konuyu İzmir’de görev yapan başsavcılar ile İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ile her iki konuyu da görüştüklerini belirten Dr. Kaptaner, “İşi hayat kurtarmak olan doktora ve sağlık personeline görevi sırasında saldıran kişiyi 24 saat gözaltında tutamıyorsunuz. Tutuklu yargılayamıyorsunuz. Savaşta bile sağlık çalışanına saldıran, ‘Savaş Suçlusu’ olarak yargılanır. Konuyu tüm başsavcılarımızla görüştük. Kendileri, “Talep ettikleriniz yasal olarak mümkün değil” yanıtını verdi. Yasal olarak mümkün değilse yasa değiştirilmeli. Sağlık çalışanına saldırgan karakolda ifadesi alınıp evine gönderiliyor” dedi.

POLİSİN DENEYİMİ YOK DENİLDİ

İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkilileriyle saldırıya uğrayan sağlık çalışanının ifadesinin hastanede alınması konusunu görüştüklerini anlatan Kaptaner, “Müdürlük yetkilileri, ‘Hastane polisleri çalışanların ifadesini alamaz. Onların bu konuda deneyimi yok’ yanıtını verdi. Bunun için bir deneyime gerek olduğunu düşünmüyoruz. Gece yarısı saldırıya uğrayan doktor, hemşire o saatte karakola gidip ifade vermesi gerekiyor. Karakolda saldırganın ailesi, yakınları oluyor. Çalışanın ifadesinin hastanede alınması lazım. Çözüm isteniyorsa bunu yapmak çok zor değil” dedi.

SAĞLIK HİZMETİ ENGELLENİR
Sağlık çalışanlarına saldıranlara uygulanacak hukuksal süreçle ilgili ayrı bir yasa çıkartılması gerektiğini savunan Dr. Kaptaner, “Eğer sağlık çalışanına özel bir yasa çıkarsa, ‘eşitsizlik olur’ deniyor. Sağlık ortamında doktor saldırıya uğrarsa, o doktor kalan hastalara bakamaz. Sağlık hizmeti engellenir. ‘Sağlık çalışanı fedakardır, yemek yemez, su içmez’ diyorsun. O zaman yasal olarak da sağlık çalışanına özgü bir düzenleme yapılmalıdır” diye konuştu.

ACİLLER FELÇ DURUMDA

İzmir’deki acil servislerde yaşanan aşırı yoğunluğa ve personel eksikliğine de değinen Dr. Kaptaner, “İzmir’deki aciller felç durumda” dedi. İzmir’in çocuk ve erişkin acil vakalarının yükünün büyük bölümünü taşıyan İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Acil Servisi’nde çok sayıda acil tıp uzmanlığı asistanının istifa ettiğini belirten Dr. Kaptaner, “Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) ihtiyaç çok fazla olduğu için en fazla kadro acil tıp uzmanlığında açılıyor. Bu anlamda Tepecik Hastanesi’ne de çok sayıda acil tıp uzmanlığına asistan alıyor. Bu yüzden hastanenin diğer servislerine ihtiyaçlarından daha az asistan alınıyor. Ancak Tepecik Hastanesi’ndeki acil servisin yoğunluğu ve aşırı iş yükü nedeniyle çok sayıda acil tıp uzmanlığı asistanı istifa etti. Peki ne oldu? Acil serviste doktor sıkıntısı başgösterdi. Acil felç durumda. Diğer servisler de yetersiz asistan sayısı nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Yani elde var sıfır”

HASTALARIN HAYATI RİSK ALTINDA
İzmir Sağlık Müdürlüğü ve genel sekreterliklerin, merkezde görev yapması gereken göğüs cerrahisi gibi branşlarda görev yapan doktorları çevre ilçelerdeki hastanelere görevlendirdiğini ifade eden Dr. Kaptaner, bu yüzden il merkezinde bu branştaki doktorun ameliyat etmesi gereken hastaların sıkıntı yaşadığını öne sürdü. Dr. Suat, Seren Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki iki göğüs cerrahisi uzmanının; görevlendirme ile Menemen ve Aliağa’daki devlet hastanelerine görevlendirildiğini anlatan Dr. Kaptaner, “Göğüs cerrahı, o ilçelerde hangi ameliyatı ne şekilde yapacak. Doktoru üç ay görevlendirdin. Bu göğüs cerrahı üç ay boyunca ne yapmış, faydalı olabilmiş mi? Yıllardır geçici göreve gönderilen doktora, bir kere dönüp de ‘ne yaptın, faydalı oldun mu’ diye soran yok. Menemen Devlet Hastanesi’nde görevli göğüs cerrahisi uzmanı, göğsü ağrıyan hastalara bakıyor. Tepecik, Bozyaka gibi hastanelerde göğüs cerrahisi uzmanı sıkıntısı nedeniyle hastalar doktor olmadığı için hayati risk taşıyor. Her hastanenin acil servis çalıştırmasına gerek yok. Hastalar bu yüzden o hastaneden o hastaneye dolanıyor. Göğüs cerrahisi beyin cerrahisi branşlarındaki uzmanlar, merkezde olur. Dünya bunu çözmüş” dedi. nErkan Doğan

Doktor Kamil Furtun ihmalin kurbanı

Dr. Suat Kaptaner, Samsun’da çalıştığı hastanenin koridorunda İsmail K. tarafından vurularak öldürülen Göğüs Cerrahı Op. Dr. Kamil Furtun’un ihmal nedeniyle yaşamını yitirdiğini öne sürdü. Tutuklanan katil zanlısının daha önce hastanenin kantininde çalıştığını anlatan Dr. Kaptaner, “Yaşamını yitiren doktorumuz benim arkadaşımdı. Katil zanlısı belinde tabancayla hastane koridorlarında dolaşırmış. Sağlık çalışanları birkaç defa gerekli önlemlerin alınması için hastane başhekimliğine dilekçe vermişler” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here