Televizyonlarda, yazılı basında ve sosyal medyada iki gündür nefretle izliyoruz. Resmi giyimli bir zabıta memuru esas duruşta, başı önünde, sivil kıyafetli bir adamın bağırmalarına, azarlarına, hakaretlerine maruz kalıyor. Sivil kıyafetli adam hızını alamıyor, zabıtanın suratına peş-peşe tokatlar patlatıyor. Zabıta memurunda hiçbir tepki yok. Halbuki tükürse karşısındaki adamı boğacak. İzlerken kan beyninize çıkıyor. Kendi kendinize “Haydi patlat yumruğunu şu herifin suratına”diyorsunuz. Heyhat memurda hiç hareket yok. Sadist adam hızını alamıyor, dönüp giderken de geriye doğru hakaret ve tehditlerini sürdürüyor. Zavallı memur ileri doğru birkaç adım atıp sendeliyor ve yere düşerek bayılıyor.
Zabıta memurunun adı Kenan Fidan, sadist sivil ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Daire Başkanı Tayfun Karaali. Zabıta memuru araç çekicisi şoförü ve taşeron kadroda. Suçu da emniyet şeridini ihlal etmek. Açıklamasında görevi gereği emniyet şeridini kullandığını ve suçsuz olduğunu söylüyor. Darp raporu almış ancak şikayetçi olup olmayacağı sorusunu “Büyüklerimiz ne emrederse onu yapacağım” şeklinde cevaplıyor. Yani Belediye Başkanı “Boş ver affet derse” şikayetçi olmayacak.
Gelinen nokta bu. Adamcağız ekmek parası derdinde. Eve iki lokma ekmek götürmeyi düşünüyor. Peki ‘Büyükleri’ ne emredecek? Şimdilik bu sadist daire başkanını görevden almışlar. Yeter mi? Bu adamın bu haliyle kamu gorevi yapması mümkün mü?
“Anayasa”nın işkence ile ilgili maddesi gayet açık.Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesi bakın ne diyor; “Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
İşte buyrun tam bu adama göre bir madde. Belediye açtığı soruşturmayı sürdüredursun, neyse ki bir grup avukat konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmuşlar bile…
Bu kişinin geçmişi de oldukça ilginç. Hatırlayın 2 temmuz 1993’ü.Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nde yobazlar, eli kanlı caniler tarafından yakılan Madımak Oteli’nde can veren 33 aydın ve sanatçıyı.
Ve bu canilerin bir avukatlar ordusu tarafından savunulmasını. Kimler yoktu ki bu avukatlar içinde. Daha sonra bunların büyük bölümü Refah ve AKP hükümetlerinde bakan, milletvekili, Belediye Başkanı, TRT’ye müdür, Anadolu Ajansına yönetim kurulu üyesi, AKP’ye il başkanı oldular.
Bu avukatların arasındaki bir isim ise Tayfun Karaali.Yukarıda söz ettiğimiz zat-ı muhterem. Madımak’da cani avukatlığından Belediye Daire Başkanlığına… Arada Fatih Belediyesi’nde Başkan Yardımcılığı,Güreş Federasyonu üyeliği ve ne ilgisi varsa Darülaceze Müdürlüğü var.Yani bulunmaz Hint kumaşı…
Şimdi olayın takipçisiyiz. Bu adama ne ceza verilecek? Biz demir parmaklıklar beklerken, 2019 seçimlerinde milletvekili adayı yapılmasın sakın. Ne de olsa Meclis’te hakaret etmeyi iyi bilen, bileği güçlü milletvekillerine ihtiyaç oluyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here