İzmir’in en büyük üniversitesi Ege’de köpeklerin zehirlenmesi ile başlayan olaylar zincirine öğrenciye şiddet de eklendi. Köpeklerin haklarını aramak isterken Özel Güvenlik tarafından darp edilen öğrenciler suç duyurusunda bulundu

Ege Üniversitesi’nde 14 Mayıs günü 15 köpeğin zehirlenerek öldürülmesi olayının perde arkasında şaşırtıcı olaylar yaşanıyor. Katliama seyirci kalmamak ve zehirlemeyi yapan kişinin cezalandırılması için oturma eylemi yapan ve imza kampanyası başlatan öğrenciler üniversitenin Özel Güvenlik Birimi ekiplerince darp edildiklerini öne sürdü. Şiddete ve tacize uğrayan öğrenciler Özel Güvenlik hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Yaşadıkları karşısında sessiz kalmayacaklarını ve haklarını hukuki yollardan arayacaklarını söyleyen Ege Üniversitesi Öğrenci Kolektifi Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Duran ve Üniversiteli Kadın Kolektifi Üyesi Emine Akbaba yaşananları Gazete 9 Eylül’e anlattı.

KAMERAYA YAKALANDI
Akbaba 14 Mayıs Perşembe günü ve sonrasında yaşanan olaylarla ilgili şunları söyledi:
“Hayvan katliamının olduğu gün ben ve arkadaşlarım, yetkililerin herhangi bir önlem almamaları nedeniyle, nöbet tutmaya başladık. Daha fazla hayvanın hayatını kaybetmemesi için kalan zehirli kıymaların tespit edilmesi gerekiyordu. Gece de dahil olmak üzere nöbet tuttuk. Zehirli kıymayı koyan L. S. adlı şahsın o kıymaları koyarken kamera görüntüleri var. Ben kendim de izledim. Zehirleme olayından hemen sonra henüz bulunamayan zehirli kıymalar varsa yerlerini tespit edelim diye kamera görüntülerine bakmak istedik. Görüntüleri izlerken söz konusu şahsın tedirgin bir şekilde Yabancı Diller Yüksekokulu’nun oraya kıymaları koyduğu görülüyor. Kayıtları bize vermediler ancak polise teslim edildiği söylendi. Şikayetimiz üzerine kendisi gidip emniyette ifade verdi. İfadesinde suçlamaları reddetmiş ancak kamera görüntüleri şüpheye yer bırakmıyor. İfadesinden sonra serbest bırakıldı. Daha sonra karakola gittiğimde para cezası verildiğini söylediler.”

ÖZEL GÜVENLİK TACİZİ
Olay sonrası bir taraftan hukuki süreç başlatılırken, bir taraftan da ‘üniversite bu olaya ses çıkartsın, rektörlük öğrenciye kulak versin’ diyerek eylem ararı alınmış. “Sonuçta o köpekleri severdik, bakardık, arkadaşımız, dostumuz gibilerdi” diyen Akbaba ondan sonra gelişen olayları şöyle anlattı:
“İlk eylemimizi sorunsuz yaptık. Daha sonra pazartesi günü bir oturma eylemi düzenledik bir yandan da imza kampanyası başlattık. O esnada, eylemle ilgisi olmayan bir başka öğrencinin darp edildiğini gördük. Okulda soruşturması olan bir öğrenciymiş, alttan dersi kaldığı için okula girmek istemiş, özel güvenlik o arkadaşı darp etmeye başlayınca, araya girdik. ‘Ne hakkınız var arkadaşımızı dövmeye’ deyince bu sefer bize saldırdılar. Bu esnada taciz olayı yaşadım. Bir özel güvenlik görevlisi bir yandan boğazımı sıkarken bir yandan da göğsümü sıkıştırdı. Ben bağırıp ‘taciz ediyorsun’ deyince daha da şiddetli sıkmaya başladı. Arkadaşlarımız araya girdi. Güvenlik amiri ‘şikayeçiyseniz gidin dilekçe verin ama ben görevlinin ismini vermeyeceğim’ dedi. Olay farklı bir boyuta taşındı. Bizler de ‘maden siz tacizciyi koruyorsunuz biz de kadınlar olarak bu olayı protesto edeceğiz’ dedik. Temsili olarak özel güvenliğin olduğu binaya yumurta ve mor boya attık. Mala zarardan bize dava açıldı. Tüm bu olayların yanı sıra imza toplama esnasında, imza masalarına saldırdılar, kağıtları yırttılar, 4 arkadaşımızı yerlerde sürüklediler. İmzalar toplanınca rektörlüğe imzaları teslim etmek için gittik. Bu kez de bizi kapıdan almak istemediler. 1.5 saat kapıda bekledik. Sözlü tehdit edildik. Araya sivil polisler girince, sonunda içeri girdik.”

20 ŞUBAT DÖNÜM NOKTASI
Emine Akbaba ve Özgür Duran yaşanan şiddet olaylarının temelinde bambaşka bir neden yattığına inanıyor. Öğrenciler “20 Şubat Ege Üniversitesi için bir dönüm noktasıdır. Fırat Çakıroğlu’nun öldürüldüğü gün. O günden sonra öğrencilerin nefes almasına dahi soruşturma açılan, öğrenciler adım attığında peşine ÖGB’nin takıldığı bir sıkı yönetime geçildi. ‘Özel Güvenlik sizin güvenliğinizi sağlıyor’ diyorlar. Soruşturmalarla bizi yıldırmaya çalışarak, yaşam alanlarımızı savunmamıza engel olarak, taciz ve darp ederek öğrencilerin güvenliğini nasıl sağlıyorlar? Bu sorunun cevabını arıyoruz” diyor.

Kalan 10 köpeğin durumu şimdilik iyi
Ege Üniversitesi kampüsündeki zehirli kıymaların tamamının toplandığını söyleyen Emine Akbaba “10 köpek tedavi altındaydı, onların da tedavisi bitti. Durumları gayet iyi” diye müjde verdi. Ancak kurtulan köpekler için başka bir tehlike daha mevcut. Özgür Duran “Geceleri kampüs içinde yurtta kalan öğrenciler köpeklerin toplu halde gezdiğini, havladığını ve kendilerinin de korktuklarını söyleyerek şikayet ediyorlar. En ufak bir şikayette Bornova Belediyesi ekipleri gelip, köpekleri hemen barınağa götürüyor. Benim çok sevdiğim bir köpek vardı, en son onu da barınağa götürmüşler. Köpek perişan bir halde şu anda. Okulda hayat buluyordu şimdi barınakta durumu çok kötü. Barınaktan çıkabilmesinin tek yolu sahiplenilmesi, aksi halde orada kalmak zorunda” diyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here