Metin Toker, seçimleri hep İzmir’den izlerdi. Seçim öncesi O’nunla birlikte dolaşmak hayatımın en güzel anıları oldu.

Her seçim döneminde bu anılar birer birer ortaya çıkar belleğimden.

Son yazısı ‘kime oy atacağı’ yolunda olurdu. Milliyet İzmir Bürosu çalışanları olarak merakla beklerdik bu yazıyı. Hangi parti kazanacak diye bahse girerdik aramızda.

Ve ben her seçimde Metin Toker olsaydı şimdi ne yazardı diye düşünürüm.

Onun anısının peşinden giderek, bu seçimde hangi partiye oy atacağımı değil ama kimlerin kazanmasını istediğini yazmak istiyorum.

Herşeyden önce ‘Hoşgörü’ kazanmalı bu seçimde. Bu iktidar döneminde en çok talan edilen, en çok unutturulan bu kavram oldu çünkü.

Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere AKP kendinden olanlarla olmayanlar arasına kalın bir çizgi çizdi. Bu coğrafyada , ‘bizler’ ve ‘onlar’ söylemi hiç bu kadar gündeme gelmemişti.

***

Artık varlığından bile söz edemeyeğceğimiz, ‘özgürlük’ kazanmalı.

Bu iktidar döneminde işten çıkarılmalarla, cezaevine gönderilmelerle karşı karşıya kalan gazeteciler en son olarak bir Cumhurbaşkanı tarafından tehdit edildiler.

Halkın haber alma özgürlüğü hiç bu kadar ortadan kalkmamıştı.

***

Adalet” kazanmalı bu seçimde.

AKP iktidarında en ağır darbeyi Hukuk aldı. İktidarın istediği kararları vermeyen savcı ve hakimler tutuklandı.

Anayasal ve demokratik haklar suç hanesine yazıldı. Gizli tanık beyanları adil yargılamayı ortadan kaldırdı.

Cumhurbaşkanı Anayasa’da suç sayılmasına karşı parlamento seçimlerinde halktan AKP’ye oy vermelerini istedi.

***

Kazanan artık ‘yoksullar’ olmalı.

AKP iktidarı en çok yoksulları gözden çıkardı. Bugün yoksul sayısı 17 milyona, işsiz sayısı 6 milyon 200 bine ulaştı. 8 milyon emeklinin ücretleri ise bin liranın altında.

***

Sevgi’ söylemi kazansın.

İktidar mensupları insanlığa aykırı olan nefret söylemini her zeminde kullandılar.

Gezi sürecinde giderek alevlenen nefret söylemi dozunu giderek arttırdı. Ermeniler, Aleviler, LGBT üyeleri, Ataistler yasalara karşı olmasına rağmen bu nefret söylemiyle karşı karşıya kaldılar.

***

Kazanan, ‘mütevazilik’ olsun.

Ülkeyi yönetenler sadece sözleriyle değil davranışlarıyla da örnek olsun bundan sonra.

275 milyon liralık bin odalı saraylar yerini daha mütavazi mekanlara bıraksın örneğin.

***

Nezaket” kazansın.

Devletin zirvesindeki uslüp değişsin bu seçimden sonra.

Klozet tartışmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle demişti Kılıçdaroğlu’na:

Gelip baksın. Altın klozet varsa istifa ederim. Ne zamandan beridir sarayın tuvaletlerini temizledin de biliyorsun?”

***

Mutlaka hepimizin aklında bir siyasi parti var. İnsani değerlerimiz giderek birer birer kayıyor elimizden. Bir kez, bir kez daha bakalım parti programlarına ve liderlerin söylemlerine.

Ve en çok bu değerlere sahip çıkalım. Bu değerlerin hakim olduğu programlar zaten çok kıymetlidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here