izmirde-itfaiye
Her yıl eylül ayının son haftası olarak kabul edilen 24- 30 Eylül tarihleri arasında yapılan İtfaiye Haftası etkinlikleri, İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törenle başladı.

İzmir’de İtfaiye Haftası etkinlikleri, Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı’ndaki törenle başladı. Kadın itfaiyeciler, erkeklerin çoğunlukta olduğu meslekte ne kadar başarılı olduklarını kanıtlarken erkek itfaiyeciler de alevlerle nasıl mücadele ettiklerini anlattı.

Her yıl eylül ayının son haftası olarak kabul edilen 24- 30 Eylül tarihleri arasında yapılan İtfaiye Haftası etkinlikleri, İzmir Cumhuriyet Meydanı‘nda düzenlenen törenle başladı. İzmir İtfaiyesi Daire Başkanlığı’na bağlı çok sayıda itfaiye eri törene katıldı. Bu yıl 95’incisi düzenlenen etkinlikte, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından çelenk sunum töreni yapıldı. Törende konuşma yapan İzmir İtfaiyesi Daire Başkanı Özgür Ozan Yılmaz, İtfaiye Haftası boyunca şehrin farklı yerlerinde düzenlenecek etkinlikler ile itfaiye hizmetinin öneminin vurgulanarak farkındalık yaratılmaya çalışılacağını söyledi.

‘5 DAKİKA İÇİNDE OLAY YERİNE İNTİKAL EDİYORUZ’

İtfaiyeciliğin, artık öğretmenlik ve polislik gibi bir meslek sınıfı haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan İtfaiye Daire Başkanı Özgür Ozan Yılmaz, şunları söyledi:

“İzmir Büyükşehir Belediyesi İftaiyesi, 12 bin kilometrekarelik alana yayılan 30 ilçe ve 4 milyon 280 bin nüfusa sahip şehrimizde toplam 50 grup tesisi, 1285 personel ve 292 adet üstün teknik donanıma sahip araç ile yangınlara müdahale dışında, trafik kazası, deprem, su baskını, karada ve denizde can kurtarma gibi zamanı ve yeri belirsiz kaza ve doğal afetlere müdahale etmektedir. Ayrıca iş yerleri için itfaiye ruhsatı düzenlemek, denetim faaliyeti yürütmek, kamuya ve özel sektöre gerekli eğitimleri vermek de görevlerimiz arasında bulunmakta. Yöneticilerimizin vermiş olduğu destek ve halkımızın bize olan inancı ile İzmir itfaiyesi olarak daha iyi hizmet verebilmek uluslararası standartlara sahip bir kurum olabilme adına hızla yol almaktayız. Dokuz yaş ortalamasına sahip araç filomuz ve olay yerine 5 dakika içinde intikal etme süremiz bunun en somut örneğidir. Bu denli önemli görevleri içeren itfaiyeciliğin, artık öğretmenlik ve polislik gibi bir meslek sınıfı haline getirilmesi gerektiğini vurgulayarak bu konudaki yasal düzenlemenin bir an önce yapılmasını diliyorum.”

‘KUTSAL BİR MESLEK’

Gittiği görevlerde çok çarpıcı olaya tanıklık ettiğini anlatan 13 yıldır itfaiyecilik yapan Sertaç Ersun ise “İkiçeşmelik’de bir yangın ihbarıyla çıktık. Ev tamamen anıyordu. Arkadaşlarımızla yangına müdahale ettik, evin içine girdik. Banyoya saklanmış anne ve iki küçük bebeğini kurtardık. Daha sonra hayata tutunduklarını öğrendik. Bu benim için çok büyük bir gurur ve mutluluktu. İtfaiyeciliğe artık daha fazla önem verilmeli ve itfaiyecilik meslek tanımında yer almalı” dedi. 10 yıldır itfaiye eri olarak görev yapan evli ve 2 çocuk babası Suat Kayışkıran da itfaiyeciliğin kutsal bir meslek olduğunu söyleyip insanlara faydalı olabilmek için elinden gelen her şeyi yaptığını ifade etti. Van depreminde görevine katıldığı sırada yaşadıklarını anlatan Suat Kayışkıran şöyle konuştu:

“Van depreminde çok üzüntülü şeyler yaşandı. Sonradan adının Serhat olduğunu öğrendiğimiz bir çocuğun sesini duyduk. Herkesi susturduk, müdürümüze bildirdik. O bölgeyi kazdık ve Serhat’ı kurtardık. Canlı olarak çıkarıldı ama hastaneye gittiğinde vefat etti. Uzun süre bu olayın etkisinden kurtulamadık. Van’dan geldiğimiz günün akşamı idari izinli sayıldık. İdari iznin verildiği gün, annemlerin alt komşusunun evinde yangın çıktı. Kendim itfaiyeci olduğum halde evimin çatısındaki kapıyı bulup da çocuklarıma, anneme ulaşamadım. En büyük üzüntüm oydu.”

EVE DÖNÜP DÖNEMEYECEĞİMİZ BELLİ DEĞİL

6 yıldır itfaiyecilik yaptığını dile getiren 30 yaşındaki Damla Ertuğrul da konuşmasında, “Yangın biriminde 4 yıl çalıştıktan sonra satın alma biriminde görev yapmaya başladım. Bir kadın olarak itfaiyeci olmanın çok fazla zorluğu var ama bunu diğer itfaiyeci arkadaşlarla birlikte tolere ettik. Artık biz de bu teşkilatın bir parçasıyız, erkek personel bize alıştı biz de onlara alıştık. Erkek gücüne dayalı olduğuna inanılan bir meslek ama biz bunu anlımızın akıyla başardık. Buradayız, burada var olmaya da devam edeceğiz. Eşimizi, çocuğumuzu bırakıp 24 saat görev yapıyoruz. Bu meslek sadece kadınlar için değil erkekler için de zor. Yangına giriyoruz, ne ile karşılaşacağımızı bilmiyoruz, eve dönüp dönemeyeceğimiz bile belli değil. Ama tüm zorluklarına rağmen çok onurlu ve gururlu bir meslek” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here