Aydın Özcan, "Diyanet İşleri Başkanlığı üzerine vazife olmayan konulara karışmayı bırakıp asli görevlerine dönsün"dedi.

İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kız çocuklarıyla ilgili açıklamalarının idari ve hukuki yönden ele alınarak, bu kuruma yaptırım uygulanması gerektiğini söyledi.

İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan yaptığı yazılı açıklamada Diyanet İşleri Başkanlığı’nın üzerine vazife olmayan konulara karışmayı bırakıp asli görevlerine dönmesi gerektiğini ileri sürerek, şöyle konuştu:”Bu açıklamalar gerek idari yönden gerekse hukuki yönden ele alınarak yaptırım uygulanmalıdır. Cinsiyet ayrımcılığı ve çocuk gelinler istemiyoruz. Çocuklara karşı gerçekleşen cinsel saldırı suçlarında rıza arayan, 4+4+4 eğitim sistemi ile kız çocuklarının erken yaşta okuldan alınmasını, lise çağındaki çocukların evlenmesini yasalarla destekleyen, müftülere nikah kıyma yetkisi verilerek çocuk yaşta evliliklerin önünü açan zihniyetin devamı şeklindeki bu tür açıklamaları şiddetle kınıyoruz. Diyanetin, kadınların, eşleri tarafından tek taraflı SMS, mektup, faks yolu ile boşayabileceği yönündeki açıklaması ile 9 yaşındaki kız çocuklarının evlenebileceği ve gebe kalabileceği yönündeki açıklaması Anayasamız başta olmak üzere Medeni Kanunumuza, imzaladığımız uluslararası anlaşmalara açıkça aykırılık içermektedir. Diyanetin bu açıklamaları gerek idari yönden gerekse hukuki yönden ele alınarak yaptırım uygulanmalıdır. İdari yönden siyasi iktidarın, hukuki yönden de cumhuriyet savcılarının harekete geçmesi gerekir.”

Ne Olmuştu?

Diyanet, yine resmi web sitesinde “bulûğ” tanımlarken, kızların 9, erkeklerinse 12 yaşına basmaları halinde bulûğa erdiklerini açıklayarak,kızların 9 yaşında gebe kalabileceklerini, erkeklerin de 12 yaşına girdiklerinde baba olabileceklerini belirtmişti.

Tanım şöyle:

“Sözlükte ‘ulaşmak, yetişmek, iş gayesine varmak gibi’ anlamlara gelen bulûğ, fıkıh terimi olarak, bir kimsenin çocukluk dönemini bitirip, ergenlik çağına ulaşması demektir. Bulûğ çağına ulaşan kimseye bâliğ denir. Ergenlik yaşı çocuğun vücut yapısına ve iklim şartlarına göre değişebilir. İslâm hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı, erkekler için 12, kızlar için 9 yaş olarak belirlenmiştir. Bu yaşa ulaştıktan sonra erkeğin ihtilam olması, baba olabilme devresine girmesi; kızın da adet görmesi, gebe kalabilme çağına ulaşması fiilî olarak bâliğ olmalarıdır. Ancak erkek ve kızlar 15 yaşlarına ulaştıklarında, kendilerinde bu erginlik alametleri görülmese de bâliğ olduklarına hükmedilir. Buluğ, kişinin dinen mükellef sayılıp, yetişkin insan statüsünü kazandığı dönemdir. Bu çağa ulaşan ve akıllı olan kimse artık tam edâ ehliyeti kazanır. Böylece, ibâdet, helal ve haram gibi dinî hükümlere muhatap; cezâî, malî ve hukukî yükümlülüklere ehil olur.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here