izmir-barosu
İzmir Barosu'ndan 23 Nisan'da Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle yapılan açıklamada çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri ve çocuk işçi çalıştırma oranının korkunç seviyelere ulaştığı belirtildi.

İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin son bir yıllık çalışmalarını değerlendiren İzmir Barosu Genel Sekreteri Avukat İlke Erol, “Yaptığımız çalışmalar sayesinde son bir yıl içerisinde 125 ihmal ve istismar mağduru çocuğumuza hukuksal destek hizmeti verdik” dedi.

İzmir Barosu, 3 yıl önce kurdukları ve bir yıl önce ise İzmir Adliyesi bünyesine geçen ‘Çocuk Hakları Merkezi’nin açılış yıldönümü nedeni ile İzmir Barosu Genel Sekreteri Avukat İlke Erol, Baro adına basın açıklamasını yaptı. Çocuğun sesi, gücü, koruyanı, hakkını arayanı olmak amacıyla yola çıktıklarını belirten Erol, bir yıllık çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Milli Eğitim İl Müdürlüğü ile işbirliği

İhmal ve istismara uğrayan çocukların çoğunlukla başvurdukları rehber öğretmenlerin bu mücadelede önemi nedeni ile İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvuruda bulunarak ortak eğitimler düzenleme taleplerini ilettiklerini ifade eden Erol, “Önerdiğimiz protokol kapsamında en kısa zamanda eğitim çalışmalarını sunmak amacı ile alt yapı çalışmalarını tamamladık. Okullara giderek velilerle birebir iletişim kurmaya başlayacağız. Onları çocuk ihmal ve istismarı halinde neler yapmaları gerektiği ve nerelere başvurabilecekleri konusunda bilgilendireceğiz. Halen bu yönde çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

Bir yıl içinde 125 çocuğa destek verdik

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa çalışma yürüttüklerini belirten İlke Erol, “Kiraz, Kınık, Kemalpaşa, Menderes, Tire, Ödemiş, Bayındır, Torbalı ilçeleri pilot bölge seçildi. Muhtar ve eşleri başta olmak üzere yerel yöneticilere ve vatandaşlara yönelik eğitim çalışmalarımız bu bölgelerde halen devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Avukat İlke Erol, sözlerine şöyle devam etti: “Hedefimiz tüm ilçeler ve nihayetinde İzmir merkezde eğitimler düzenleyerek farkındalık yaratmak ve ulaşılabilir olmak. Okullarda düzenlediğimiz eğitim çalışmalarında, kamu görevlilerinin, çocukların ihmal ve istismarında ihbar yükümlülüğüne dikkat çektik, yasal görevlerini hatırlattık. Çocuk ihmal ve istismarında başvuru mekanizmaları hakkında bilgilendirme yaparak ulaşılabilirliği sağladık. Bu sayede 1 yıl içerisinde 125 ihmal ve istismar mağduru çocuğumuza hukuksal destek hizmeti verdik, yanlarında olduk, olmaya da devam edeceğiz.”

Gelecek günler için umutluyuz

Gerek mağdur gerekse suç işlemiş olan çocuklarla ilgili olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na başvuru yaparak yerinde inceleme yapılmasını, koruyucu ve destekleyici tedbirler alınmasını sağladıklarını belirten Avukat Erol, “Suç işlemiş olsa dahi tüm çocukların Merkez’imiz bakış açısına göre aslında mağdur çocuk olduğunu ve hepsinin haklarının korunması gerektiğini tüm eğitim çalışmalarımızda dile getirdik. Çocuklarımızın hiçbir şekilde adli makamlara gelmesini istemediğimizi, yargı sistemine dahil olmalarını önlemek için taleplerde bulunduk, özellikle istismar mağdur çocuklarımızın duruşmalara gelmemeleri, ÇİM’de alınan ifadeleriyle yetinilmesi yada adli görüşme odalarında dinlenmeleri için gerekli başvurularda bulunduk. Mücadelelerimiz sonucu taleplerimizin mahkemeler tarafından da kabul görmesi, çocuk lehine düşünen, aynı bakış açısına sahip olduğumuz hakim ve savcıların varlığı, geleceğe dair çalışmalarımıza umut vermekte, inancımızı artırmaktadır” diye konuştu.

BAROLARIN HEDEF ALINMASINI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL

İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan, Avukatlık Kanunu 76. Maddesinin Barolara vermiş olduğu yetkiyle hukukun üstünlüğünü yargı bağımsızlığını, basın özgürlüğünü vatandaşın temel hak ve özgürlüklerini sonuna kadar savunmakla mükellef olduklarını söyledi.

Aydın Özcan “biz o maddeden aldığımız yetkiyle çocuk hakları konusunda, kadın cinayetleri konusunda, çevre hakları konusunda barolar olarak büyük mücadeleler veriyoruz” dedi. Baroların her zaman toplumu aydınlatan, toplumun refahını, geleceğini öngören çalışmalar yaptığını ifade eden Av. Aydın Özcan “baroları çok yanlış tarif edenlerin, baroların göstermiş olduğu faaliyetleri dikkate alarak kararlarını gözden geçirmeleri gerektiği düşünüyorum” dedi.

“İzmir Barosu olarak, Türkiye’nin başından beri terör belasıyla uğraştığını, sınırlarının teröristler ve emperyal güçlerle adeta ablukaya alındığını defalarca söyledik ve söylemeye de devam ediyoruz” diyen Av. Aydın Özcan, “buna rağmen baroların hedef alınmasını kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

Türkiye ismiyle gurur duyuyoruz

İzmir Barosu’nun 110 yıllık bir tarihe sahip olduğunu hatırlatan Aydın Özcan, “Kurulduğumuz tarihten bu yana Kuvayi Milliye ruhunu taşıyan bir baroyuz” ifadelerini kullandı.
“Barolar olarak, avukatlar olarak kazanılmış haklarımıza sahip çıkacağız. Bunu en çok da mağdur çocuklar için, şiddete uğrayan kadınlar için, mağdur vatandaşlarımız için yapacağız” diyen Özcan, “Biz Türkiye ismiyle, Türk avukatı olmakla gurur duyuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin avukatları olarak kazanılmış haklarımızı ve ülkemizin haklarını korumak adına hareket edeceğiz. 2013’de FETÖ baroları bölmek istiyordu. Şimdi biz FETÖ ile mücadele ettiğimiz bir dönemde FETÖ projelerinin tekrar hayata geçirilmesini İzmir Barosu olarak kabul etmediğimizi çok açık bir şekilde dile getiriyoruz. 16 Şubat günü Baro’da geniş katılımlı bir toplantı yapacağız, sonrasında da Türkiye Barolar Birliği tarafından 24 Şubat’ta Ankara’da düzenlenecek toplantıya İzmir adına güçlü bir şekilde katılacağız” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here