hibrit-tedavi
AORT anevrizması (baloncuk oluşması) yüzünden her an ölüm korkusu yaşayan Recep Özmen'in (63) hayatı, İzmir Kent Hastanesi'nde uygulanan 'hibrit' tedavi yöntemiyle kurtuldu.

AORT anevrizması (baloncuk oluşması) yüzünden her an ölüm korkusu yaşayan Recep Özmen’in (63) hayatı, İzmir Kent Hastanesi’nde uygulanan ‘hibrit‘ tedavi yöntemiyle kurtuldu.

Özmen, kapalı yöntemle önce Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Suat Büket‘in by-pass, ardından Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yiğit Göktay’ın stent greft (protez) uygulamasıyla şifa buldu. Prof. Dr. Göktay, “Bu hastamız örneğinde olduğu gibi artık farklı tıp branşlarının ortak çalışması sayesinde imkansız tedaviler bile gerçeğe dönüşüyor” dedi.

Manisa’da yaşayan 3 çocuk, 5 torun sahibi işçi emeklisi Recep Özmen, 1998 yılında mide yakınmalarıyla Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Tetkikler sonucunda aort damarında genişleme saptanan Özmen, Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Özmen’in ameliyatını o dönemde o hastanede görev yapan İzmir Kent Hastanesi Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Suat Büket gerçekleştirdi. Açık ameliyat yöntemiyle yaşamını tehdit eden anevrizmadan kurtulan Özmen, 20 yıl boyunca doktorunun takibinde kaldı. Özmen’in bilinçli hasta olup düzenli kontrol yaptırması yaşamının dönüm noktası oldu. Tekrar anevrizma gelişen Özmen, kendini yine Prof. Dr. Büket’e teslim etti. Ancak hastanın yaşının ilerlemiş olması ve ek hastalıkları açık yöntemle ameliyatı kaldırmasına engel olunca Özmen’e ‘hibrit’ yöntem uygulanmasına karar verildi. Nitekim Özmen’in yaşamını tehdit eden aort anevrizmasına önce kalp damar cerrahı, ardından girişimsel radyoloji uzmanı müdahale etti. 20 yıl önce açık ameliyat yaptığı hastasına bu kez kapalı yöntem uygulayan Prof. Dr. Büket, şunları söyledi: “Aort anezvrizması olan bir hasta. Yıllardır kontrol altındaydı. Anevrizma, aort hastalığı olduğu için bütün aortu tutabiliyor, bir defa müdahale edilmiş olması, yeni müdahaleler gerektirmeyeceği anlamına gelmiyor, sıkı takip edilmesi gerekiyor. 20 yıl önce hastanın çıkan aortunu değiştirmiştik. Bu kez müdahale ederken önce sol şah damarı ile sol kol damarı arasına by-pass yaptık. Çünkü takılacak stent greft sol kol damarının ağzını tıkayacaktı. Sol kolda beslenme bozukluğunu engellemek için by-pass yaptık. Aort anevrizması vakalarına bazen cerrahi, bazen invaziv yöntem uygulanıyor. Bazen de bu hastamızda olduğu gibi cerrahi ve invaziv birlikte bir girişim gerekiyor. Tüm damar hastaları için çok değerli olan kısa anestezi süreleri, tam donanımlı ve deneyimli yoğun bakım üniteleri ve günceli takip eden, uygulanan tedavilere hakim doktor ekipleri ile gerçekleştirilen bu ileri teknolojik uygulamalar sayesinde, Recep Özmen ve benzeri hastalar sağlıklarına kavuşuyor.”

İMKANSIZ TEDAVİLER GERÇEK OLUYOR

By-pass’tan sonra hibrit uygulamasının ikinci seansında yapılan işlemi anlatan damar içinden ameliyatsız tedaviler konusunda uzman Prof. Dr. Göktay da şöyle konuştu: “Damar hastalıkları günümüzde ileri yaş grubu hastaların sık karşılaştığı problemlerden biri. Vücudumuzun ana atardamarı olan aortanın hastalıkları ise en kritik hastalık grubu içerisinde yer alıyor ve hayati risk taşıyor. 20 yıl önce aort anevrizması ameliyatı geçirmiş olan hastamızda aortanın kalp sonrası dallanma noktasında büyük bir anevrizma geliştiğini tespit ettik. Hibrit tedavi kararımızla Prof. Dr. Büket, göğüs boşluğunun açılmasına gerek olmayan by-pass cerrahisi ile hastanın gerekli damarların yerlerini değiştirdi. Hemen ardından damar içerisinden özel kılıflı stenti balonlaşmayı tamamen ortadan kaldıracak şekilde yerleştirildik. Hastamız ertesi gün tamamen normale döndü, 2 günlük bir izlemin ardından şifa ile taburcu edildi. Son 20 yıl içerisindeki gelişmeler aort hastalıklarının tedavisinde büyük ilerlemeler sağladı. İzmir Kent Hastanesi bunun en iyi uygulandığı merkezlerden biri. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler hasta sağlığı açısından mucizevi sonuçlar ortaya çıkarıyor. Ancak kullanılan malzemeler sadece bir araç, asıl önemli olan uygulayıcı hekimin yeterliliği ve tam donanımlı bir hastanede tüm branşların ortak katkısı ile tedavinin gerçekleştirilmesi. Bu hastamız örneğinde olduğu gibi artık farklı tıp branşlarının ortak çalışması sayesinde imkansız tedaviler bile gerçeğe dönüşüyor.”

Öte yandan 20 yıl aradan sonra aynı hayati tehlikeyle karşı karşıya kalan Özmen, “Düzenli doktor kontrolünün önemi ortada. Anevrizma patlamadan müdahale edildi, çok şanslıyım. 20 yılda tıp çok ilerlemiş. Hiç ameliyat olmamış gibiyim. Doktorlarıma sonsuz teşekkürler” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here