Günümüzde insanoğlunun en büyük ihtiyacı enerji. Ancak günlük yaşamımızda neredeyse oksijen kadar ihtiyaç duyduğumuz enerjinin üretimi doğaya ve canlılara zarar veriyor.
Son dönemde Türkiye’nin en tartışmalı “enerji” başlıklarından biri haline gelen HES’leri (Hidroelektrik Santralleri) ele alalım…

* * *

HES’leri; suyun potansiyel enerjisinden elektrik üretimi sağlayan barajlar olarak özetleyebiliriz. Bu sistemde akarsuyun önüne çekilen gövde sayesinde suyun hızı kesilir ve istenilen bölgede bir baraj gölü oluşması sağlanır.
Kağıt üzerinde mükemmel gibi görünen ve aslında “en çevreci” sistemlerden biri olan HES’lerde yanlış politikalar tam bir doğa felaketine neden olabiliyor. Yüksek kapasiteli az miktarda santral yerine; düşük kapasiteli çok sayıda santral kurulması, nehirlerin kurumasına neden oluyor. Böylece o nehirde yaşayan balıklardan, o nehirden su ihtiyacını karşılayan yaban hayvanlarına kadar çok sayıda canlı zarar görüyor. Üstelik nehirlerin içinde ve çevresindeki bitki örtüsü de yok oluyor.

* * *

Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) 2013 yılında yayımladığı raporda şu önemli ifadeler yer alıyor:
“Yasal mevzuat gereğince inşaat sırasında çıkan hafriyat atıklarının belirlenen alanlarda depolanması gerekirken, ulaşım masrafı, zaman kısıtlaması ve denetim mekanizmalarının eksikliği nedeniyle çoğu HES inşaatlarında hafriyat dere yataklarına dökülür. Bu durum, dere yatağının dolmasına, sudaki çözünmüş oksijenin azalmasına, su sıcaklığının artışına ve sucul canlıların hayat kalitesinde ciddi düşüşe ve bazı durumlarda balık ölümlerine neden olmaktadır.
Birçok balık ve omurgasız canlı türü normal davranışı gereği, hayatlarının belirli dönemlerinde nehir boyunca uzun ya da kısa mesafeli göçler gerçekleştirir. Nehirlerdeki göçlerin en yaşamsal olanı, balıkların yumurtlama göçüdür. HES’lerin bir bileşeni olan regülatörler, sucul canlıların nehir boyunca hareketini kesintiye uğratırlar. Üreme tamamen aksarsa, bu durum balık türünün o nehir habitatından tamamen kaybolmasıyla sonuçlanabilir.
Sürdürülebilir HES elbette mümkündür. Ülkemizde su, içme ve kullanma gibi temel ihtiyaçları karşılamada ve elektrik üretiminde kullanırken, aynı zamanda, ekosistem hizmetlerinin devamını, tatlı su türleri ve habitatlarının korunmasını da güvence altına alan bir anlayış çerçevesinde yeniden yapılandırılması ve uygulanması ile olur.”

* * *

Bütün bunlara ek olarak Hayvan Hakları Konfederasyonu’nun sosyal medya üzerinden paylaştığı bilgiye göre; HES kanalları yaban hayatının su kaynaklarına ulaşmasını imkansız hale getirdi.
Konfederasyon su arayaşındaki yaban hayvanlarının HES’lerin yüksek beton setlerinden kayarak düştüğünü ve boğulduğunu öne sürüyor. Hatta konfederasyon yetkilileri ellerinde bu iddiayı kanıtlayacak fotoğraflar da olduğunu belirterek suç duyurusunda bulunuyor.

* * *

En çevreci enerji sistemlerinden birisi HES. Doğru uygulamalarla ekosisteme zarar vermeden sürdürülebilir HES de mümkün. Bunu birçok ülke, doğasına zarar vermeden yapmayı beceriyor.
Ama her ne hikmetse bizim ülkemizde HES’in doğrusu bir türlü yapılamıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here