tren2
Eğitimci Teoman Kardaşlar 30 yıldan bu yana biriktirdiği model trenler ve aksesuarlar ile evini tren müzesine çevirdi.

Eğitimci Teoman Kardaşlar 30 yıldan bu yana biriktirdiği model trenler ve aksesuarlar ile evini tren müzesine çevirdi.

Eğitimci Teoman Kardaşlar zamanla tutkuya dönüşen hobilerin en canlı örneklerinden… Demiryollarına, lokomotiflere, yük ve yolcu vagonlarına olan sevdasını 30 yılda dünyanın birçok ülkesinden temin ettiği model trenleri ile anlamlandırmış. Evinin her köşesinde demiryollarına ait simgeler barındıran Kardaşlar, yaptığı maket çalışmalarıyla da alanında örnek gösterilen kişilerden biri.

Kardaşlar, Türkiye ölçeğinde dikkat çeken; hatırı sayılır model tren arşivini Gazete 9 Eylül ile paylaştı. Kendisinden demiryollarının geçmişi, lokomotif sistemleri, model trencilik ve diaroma kurguları hakkında ayrıntılı bilgiler aldık.

Biraz kendinizi tanıtır mısınız?
Emekli resim öğretmeniyim. Özel bir dersanede yöneticiliğe devam ediyorum. Eşim Sevinç de resim öğretmeni. Uzun yıllar beraber görev yaptık. Modelcilik tutkusuna gelince sigara, alkol kullanmıyorum; gençlikte internet gibi zaman çalan bir durum da olmayınca ister istemez zaman bir şekilde değerlendiriliyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde okuduğum yıllarda okula trenle gidebilmenin keyfini çıkarırken hayatımın önemli bir bölümünde yer alan trenleri daha yakından incelerdim. Her türlü detay, farklılık, incelik ve özelliklerini incelediğim trenler zamanla keyifli bir uğraş haline geldi bende.

HER ÜLKEDEN TRENLER

Model trencilik nasıl başladı?
Asıl işim resim öğretmenliği olunca elimin yatkınlığı yardımcı oldu bana. Önce görev yaptığım İzmir Türk Koleji’nde model uçak eğitmenliği ve iş eğitimi derslerinde farklı uygulamalarla ortaya çıktı. Model uçak sergileri ve uğraşlarımızın karşılığında büyük kazanımlar yarattık öğrencilerimize. Türkiye’de unutturulan demiryolları ise ayrı bir hikaye. Özellikle buharlı lokomotiflere olan ilgimizi Türkiye’nin ithalat rejiminin değişmesiyle beraber batılı ülkelerden zorluklarla karşıladık. Para biriktirerek, bütçemden yaptığım kesinti ve artırımlarla kataloglardan trenleri topladım yavaş yavaş. Belirli bir süre sonra sıfırdan tren modeli yapmaya başladım. Bazı modelleri hazır alıp Türkiye’de kullanılan trenler haline dönüştürdüm.

Koleksiyonunuzdan söz eder misiniz?
Şu anda evimin mutfak dolapları da dahil olmak üzere tüm dolaplarında maketlerle ilgili parçalar bulunuyor. Buharlı, elektrikli, dizel, yük ve yolcu trenlerinden oluşan 250 parçalık bir koleksiyonum var. Tek tek üretilen bu parçaları biraraya getirip diziler oluşturmaya çalıştım. Alman, Danimarka, İtalyan, İsviçre, Avusturya demiryollarına ait dizileri hazırladım. Her biri ayrı ayrı raflarda sergileniyor. Elimdeki parçaları görünür kılabilmek adına hazırlattığım camlı raflar çalışma odama ayrı bir hava kattı. Gelenleri şaşırtan bir görüntü oluştursa da çevrem çabuk uyum sağladı. Bu konuda en büyük destekçim eşim ve çocuklarım… Sağolsunlar hobime olan saygıları ve destekleriyle kendimi çok mutlu ve huzurlu hissediyorum.

GERÇEKTEN FARKI YOK

Diaroma da hazırlıyor musunuz?
Diaromanın ne olduğundan söz edelim isterseniz. Diaroma en açık anlatımıyla kurgu demektir. Belirli bir alan üzerine yerleştirilen lokomotif, ray, istasyon, karayolu, ev, ağaç ve şehir yaşamında olan her şey diaromayı meydana getirir. Genellikle diaromalar sabit ve bir daha kaldırılmamak üzere hazırlanır. Ancak yer ve zamanla ilişkili olarak doğaçlama olarak hazırlanan diaromalar da var.

Sanırım siz Model Trenciler Kulübü’ne de üyesiniz…
1990’lı yılların ikinci yarısından sonra internetin hızla yaygınlaşmasıyla beraber benzer hobi ve zevklere sahip olan insanların biraraya gelmeleri ve iletişim kurmaları kolaylaştı. Daha önceden telefon ve mektupla sürdürdüğümüz modelcilik arkadaşlıklarımızı sanal aleme taşıdık. 2006 yılında resmen kurulan Model Trenciler Kulübü bizler için büyük bir fırsat oldu. Hem deneyimlerimizi paylaşıyoruz hem de düzenli olarak paylaşımlarda bulunup ortak ilgi alanlarımız çerçevesinde birbirimizi destekleyebiliyoruz. İstanbul merkezli olarak kurulan kulübümüzün güzel etkinlik ve çalışmaları oluyor. Lokomotiflerin, istasyonların, tarihe yenilmeye yüz tutmuş birçok eseri yerinde araştırıp fotoğraflıyoruz. Ölçülerini çıkartıp orijinaline sadık kalarak modellerini hazırlıyoruz. Model trenciliğe genellikle orta ve orta üstü yaş grubunun ilgi duymasını ise yıllardır süregelen politikalara bağlıyorum. Eskişehir, Tekirdağ, Adana, Antalya, Bursa, Ankara, Trabzon ve İstanbul’da toplantılar düzenliyoruz.

Eşiniz trenlere ilginizi nasıl karşıladı?
Bu sorunun yanıtını Teoman Kardaşlar’ın eşi Sevinç hanımdan dinledik:
Teoman ile okul yıllarında tanıştık. Evleninceye kadar bu hobisinden çok da haberim olmamıştı aslında. Evlendiğimizde eşimin annesi Teoman’ın çeyizleri diyerek birkaç kutu getirdi. Bunlar ne demeye fırsat kalmadan model trenlerle tanıştım. Zamanla bu ilginin nerelere vardığına tanıklık ettim. Belli bir süre sonra yurtdışından paket getiren görevliler ahbap olmuştuk. Teoman’ın sık sık Almanya’dan sipariş verdiği tren setleri sayesinde evdeki dolaplarımız doldu. Fazla yorgan ve yastıkları atmak zorunda kaldım. Evde kaç kişiysek o kadar parça eşyamız var.

ÇOK PARA HARCADIM

Hobicilik maliyetli bir iş mi?
Lokomotifler 500-600, vagonlar 80-100 lira arasında değişiyor. Sadece lokomotif ve vagonla bitmiyor tabi. Demiryolu, maket ev, ağaç, insan, zemin kaplaması, elektrik direği gibi bir sürü farklı ekipman var. Ayrıca trenleri çalıştırmaya yarayan adaptörlü elektrik sistemleri de işin içine girince masraflar biraz yükselebiliyor. Trenler yaygın kullanımda 1/87 ölçekte modelleniyor. Bütçe olanaklarım çerçevesinde yıllardır özenle model tren biriktiriyorum.

TCDD ile ilişkileriniz nasıl?
Devlet Demiryolları 3. Bölge Müdürlüğü ile sık sık iletişim kuruyorum. İzmir’de mevcut istasyonlar ve trenlerden görüntü alabilmek için resmi prosedürü aşabilmek gerekiyor. İzin konusunda sıkıntı yaşamadım ancak TCDD’nin halkla bütünleşebilmesi için kendini daha iyi ifade etmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Alsancak Garı’nın karşısındaki TCDD Tren Müzesi’ni İzmir’de kaç kişi biliyor, kaç kişi gezdi sormak lazım. İzmir’in en merkezi yerindeki müzeleri anlatabilmek lazım insanlara. Yine dünyada birkaç tane olan Selçuk’taki Demiryolu Açıkhava Müzesi’ne kaç kişi gitti? Onlarca farklı ülkeden araştırmacılar gelip fotoğraf ve bilgi topluyorlar bizlerin haberi yok. Selçuk Çamlık’taki tarihi lokomotifler zamana ve mevsim koşullarına bağlı olarak yok oluyor. Bir an önce o trenlerin üzerine sundurmalar yapılarak koruma altına alınmalı. Bakımlarının da daha düzenli ve özenli olarak yapılması gerek.

Hedefleriniz var mı?
Tren ve uçak modelciliğinin yok olmaya yüz tuttuğu ülkemizde elimden geldiğince kendimi ifade etmeye çalışmalarımı internette yayınlamaya ve daha çok kişiye ulaşmaya çalışıyorum. Ancak bu benim tek başıma yapabileceğim bir şey değil. Evimdeki bu koleksiyonumun benden ve ailemden sonra teslim edileceği hiçbir yer yok. Dolayısıyla ben öldükten sonra bu parçaların yok edilmesini de istemem. Eğer şanına yaraşır güzel bir müze yapılıp benden de destek istenirse o zaman kurulacak müzeye bağış yapmayı düşünürüm. Modern dünyada butik müzelere ilginin bu denli arttığı günümüzde Türkiye’nin gözünü açması lazım. İzmir gibi güzel bir şehre model araçların sergilendiği bir müze kazandırabiliriz. Bu ulaşım araçları ile olur yalnızca trenlerle olur ona karar verilir. Yeter ki birileri çıkıp cesaret göstersin. Rahmi Koç’un müzecilik anlamında yaptıklarını örnek almak gerek. Demiryollarının önemini yeni yeni kavramaya başladığımız şu yıllarda otoyollar yerine demiryolları inşa edelim, işte o zaman çok daha hızlı kalkınan bir ülke oluruz diye düşünüyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here