Eh be! sayın Cumhurbaşkanım…
Oldu mu şimdi, oldu mu yani!..
Tamam! Tuvaletler, yani “helalar” insanlar için çok önemlidir, hatta hayati bir yerdir…
Dahası var; insanın unuttuğu konular, kısacası aklını başına getiren fikir ve düşünceler hep orada bulunup çıkarılırmış. Tıp için de bu böyledir; bundan da önemlisi “altın değerindedir” denilir…
Amma velakin, tam da “mübarek kandil günü” televizyon ekranlarına yansıyan o meşhur meydan konuşmalarının tam ortasında, öyle bir laf ettiniz ki, Müslüman Türkiye’de “tövbe, tövbe estağfurullah!” demeyen kalmadı sanırım…
Televizyonların haberlerinin tamamına yakını, gazetelerin manşetlerinin çoğu sizin CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile girdiğiniz Ak Saray’ın en mahrem dört duvar arası muhabbetinizi gündeme getirip şu başlığı attılar:
“Altın klozet kavgası-polemiği”
Oysaki, Milletin derdi 4 gün sonra “kaderlerimizin tayin edileceği” 1 metre karelik oy kullanma odası ve bir metreye varan uzunluktaki 20 partinin adının yazılı oldu o, oy pusulasının atılacağı sandığın “altın mı, kaplama mı, güvenilir mi, güvenilmez mi” olduğu idi…
Evet geleceğin sayın Başkanı, bu mübarek günde Saray’ın klozetinin neden gündeme geldiğini hala anlamış değil insanlar…
Ve dünden itibaren “cambaza bak!” politikası gibi oldu bu “klozet politikası” deniliyor…
Manşetler “Cinnet senaryosu” ve Can Dündar İçin başlatılan “linç kampanyası” olduğu fikrinde birleşip, tüm gazetecilerin, yazarların ayağa kalktıklarını “sorumlu biziz” dediklerini yazdılar…
Yani Gazeteci Dernekleri, Cemiyetleri, Sendikaları seçime 4 gün kala çok hassaslaştı ve Cumhurun başının tüm kurum ve kuruluşlara “eşit mesafede olmadığını” seslendirmeye başladılar…
İşçi sendikaları ayakta, doktorlar “beyaz isyan”da…
Milli Eğitimin hangi duvara toslayacağı tartışma konusu…
Sayın Başkan, gerçekten böylesine hassas 4 günde AK Saray’ın “klozet polemiğini” nereden bulup çıkardınız o mübarek kandil gününde! Bunu ben değil, televizyonların, gazetelerin manşetleri koca koca laflar, koca koca manşetler açarak soruyorlar…

* * *

Evet CHP Sayın Genel Başkanı AK Saray’ın “Altın Klozetlerini” sordu, siz sayın Cumhurbaşkanımız da açtınız ağzınızı, yumdunuz gözünüzü Kılıçdaroğlu’nu afedersiniz! Saray’ın helasına davet edip “gelin içine bakıp karıştırın!” dediniz; sonra aksi çıkarsa bunu şeref meselesi yaptınız…
Kılıçdaroğlu da açtığınız bu polemik üzerine Sarayınızın klozetinden çok, orasının pisliğini temizleyen değerli temizlik emekçilerine seslenip alınlarından öptüğünü ifade etti…
Eh be sayın Başkanım, oldu mu şimdi bu hela polemiği!
İşte bizim siyasi ÜTÜCÜ nün bu konudaki söyledikleri

ÜTÜCÜ

Dün İzmir’den Urla’ya gelirken otobüste vatandaşların birbirlerine “Tuvalet fıkraları” anlattıklarına şahit oldum…
*Fadime ile Temel Büyükada da dolaşıyorlarmış, bir martı Temel`in kafasına pislemiş. Fadime: – Temel git şu tuvaletten tuvalet kağıdı al …

*Bir gün üç karınca varmış hotele gitmişler boş yer varmı? diye sormuşlar kasaya bakan genç yoktur demiş, karıncalar biz buluruz demiş ve yukarı…

*Temel İstanbul’a gittikten sonra bir otele yerleşir. Otelin tuvaletleri o kadar temizdir ki tuvalete değil bir poşete pislemiş…

Terbiyem müsaade etse daha nicelerini yarım değil, tam olarak aktarırdım!..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here