Trump ile Netanyahu ne güzel uyuştu. Çünkü ikisi de “hak kuvvettir” diyor. Bütün dünyanın itirazına karşın istediklerini yaptırmaya devam ediyorlar.“Kudüs İsrail’in başkentidir. Bu 3 bin yıldır böyle, bunu da kimse değiştiremez” diyor Netanyahu. İsrail ve işgal altındaki topraklarda olup bitenler Trump’ın umurunda bile değil. Kendisine yüklü bağış yapan İsrail yanlılarıyla kökten dinci Evanjelistleri hoş tutmak onun için daha önemli.
Hak kuvvettir sözcüğünü biraz açalım.
Aslında işin özü hep belirttiğim gibi Amerikan Emperyalizmi.
Şimdi sayalım ABD emperyalizminin marifetlerini.
Halkının rahat yaşaması için ülkeleri sömürgeleştiriyor. İslamı kullanan terör örgütlerine yardım ediyor. İslam ülkelerine kendine yandaş diktatörler getiriyor. Fethullah Gülenler yetiştiriyor.
Büyük Ortadoğu Projesi ile yeni haritalar çizdiriyor. Birleşmiş Milletler, IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlarla dünyanın tüm ülkelerini hegemonya altına almaya çalışıyor.
Pentagon ve CIA dünyayı kargaşaya boğuyor. Ermeni diasporası ve Yahud lobisi ve Mossad’la Filistinli insanların acısına göz yumarak İsrail’in ve kendi çıkarları için Ortadoğu ve dünyadaki çıkarları için her türlü entrikayı çeviriyor.
Kudüs ne olacak?
İsrail kentin doğusunu 1967’de işgal etti ve 1980 yılında tamamını başkenti ilan etti. Ancak bugüne kadar Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan hiçbir devlet olmadı. Pardon Trump hariç…
Filistinlilerin başkentleri olarak kabul ettikleri Doğu Kudüs’ü Osmanlı İmparatorluğu, 1917 tarihine kadar kontrolü altında tuttu.
Kudüs, kutsal yerleri içinde barındırıyor. Bunlar Müslümanlar için en kutsal yerlerden biri kabul edilen Mescid-i Aksa ve Kubbet’üs Sahra’nın bulunduğu Harem-üş-Şerif. Peygamber’in buradan göğe yükseldiğine inanılıyor. Yahudiler için ise Mescid-i Aksa’nın hemen altında yer alan ve Süleyman döneminde yapılan tapınağa ait olduğuna inanılan Ağlama Duvarı yer alıyor. Hristiyanlar için ise Kutsal Kabir Kilisesi’nde İsa Peygamber’in çarmıha gerildiği ve kabrine konulduğu düşünülüyor.
Aslında Arap alemi bir araya gelse neler olmaz ki. 57 ülkenin üyesi olduğu İslam İşbirliği Örgütü, Birleşmiş Millerden sonraki en büyük örgüt. Üye ülkeler bir ordu kurmaya kalksa dünyanın en büyük ve geniş ordusu oluşur. Öte yandan savunmaya ayrılan para 175 milyar dolar. Ama olmuyor.
İslam İşbirliği Örgütü, Doğu Kudüs’ün Filistin Devleti’nin işgal altındaki başkenti olarak tanıdı. Ne değişecek ?
Sözün özü; ABD emperyalizmin avucuna aldığı Orta Doğu ülkelerinin kalıcı bir çözüm bulmaları oldukça zor. Çünkü karşılarında ABD emperyalizmi var.
Haftaya yeniden buluşmak üzere hoşça kalın dostlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here