Seçimlere tam 16 gün kaldı…
Ülkeyi yönetmeye tam 20 parti aday olup oy pusulalarındaki yerlerini aldı…
Kimi devletin imkanları ile, kimileri de ana-baba parası, bankadaki, yastık altındaki serveti ile, ya da şuna buna dayanarak “oy meydanına” çıktı!
Hiç biri “Yoğurdum ekşi” demiyor, diyemiyor!
Cumhurbaşkanı “tarafsızlık yemini” etmiş, ama “tarafsızlık terazisi” hep kurduğu partiden, hep eş başkanlığını yapar gibi Başbakan Davutoğlu’ndan yana ağır, ya da “yamuk” basıyor!
Erdoğan yurdun bir köşesinden “siyaseti kanla yapanları biliyoruz… Silah, bomba sizin işiniz…” diye seslendiğinde, Davutoğlu’nun da eşzamanlı olarak yurdun diğer bir köşesinden “Bir ayağın dağda, bir ayın siyasette olmaz! Demirtaş yalan söylüyor; Karşımızda 3 parti vardı, bir de paralel olmak üzere şimdi 4 parti var!” şeklinde gürlemelerine şahit oluyoruz!
Hele bu ikilinin “medyaya”, bilhassa Doğan Medya grubuna çatmalarına da alıştık artık!
Ama, benim anlam veremediğim o kadar çok konu var ki, say say bitmez! Örnek olsun diye söyleyeyim; “Futbola da siyaset bulaştı…” diyor muktedir! Sizce de bunun tersi olmuyor mu?
Yaşam koçluğu eğitimi alan bir yakınımın şu sözleri aklıma geldi;
“Doğru cevaplarımız hep vardı bizim. Eksik olan doğru sorulardı. Soruyu soranlar doğru olmadığı için, Bizim cevaplarımız yanlış sayıldı.”
Evet doğru sorularımız da, doğru cevaplarımız da hep vardı; ama!..
* * *
Muhalefet bizim soramadığımız, eksik olan doğru soruları güya soruyor!
– “HDP binasına girenler Bilgisayarları virüsle kilitlemişler, doğru mu?”
– !
– “PKK mı, derin devlet mi, dış güçler mi?”
– !
– “Mağdur edebiyatı yapma; mağdur sen misin, millet mi?”
– “Erdoğan namus ve yeminini çiğnedi mi, çiğnemedi mi? Bizimle yürüyecek misiniz?
– “Cem evlerine devlet yardım edecek mi?
– !
Eksik olan doğru sorular bunlar!
Hadi bakalım bir ses veren yok mu?
Galiba bu doğru sorulara, yanlış sayılman sandıklar cevap verecektir!
16 gün sonra sonucu göreceğiz!..
* * *
Tabi, medyaya karşı yapılan saldırılar, önü kesilen siyasetçileri de unutmuş değiliz!
Özellikle kendisini tüm medyanın sorunlarına karşı adayıp, CHP ‘den İzmir 2. Bölge 3. sıra adaylığına 12 bin partili oyu ile seçilen İGC ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu eski Genel Başkanı Atila Sertel’e tuzak kuran parti içi çeteyi de unutmadık. Ne var ki, bizim unutmadığımız dediğimiz bu konuyu AYM maalesef unutmuşa benziyor! Yani seçim, fikir ve benzeri konularda da vatandaş “AYM’ nin de hürriyetlerin kaldırılmasına çalışanlara yardım ettiğini” düşünüyor.
Bakalım “Hürriyetlerin kaldırılması” konusunda bizim “ÜTÜCÜ” ne diyecek?

ÜTÜCÜ
Estağfurullah!
Hürriyet şairi Namık Kemal, doğru soruya “Hürriyet Kasidesi” ile doğru cevap vermiş. Bana düşen de onun şu beyiti ile seslenmek kalıyor;
“Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here