nuvit-tokdemir

“Onlar, bir umudun yaratıcıları…
Onlar, engelleri ortadan kaldıran…
Onlar, hüznü sevince; tutkuyu aşka dönüştüren…
Onlar, “ben” değil, “biz” diyenler…
Onlar, akılla kas gücünü buluşturup güce dönüştürenler…
Onlar, aynı yürek birliğiyle, aynı inanç ve düşünceyle, hırsla, yeteneklerini birleştirip…
Bir ülkeyi ayağa kaldırıp, sevince boğanlar…
Hoş geldiniz arkadaşlar…

Alican Kuruyamaç; trafik kazasında sağ ayağını kaybetmişti.
Fatih Karakuş; 5 yaşında elektrik çarpması sonucu kolu dirsekten kesildi.
Mehmet Yunsur; tarlada çalışırken sol ayağını saman makinesine kaptırdı.
Feyyaz Gözaçık; doğuştan sağ bacağı yok.
Muhammet Yeğen; doğuştan bir bacağı kısa.
Barış Tellli; 5 yaşında futbol oynarken, ayağından araba geçti.
Kemal Güleç; Şırnak’ya geçirdiği kazada ayağına taş düştü.
Serkan Dereli; doğuştan sol ayağı yok.
Fatih Şentürk; motorsiklet kazasında sol ayağını kaybetti.
Rahmi Özcan; doğuştan sağ bacağı yok.
Ömer Güleryüz; doğuştan sol ayağı kısa.
Selim Karadağ; doğuştan sağ kolu kısa.
Osman Çakmak (Kaptan); Şırnak’ta mayına basınca sol ayağını kaybetti…

Siz onları engelli sanıyor olabilirsiniz…
Onlar, engelleri ortadan kaldıran…
Hayatın içinde hepsinin “ayrı bir öyküsü” olan kocaman yürekli kahramanlar…

Güzelim ülkemizde futbolun çığrından çıktığı bir ortamda…
Dünya Kupası hayallerinin suya düştüğü bir gece…
Onlar, düşlerini akılla, fizik gücüyle gerçeğe dönüştürdüler…
Gecenin karanlığı aydınlatıp, Avrupa Şampiyonluğu apoletini omuzlarına taktılar…

Onların kampında silah çekilmedi…
Yumruklu kavgalar yaşanmadı…
Kaptan gazeteciye saldırıp; federasyon başkanına, futbol direktörüne saydırmadı!
Onlar, prim pazarlığına oturmadı; aracı kullanmadı…
Tam tersi onurlarına yakışır biçimde “insanlık dersi” verdiler…

Şimdi bir hedef tutturmuş, aynı yürek birliğiyle Dünya Şampiyonluğu’nu istiyorlar…
Neden olmasın?
Ne diyordu Nazım Usta:
Kararmasın yeter ki
Sol memenin altındaki cevahir.”

***

Okuduğunuz satırlar yazıldıktan tam bir yıl sonra…
Finalde Angola’ya penaltılarla 5-4 yenilerek Dünya ikincisi oldu Ampute Milli Futbol Takımı…
2007-2010-2012 ve 2014’te elde ettikleri üçüncülüklerin ardından bu kez şampiyonluğu çok istediler. Ne var ki, kaptan Osman Çakmak’ın kaçırdığı penaltı sonrası ikincilikle yetindiler…
Ve o Osman Çakmak maç sonunda yaptığı açıklamada, “”Ben 5 Kasım’da mayına basıp ayağımı kaybetmiştim. Demek ki 5 Kasım bana yaramıyor. Arkadaşlarımdan da helallik istiyorum. Hayat devam ediyor. Bazen istiyorsun ama olmuyor. Penaltı gol olsaydı iş bitmiş olacaktı. Avrupa şampiyonu olduğumuzda mikrofonun başına geçtiysem, şampiyon olamamamızın da en büyük sorumlusu benim. Takımın ağabeyiyim. Türk halkı hakkını helal etsin” sözleriyle profesyonellere ders verir gibiydi!
“Dünya’nın en büyük derbilerinden birinde futbolcuların birbirlerini boğazladığı, teknik adamların, yöneticilerin hala utanmadan-sıkılmadan birbirini suçladığı Türkiye’ye Dünya ikinciliğini armağan eden arkadaşları yürekten kutlayalım ve alkışlarla karşılayalım…
Birileri de birbirlerini yemeyi sürdürsün ve ders alsın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here