hidayet-karakusKültürpark Resim ve Heykel Müzesi’nde açılan bir sergide gördüğüm bu fotoğraftan aldım başlıktaki sözü. Çanakkale kahramanlarının minik torunları, şehitlerin mezarlarına çiçek koyarken giysilerinde bu söz yazılıydı.

ÇANAKKALE DÜN BUGÜN adıyla açılan sergi, fotoğraf sanatçısı Vedat AÇIKALIN’ın Avustralya’da, Yeni Zelanda’da, İngiltere’de, Türkiye’de Çanakkale’de savaşanların izini sürerek çektiği fotoğraflardan oluşuyor. Bu güzel, yirminci yüzyıl en acımasız savaşını bize yeniden anımsatan sergi, 7 Haziran’a değin de açık.

Her fotoğrafın insanın gözlerini dolduran bir öyküsü var. Örneğin 108 yaşında yaşamdan ayrılan Hüseyin Kaçmaz’ın oğlu Turgut Kaçmaz, bugün dünyanın her yerinde Çanakkale Savaşlarını anlatıyor. Onu bir gazinin oğlu olarak ağırlıyor, insanlara barışın değerini anlatıyor.

Bir başka fotoğrafta yaşlı bir Anzak, Çanakkale’de savaşta ölen arkadaşlarının anısına dikilen yazıtın önünde gelinciklerden bir çelenkle oturuyor. Gözleri dalgın. Kendisiyle aynı adı taşıyan yeğeninin adına bakıyor. 75 yıl önce aynı savaşta yitirdiği Jack Ryan adlı yeğeninin.

Anzaklar için gelincik, Çanakkale savaşlarının simgesidir. Çünkü 25 Nisan’da Gelibolu yarımadası gelinciklerle bezeliymiş.

En kanlı savaşların yapıldığı yere biz Kanlı Sırt demişiz, Avustralyalılar Yalnız Çam.

Bir başka fotoğrafta Gazimiz Ali Şahin, 1915’te savaştığı Anzak askeri Herald Edwars’la 1990’da kucaklaşıyor.

Bir Fransız zırhlısını kendi aklını kullanarak batıran, Çanakkale’nin Hacıömerdere köyünden Müstecip Onbaşı’nın torunları onun fotoğrafına sevgiyle bakıyorlar.

Bir başka fotoğrafta Mustafa Şefik Efendi’nin haritası var, anılarını temize çektiği defteri görülüyor. Mustafa Şefik Efendi, savaşa ‘tahrirat kâtibi’yken katılmış. Eline geçen kâğıt parçasına, sigara kâğıdına, mukavvaya, çuvala, kumaş üzerine yaşadıklarını not ediyor. Üstelik bir de Çanakkale Boğazı‘nın harita mühendisi kadar başarıyla haritasını çiziyor. Bu yazı parçalarının hepsini 1919’da temize çekiyor.

Çizmelerini sürekli sildiği için asker arasında adı Tozkonmaz Muhittin’e çıkıyor.

Tozkonmaz Muhittin, çarpışmalar sırasında bir şarapnelle arkadaşları ölürken o, üç gün toprak altında kalıyor. Herkes öldü biliyor ama üç gün sonra topraktan bir çizme çıkıyor. Onun Tozkonmaz Muhittin olduğunu anlıyorlar. Bu olaydan sonra uzun süre akıl hastanesinde sağaltım için tutuluyor.

Bizim Anzak koyuna benzeyen bir koyun fotoğrafları var. Birinde yüzyıl önce, asker dolu gemilerin körfezden çıkışı, ötekinde sabaha karşı lacivert mavi karışımı bir denize bakan Atatürk görülüyor.

1934’te çok bilinen mektubunda Atatürk’ümüzün şu sözleri her zaman yüreğimizi kabartacak bilgelikle söylenmiştir:

“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Çanakkale kahramanları için bir öğleden sonranızı Kültürpark’ta, Resim Heykel Müzesi’ndeki ÇANAKKALE DÜN BUGÜN sergisine ayırmaz mısınız? İnanıyorum ki içiniz dolu dolu ayrılacaksınız sergiden. Bu yurdu bize veren kahramanlarımız için değmez mi?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here