tarimsal-sulama
İzmirli çevreci avukatlardan Enis Dinçeroğlu, her iki düzenlemenin de iptali için Danıştay'da dava açtı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın, tarım alanlarıyla su havzaları için peş peşe yaptığı düzenlemelere çevrecilerden tepki geldi. İzmirli çevreci avukatlardan Enis Dinçeroğlu, her iki düzenlemenin de iptali için Danıştay’da dava açtı.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın su havzalarının daraltılıp, maden işletmeciliğine izin verilmesini sağlayan düzenlemesi 28 Ekim 2017’de yapıldı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da 24 Ocak 2018 tarihinde, ‘Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik’te değişiklik yaptı. Bu değişiklikle de tarım alanlarına termik santrallerin kurulmasına izin verilmesinin önünün açıldığı öne sürüldü. Tepki çeken her iki düzenlemeyle ilgili İzmirli çevreci avukatlardan Enis Dinçeroğlu, harekete geçti. Dinçeroğlu, düzenlemelerle ilgili yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’a dava açtı.

avukat

İZMİRLİNİN YAŞAMI TEHDİT ALTINDA

Su havzaları konusundaki düzenlemeyle ilgili açıklama yapan Avukat Enis Dinçeroğlu, Tahtalı Barajı örneği üzerinden, değişikliğin sakıncalarını anlattı. Dinçeroğlu, “Efemçukuru bölgesinde dağlardan gelen sular, Tahtalı Barajı’nda birikiyor ve İzmir kentinin içme suyu ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyor. Tahtalı Barajı’nın sularının geldiği Efemçukuru’nda 2011 yılından beri altın madeni işletiliyor. Bilirkişiler yerinden toprak ve su örnekleri alıyorlar ve başta arsenik, kadmiyum ve bakır olmak üzere ağır metalleri yoğun olarak saptıyorlar. Efemçukuru yükseltisindeki akarsular, İzmir’in su ihtiyacının karşılandığı Tahtalı Barajı, Seferihisar Barajı, Çatalca Göleti, Balçova Barajı ve Çamlı Barajı’nı besliyor. Dolayısıyla maden işletmesinden yayılan, arsenik, kükürt, çinko, demir, bakır, kurşun gibi toksik elementler, yüzey ile yeraltı sularına karışıyor. Bu kirli sularla kent halkı, doğrudan ve yetiştirilen gıdalar yoluyla yaşamsal risk altında kalıyor. İzmir’de yapılan analizlerde 20 noktadan 15’inde arsenik miktarının sınır değer olan 10 mikrogramın üzerinde olduğu tespit edildi” dedi.
Tarım alanlarına yönelik düzenlemeye de değinen Enis Dinçeroğlu, “Devletin arazi toplulaştırması yapma yetkisi bulunmasına rağmen, tarım alanlarında enerji ve ulaşım faaliyetinin yapılmasının önünün açılması için birinci sınıf tarım alanları korumadan çıkartılmıştır. Nitekim dava konusu yönetmeliğin birinci maddesindeki düzenleme, Anayasamızın 44., 45., 90. ve 124. maddelerine aykırıdır. Tarım alanları, bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar, enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri, kamu yararı kararı alınmış madencilik, petrol ve doğalgaz arama ve işletme faaliyetleri termik santral yatırımlar için kullanılabilecektir” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

loading-YouTube-player_zps9255a050
loading-YouTube-player_zps9255a050