Aralık ayının ikinci yarısı geldiğinde benim gözüm – kulağım TSYD ve İGC’ den gelecek “Yıl sonu buluşmaları”nın, yani baloların tarihindedir. Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi, bu yorucu, fakat o kadar da zevkli bir mesleğin güçlü dayanışma kurumları olan Türkiye Spor Yazarları ve İzmir Gazeteciler Cemiyetleri’nin düzenleyeceği “Cephede piknik” niteliğindeki geceler, eğlenmenin ötesinde bir başka anlam taşır. Eşlerimizle, çocuklarımızla oralarda tüm yılın yorgunluğunu atıp, ertesi sabah işlerimize ‘dopinglenmiş!’ olarak koşarız…
Geçen hafta TSYD’nin Çeşme’ deki buluşmasına da değinerek yazdığım köşe yazımın başlığı “En iyi ilaç Moraldir” şeklinde idi. Bu yazım için inanın çok sayıda samimi mesajlar aldım. Herkese teşekkür ediyorum…
Hemen itiraf etmem gerekiyor ki, İzmir’ in yetiştirdiği duayen turizm hocalarından ve gazeteci- yazar dostum Prof. Dr. Şadan Gökovalı’nın gönderdiği şu mesaj benim için çok değerli idi: “Ünal Tümin’ in olduğu yerde hareket vardır. Ancak bu güzel yazının başlığı ‘Cephede piknik’ olamaz mıydı?”
Meslek içinde dayanışma ve de tenkit denilen müessesenin asalet akan bu tarafını genç meslektaşlarıma aktarmayı bir görev biliyorum…
Evet, her sene aynı başlığı kullandığımdan mı nedir, değişik olsun diye “En iyi ilaç Moraldir” i seçmiştim… Değerli dostum Prof. Dr. Şadan Gökovalı’ nın bu nazik katkısına teşekkür ediyor, bu yazımın başlığını da İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ nin (İGC) bu gece Kuşadası Fantasia Otel’ de düzenlediği geceye atfen yukarıdaki gibi “CEPHEDE PİKNİK-2” olarak sizlerin beğenisine sunuyorum.

* * *
Bu gece ve yarın gece, İzmirli gazeteciler olarak karşı sulara bakıp, Ege’nin bir “barış denizi mi”, yoksa ABD’nin yeni “siyaset pazarlamacısı” patlak trampeti TRUMP’ ın peşine taktığı yaygaracı ve istilacı bir İsrail Başkanı’nın çığırtkanlığında tüm İslam ve Arap alemini “kaynar kazana” mı attığınıBM kararları doğrultusunda konuşmaya devam edeceğiz…
Çocuk ve insanlık düşmanı İsrail den sonra BAE Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zeyed’ in, Osmanlı Paşası Fahreddin Türkkan’ı hırsızlıkla suçlamasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Fahreddin Paşa Medine korumasını yaparken senin ecdadın neredeydi?” şeklinde kükremesi millet olarak içimizi rahatlattı!
Tabii ki, tarihçi turizm Prof’u sevgili Şadan Gökovalı’nın, hocası rahmetli Cevat Şakir Kabaağaçlı’ dan feyz aldığı için Kuşadası Fantasia Otel’ in bahçesindeki kumsaldan Ege Denizi’ ne ve de on iki adaya bakıp tartışacağımız çok konu olacak…
Bu arada Urla’daki yazlık komşularımdan sevgili Mümin Sertbaşı’nın da bana hatırlattığı gibi, İskele’deki Tanju Okan Parkı’ nın, aslına ve de günün mana ve ehemmiyetine binaen yenileneceği, Kum Denizimiz’den sonra İskele’deki pazaryerinin çok amaçlı olarak tanzim edileceğini de görüşüp daha sonra Belediye Başkanı Sibel Hanım’a görüşlerimizi ileteceğiz. Hatta Avustralya’ dan kati dönüş yapan gazeteci kardeşim Hulusi Şenel’ in de sürekli anlattığı Sidney’ deki benzer projeleri de gündeme alacağız.

* * *
İşte, gördüğünüz gibi biz gazetecilerin, balolarımız için neden “Cephede piknik” dediğimize sanırım sizler de aynı gözle bakarsınız.
Yanlış duymadı isem İGC yönetimi bu gece için 190, yarın gece için de 285 odayı biz gazeteciler ve eşleri için ayırtarak büyük bir birlik- beraberlik hizmeti sunacak. Başta Başkan Misket Dikmen olam üzere tüm yönetim kurulu üyelerine şimdiden “Allah yardımcınız olsun!” diyorum.
Geçmişte gerek İGC, gerekse TSYD’ nin İzmir ve Genel Merkez yönetimlerinde bulunduğum için bu kadar kalabalık bir camiaya en iyi hizmeti sunmak, üyeler ve eşleri ile tek tek ilgilenip gönül almak inanın çok büyük bir “gayret ve sabır” işidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here