cam-fistigi-rekoltesi
Çam fıstığındaki rekolte düşüklüğü, tezgahlardaki fiyatları artırdı.

Çam fıstığındaki rekolte düşüklüğü, tezgahlardaki fiyatları artırdı. Aktarlarda ve kuruyemişçilerde kilosu 350 TL’ye kadar çıkan çam fıstığı, marketlerde ise 450 TL’ye satılıyor. Fiyatın el yakmasının nedeni ise Türkiye’deki çam fıstığı üretiminin yüzde 80’inin yapıldığı İzmir’in Bergama ilçesindeki Kozak Yaylası’nda, fıstık çamlarının hastalık kapması. Bergama Ticaret Odası (BERTO) Başkanı Fikret Ürper, yaklaşık 10 sene önce yılda 1000- 1200 ton arasında üretim hacmi olan çam fıstığının, geçen yıl sadece 150- 200 ton arasında üretilebildiğini belirttti.

Geçen sene, 90- 100 TL bandındaki kilo fiyatlarıyla elindeki çam fıstığını satan üretici, bu sene rekoltedeki düşüklük nedeniyle kilo başına 180-200 TL arasında fiyat biçiyor. Bunun yansıması da kuruyemişçi ve aktar tezgahlarında görülüyor. Müşteriler, geçen sene kilosunu 200 TL’den aldıkları çam fıstığını, bu sene 300 TL’den bulurlarsa, kendilerini şanslı hissediyor. Marketlerde, genellikle 25 gramlık paketlerde satılan çam fıstıklarının fiyatları, kilo cinsinden oranlandığında 400- 450 TL’leri buluyor. Çeyrek altının 268 TL olduğu düşünüldüğünde, 1 kilo çam fıstığı almak isteyen bir kişi, çeyrek altın fiyatından en az 50 TL daha fazla ödemek zorunda kalıyor. Çam fıstığındaki fiyat artışının en önemli nedeni ise üretimin düşmesi. Türkiye’deki çam fıstığı üretiminin yüzde 80’ini üstlenen, dünyaca ünlü lezzete sahip olması nedeniyle coğrafi işaret almaya hak kazanan Bergama’nın Kozak Yaylası’ndaki çam fıstığı üretimi, ağır yara aldı. Yaklaşık 10 sene önce, yılda 1000- 1200 ton üretim hacmine sahipken, geçen sene 150- 200 tonluk üretim yapılabildiğini belirten Bergama Ticaret Odası Başkanı Fikret Ürper, bölgedeki fıstık çamlarında şu an ne olduğu tam olarak tespit edilemeyen bir hastalık bulunduğunu ve birçok üreticinin mağdur duruma düştüğünü söyledi.

Ürper, konu hakkında gerek üniversitelerin orman fakülteleriyle, gerekse devletin çeşitli kurumlarıyla görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Bir ‘çam fıstığı araştırma enstitüsü’ kurulması gerektiğini, bakanlıklar düzeyi de dahil olmak üzere ilgili tüm mercilere bildirdik. Çeşitli üniversitelerden, ağaçlarda ne gibi bir hastalık olduğunun belirlenmesi, nasıl çalışmalar yapılması gerektiği gibi konularda bilimsel destek istedik ama yapılan araştırmalar sonucunda maalesef net bir tespit yapılamadı. Üretimdeki bu düşüklüğün, böcek ya da mantar gibi etkenlerden ötürü ağaçlarda hastalık oluşmasından ya da ağaçların yaşlılığından kaynaklandığı gibi durumlar göz önünde bulunduruluyor ancak bunlar sadece birer tahmin” dedi. Ürper, hem üreticinin yüzünün gülmesi hem de vatandaşların rahatlıkla çam fıstığı alabilmesi için gerekli her türlü çalışmayı yaptıklarını sözlerine ekledi.

‘DEVLETİN DURUMA EL ATMASINI BEKLİYORUZ’

Kozak Yaylası‘nda bulunan Kırsal Yukarıbey Mahallesi Muhtarı Yusuf Doğan, hastalık nedeniyle kozalağın içerisinden çıkan künar sayısının azaldığını, çıkan künarların çoğunun da içerisinde fıstık barındırmadığını söyledi. Yaşanan süreci şaşkınlıkla izlediklerini belirten Doğan, 2008 yılından sonra hastalık yüzünden üretimin bıçak gibi kesildiğini belirterek, “Bu hastalık çam fıstığı üretimine resmen darbe vurdu, devletimizin bu konuya el atmasını bekliyoruz” dedi. Bölgedeki Kırsal Okçular Mahallesi Muhtarı Özcan Uzun ise, “Organ nakli yaptığımız şu dönemde bu hastalık nasıl tespit edilemiyor, anlamak mümkün değil” diye konuştu.

FAYDASI SAYMAKLA BİTMİYOR

Diyetisyen Derya Zünbülcan, çam fıstığının yüksek oranda lif, E, B1, B3, çinko ve potasyum içerdiğini, zengin içeriği sayesinde bağışıklık sistemini destekleyerek bedeni hastalıklara karşı koruduğunu söyledi. Çam fıstığının bahar yorgunluğuna karşı ilaç niteliğinde olduğunu vurgulayan Zünbülcan, şöyle konuştu: “Hava değişimi kaynaklı soğuk algınlığı, grip, nezle gibi rahatsızlıkların azaltılmasında etkilidir. Yüksek miktarda esansiyel mineral içerdiği için bal ile birlikte macun şeklinde tüketildiğinde bedeni kuvvetlendirir ve vücuttaki iltihabı azaltır. Sadece vitamin ve mineral değil aynı zamanda iyi yağların da güzel bir kaynağıdır. Kalp dostu olan tekli doymamış yağ sitlerinden zengindir. Kolesterolü düşürür, damar yapısını kuvvetlendirir ve böylece kalp hastalığı riskini azaltır. Tam bir magnezyum deposu olduğu için enerji düzeyini arttırır. ‘Gün içinde enerjim düşüyor, zor uyanıyorum’ diyen kişilerin ilk başvurması gereken besinler arasındadır. Harika bir enerji verici olduğu gibi vücutta onarıcı etkisi de vardır. Yaşlanmayı yavaşlatarak kırışıklarla savaşta etkilidir. Tüm bu faydaların yanında yüksek kalorili ve yağlı bir besindir. 100 gramında 673 kalori kalori içerir. Bu nedenle kilo problemi olan kişiler tarafından miktar kontrolü yapılarak tüketilmeli.” DHA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here