1994’de kurulan ve gelecek yıl 20. yılını kutlayacak olan Bilgi Üniversitesi İzmirli gazetecileri ağırladı. Üç kampüsü olan üniversitenin Haliç’in yanındaki santralistanbul Kampüsü’nde dolaştığımızda, ders saati dışında öğrencilerin bahçede güzel havanın tadınıçıkarttıklarını gördük. Sınıflardaki öğrenciler de projelerini hocalarına anlatmakla meşguldü. Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, kurucularının çoğu akademisyenlerden oluşan Bilgi Üniversitesi’nin evrensel hak ve özgürlüklere saygı; akademik özgürlük ve sorumluluk; araştırma ve öğretimin ayrılmazlığı; bağımsızlık ve özerklik; çoğulculuğa ve çeşitliliğe saygı; şeffaflık ve hesap verebilirlik; katılımcılık; toplumsal sorumluluk; uluslararasılık; yaşam boyu eğitime inanç değerlerini savunduğunu söyledi. Sarıcaoğlu, bu savunmayı eğitimde uygulamaya çalıştıklarını belirttiği konuşmasında, gazeteci arkadaşlarımızın sorusu üzerine,tümü önemli olan bu değerlerden şeffaflık ve hesap verebilirliğe bursluluk kapsamında dikkat çekti. Sarıcaoğlu, “Benim her zaman bir önerim oldu; her üniversite ÖSYM’nin dışında burs verdiği isimleri açıklasın. Madem şeffaflıktan bahsediyoruz. Yanına da kimin talebi üzerine verildiğini yazsın. Sistem ancak böyle düzelir çünkü üniversiteler ciddi baskı altında. Yerleştirmede benim aldığım telefonun haddi hesabı yok. Yapmazsanız tehdit ediliyorsunuz“ dedi. Dikkat çekici noktaysa, Rifat Sarıcaoğlu, bu tehdidin sadece hükümet yetkililerinden değil, her türlü partiye mensup belediyelerden de geldiğini söyledi. Türkiye’de burs dağılımının adil olmadığına dikkat çeken Sarıcaoğlu, geriye dönüp bakıldığında vakıf üniversitelerinde burslu alanların yüzde ellisinin maddi seviyesi yüksek kişilere verildiğinin görüldüğünü belirtti. Bu kişilerin özel okullarda okuyup özel dersler alan kişiler olduğuna dikkat çekti. “Oysaki başarının yanı sıra ihtiyacı olan kişilere burs verilmesi lazım“ dedi. Haklı değil mi?

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here