astrorji
Mimar- astrolog Gamze Güzen: Uluslararası ilişkilerde bir dönem kapanıyor.

1 Ocak 2018 tarihli, 00.00 saatli Dünya haritasını gazetemiz için yorumlayan mimar- astrolog Gamze Güzen: Uluslararası ilişkilerde bir dönem kapanıyor… Askeri alanlarda hayal kırıklıklarına işaret var… Sevgi, eğlence, çevre temalarının maalesef yine zarar alacağı görülüyor… Umutlarımızı bir başka bahara taşıyacağız gibi…

Asıl mesleği mimarlık olan ve halen aktif olarak çalışan Gamze Güzen, aynı zamanda diplomalı bir astrolog… Gökyüzündeki devinimlerin hayatlarımızı doğrudan etkilediğine inanan biri olarak kendisine merak ettiklerimi sordum…

En kısa tanımıyla astroloji nedir?

Kadim çağlarda ortaya çıkmış bir gökyüzü ilmidir. Bilimdir diyerek bir tartışma başlatmak istemiyorum, çünkü bazı şeyleri bugünkü koşullarla dahi ispat edebilmek mümkün görünmüyor. İnsan var olduğu andan itibaren gözünü gökyüzüne dikmiştir. Bilinmeyeni öğrenmek insanı daima cezbetmiştir. Bu nedenle de ulaşabildiklerini kanıtlayarak bilimi, ulaşamadıklarını da, ancak yorumlama ve anlamlar atama yoluyla, bilim diyemediğimiz ama aslında yaşamlarımızı etkilediğini gözlemleyebildiğimiz bazı ilimleri yaratmışlar. Daha detaylı bir tanımlamayla, astroloji, gezegen hareketlerinin binlerce yıllık ve ciltler dolusu kaydından yola çıkarak oluşturulmuş bir bilgi birikimidir. Yaşadığımız dünyada olayların gidişatını veya anın potansiyelini astroloğun yeteneğine bağlı olarak yorumlayabilmeyi, öngörebilmeyi sağlayan bir sanattır.

Geçmişte hangi medeniyetler tarafından kullanıldı?

Binlerce yıl önce dünyanın hangi kadim medeniyetinde olursa olsun gökyüzü alimleri, Güneş sistemimiz içinde yer alan ve o çağların koşullarına göre bilinen gezegen ve yıldızların gökyüzündeki konumları ve birbirleriyle ilişkilerini, yaptıkları açıları inceleyerek ortaya çıkan enerjinin Dünya’ya ve insanlar üzerine yansımalarını incelemişler. Sonuç olarak da birbirleriyle iletişimleri olmaksızın çok ilginç bir şekilde hepsi de bugün Zodyak dediğimiz yani gökyüzünü ifade eden bir çemberi, 12 dilimli bir evler sistemine dönüştürmüşler. Buradan yola çıkarak da olay anı haritaları oluşturmuş, aynı gezegenleri ve aşağı yukarı aynı yıldızları dikkate almış ve birbirlerinden yüzlerce, binlerce kilometre uzakta, diğerinin ne yaptığından habersiz, çok fazla ortak yaklaşım sergilemişlerdir. Farklı olan, burçları ve gezegenleri farklı bir sembolizma ile anlatmalarıdır. Astrolojiye aslında bir tür şifreleme çözümlemesi olarak da bakılabilir. Çünkü bu ilim tamamen semboller ve bunların bazı temel bilgiler ışığında yorumlanmasına dayanmaktadır. Astrolojiye kendi kültürlerinin adını veren en bilinen medeniyetler Çinliler, Hintliler, Aztekler ve Klasik Helenistik Astroloji’nin temelini atmış olan Yunanlardır. Daha sonra, Acem ve Arap astrologlar klasik astrolojiyi geliştirmişler. Bugün bildiğimiz ve yararlandığımız anlamda astrolojii, Mezopotamya’da ortaya çıkmıştır.

Yurtdışında ve Türkiye’de astroloji ile ilgili okul ya da bölümler var mı?

Amerika’da uzunca bir süredir diploma veren astroloji okulları var. Ülkemizde de yaklaşık 10-15 yıldır ciddi astroloji eğitimi ve bu alanda diploma veren, İSAR sınavlarına hazırlayan okullar var. Örneğin ben uluslararası yetkinlikte bir astrolog olan Öner Döşer’in öğrencisiyim. Diplomamı Astroloji Okulu’ndan aldığım gibi, sürekli kendimizi yenileyebildiğimiz kursları da bulunmakta.

Burçlar neyi ifade eder?

Burç dediğimiz olgu, bir sembolizmadır. Şöyle ki, gökyüzünün gördüğümüz bölümünü bir düzlem olarak kabul edersek ki, buna Zodyak dendiğinden söz etmiştim. Bu dairesel düzlem, herbiri 30’ar dereceden oluşan 12 dilime, diğer bir deyişle 12 eve bölünmüştür. İşte bu 30’ar derecelik gökyüzü çemberinde her bir ev, bir burca atanmıştır. Her bir eve denk gelen takımyıldızların oluşturduğu şekillerin, yeryüzünde aşina olduğumuz bazı yaratıklara veya efsanevi figürlere benzetilmesiyle de burçlar kuşağı oluşturulmuştur
Burçların neyi ifade ettiğine gelince, kadim astrologlar her yılın belli bir 30 derecelik dilimini insanların farklı davranışlarıyla ilişkilendirmiş, hangi mevsimin hangi ayına denk geliyorsa o mevsim özelliklerini, yeryüzünü oluşturan bazı elementleri, iki faklı cinsiyetin özelliklerini de katarak belli karakterleri temsil eden arketipler oluşturmuşlar. Aslında gerçekten inanılmaz bir sembolizm kurgusunun ürünüdür burçlar. Yine de astrolojide gezegenleri, açıları, sabit yıldızları, Ay düğümlerini işin içine katmadan doğru bir yorum yapmak mümkün olamaz. Ancak belli kişilik özelliklerinden söz etmek söz konusu olabilir. Bu nedenledir ki, kişinin kendine ait doğum haritasına bakmadan sadece Güneşinin hangi burca düştüğü üzerinden yorum yapmaya kalkışmak, dünyadaki milyarlarca insanı sadece 12 kalıp çerçevesinde anlamaya çalışmakla eşdeğerdir.

Gezegenler burçları nasıl etkiler?

Çok farklı şekillerde etkiler. Örneğin Satürn organizasyon yeteneğini, disiplini, kalıcılığı, ciddiyeti, sorumlulukları ve kısıtlanmayı temsil ederken; Jüpiter bolluğu, zenginliği, genişlemeyi, büyümeyi, neşeyi temsil eder. Gezegenlerin bir burçta hareketini değerlendirmeden önce, o gezegenin o burçta rahat edip etmediği, orada güçlü mü zayıf mı olduğu, kendi özelliklerini ne oranda ortaya koyabileceğine bakmak gerekir. Örneğin Satürn bu aralar ve bir süre daha Oğlak burcunda hareket edecek. Satürn Oğlak burcunun gezegenidir ve buradayken Satürn kişinin haritasında hangi evde hareket etmekteyse, o süre içinde kişinin o ev konuları hakkında ciddi sorumluluklar üstleneceğini, çok kalıcı ve verimli işler ortaya koyacağını, yüksek bir sorumluluk duygusuyla yorulsa da sonunda çok güzel ve anlamlı bir eser ortaya koyacağını anlatabilir. Ama aynı Satürn Yengeç burcunda zayıf olacaktır. Astroloji ne kehanettir, ne de medyumluk veya en basitinden faldır. Astroloji tamamen fiziksel ve matematiksel verilerin somut göstergelerinden yararlanarak henüz çözülememiş evrenin sırlarını ve gökyüzündeki sonsuz devinimin mesajlarını belli bir sembolizm çerçevesinde yorumlama sanatıdır.

Doğum günü ve saatine göre çıkarılan haritalar kişinin yaşamsal tavır ve kalitesini etkiler mi?

Zaten astrolojinin doğru şekilde kullanımı yaygınlaşırsa, insanların tavır ve yaşam kaliteleri mutlaka olumlu yönde evrilecektir. Örneğin doğum anımızda Zodyak’ta nasıl bir tablonun olduğu, bizim ileriki yaşamımızda nelerden heyecan duyacağımızı, bizi en mutlu eden konuların neler olacağını, yaşamımızdaki olası davranış kalıplarımızın nasıl olacağını, temel mücadele alanlarımızı anlamak mümkün. Hatta bir çocuğun hangi alanlara yönlendirildiğinde daha mutlu ve başarılı olabileceğini, kendi içsel güdülerinin onu ne şekilde baskılayabileceğini veya önünü açabileceğini rahatça öngörebiliriz. Örneğin iki farklı doğadaki çocuğa aynı ortamı sağlayalım, buna da aile diyelim, sosyal çevre diyelim, ikisine de aynı olanakları ve sevgiyi verelim, ikisi de farklı gelişmiyorlar mı? Doğası gereği bir kardeş aile baskısından kaçmayı seçerken, belki çok ağır psikolojik yüklerle hayata adım atarken, diğeri aileyi sahiplenip tüm sorumluluklarıyla kabullenmeyi seçebilir.

Ay ve güneş tutulmaları günlük hayatı etkiler mi?

Fiziksel çevremizde Ay, Dünyamızın uydusu olarak bize en büyük ve en hızlı hareket eden gök cismi olması vesilesiyle zaten gelgitlerin oluştuğunu, Dünyamız üzerindeki çekim gücünün değiştiğini gözlerimizle görüp, sonuçlarında fiziksel olarak etkilendiğimiz için bilmekteyiz. Ancak her birimizde nasıl bir psikolojik etki bıraktığı, her birimizi nasıl ve neden etkilediği somut olarak kanıtlanamamaktadır. Ancak astrolojik sembolizma bunu açıklayabilmektedir ve tutulmalar astrolojide çok önemli mesajlar barındırır.
Ay astrolojide duygularımızı temsil eder. En hızlı gezegen olması ve her bir burçta sadece yaklaşık 2.5 gün kalması nedeniyle çok farklı alanlarda ve farklı duygusal iniş çıkışlara maruz kalırız. Ayrıca herbirimizin de Ay’ın o sırada kişisel haritamızda hangi evi tetiklediğine ve yaptığı açılara bağlı olarak olaylara farklı doğada tepkiler vermemize neden olur. Ay tutulması zamanları, birer kapanış zamanlarıdır. Daha önce başlanmış işlerin, atılan adımların olgunlaştığı, meyvelerin toplandığı, gözlerimizin yeni adımlara, yeni hedeflere dikildiği veya bir iş sürecinde yeni bir etaba geçiş zamanlarıdır. Yeni Aylar, yani Güneş tutulmalarının olduğu dönemler ise yeni başlangıçlar, yeni atılımlar zamanıdır. Dolunaylar bir olgunluk, ağırbaşlılık, durup nefes almak ve yeniden enerji toplamak için arkaya yaslanma ihtiyacı duyduğumuz zamanlarken, yeni aylar toyluğu, başlangıçları, tohum atmayı temsil eder.

Dolunay gecelerinin şiddet duygularını tetiklediği hurafe mi?

En hassas olduğumuz dönemlerdir Ay’ın burç değiştirdiği veya tutulduğu zamanlar. Bu duygusal iniş çıkışlar her birimizi kişiliğimiz, doğamız ve olaylara tepki verme şeklimize bağlı olarak farklı etkiler. Dolayısıyla insanların normalden fazla tepki vermesi de olasıdır. Her insan her dolunayda şiddete eğilimli olmayacaktır elbette, ama ani tepkiler ve hızlı duygusal iniş çıkışlar, bazı yatkın kişilerin şiddet uygulamaya daha eğilimli hale gelmesine de neden olacaktır.

Astrologlara danışarak iş yaşamını planlayanlar var mı?

Tabii ki. Bu konuda insanlar bilinçlendikçe iş atılımları için doğru zamanları kullanmayı düşünebiliyorlar ve bunu bilmeyenlere göre stratejik olarak üstünlük elde edebiliyorlar. Tabii ki bu aslında tamamen kontrollü olmak demektir. Örneğin uygun bir zaman dilimi o kişinin her türlü riski alabileceği anlamına da gelmez. Çeşitli konular için doğru zamanlar hakkında danışmanlık alan kişiler bu tarihleri sorumsuzca kullanmaya kalkarsa tam tersi dönüşler almaları da mümkün olabilir. Dolayısıyla kişilerin doğaları, mücadele kabiliyetleri, sorumluluk anlayışları da burada önem kazanmakta. Bunu da haritalarından yola çıkarak kişilik analizi yoluyla kişiye güçlü ve zayıf yanlarını bilmesi, kendini bir gözden geçirmesi anlamında faydalı olabilmekte.

2018’de dünyada olası gelişmeler neler olacaktır?

Çıkarılacak ve üzerinde konuşulacak olan harita, 1 Ocak. 2018- 00.00 yani, yeni yıla giriş anı haritasıdır. Güneş ve yükseleni temsil eden Venüs’ün aile, vatan, topraklar, ataları temsil eden 4. Ev’de, öncü ve toprak elementi olan Oğlak’ta bulunması, bu yıl tüm dünyada vatan kavramına bakış, topraklar, ulusal hassasiyetler, gelenek ve kültürel farkların ön planda olacağı, bir dönem olacağının işaretini vermekte.
Ay’ın yeni yıla giriş anında 9. Ev’de olması uluslararası ilişkilerde bir dönemin kapanışını vurguluyor. Ülkelerin birbirleriyle daha önce olmadığı kadar farklı ilişkilere girmek isteyeceği, yani aslında uluslararası dengelerin yeniden kurgulanmaya çalışıldığı bir yıl olacak demek yanlış olmaz. Ayrıca dini ve felsefi düşüncelerde de klasik ve ileriye taşıyamayan bakış açılarının değişme zamanının geldiğini vurgulamakla birlikte, Ay’ın güçlü bir yerleşimde olmaması, bunun kolay olmayacağını, fakat yine de farklı bir dönem eşiğinde durduğumuzun işaretlerini vermekte.
Akrep’teki güçlü, ama bulunduğu ev konumu açısından zordaki Mars, çoğu ülke için askeri harcamaların artacağını gayri safi milli hasılaların, milli kaynakların, ulusal değer kayıplarının ön plana çıkabileceğini ve harcama ve maddi mücadelenin öyle ufak miktarlar olmayacağını gösteriyor. Ayrıca parasal hareketlerin hiçbir ülke için karlılık taşımayacağını, zaman zaman ciddi ülkesel kazanımların ve servetlerin elden çıkabileceğini işaret etmekte. Mars Jüpiter kavuşumu bu yıla damgasını vuracak gibi görünüyor, çünkü bu kavuşum hem 6. Ev’deki Neptün’e üçgen açı yapıyor, hem de umutlar ve şans evindeki Kuzey Ay Düğümü’ne kare açı yapıyor.
Meali; umut ve şansa güvenmenin önemini gösteren, onu hedeflememizi adeta işaret eden Kuzey Ay Düğümü’ne Mars-Jüpiter karesi, bu şansın ve umutların dikkate alınmayacağını gösterirken, Neptün üçgeni de yine askeri alanda hayal kırıklıklarını, Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan olma riskini işaret eden çok ciddi bir gösterge. Bu tüm dünya için geçerli bir öngörüdür. Dolayısıyla tüm dünya liderlerine sağduyu ve tolerans diliyorum.
Anın haritasında, iletişim evinde ve Oğlak’ta güçlü olan Satürn’ün Ay’la yaptığı karşıt açı, uluslararası sert söylemlerin devam edebileceğini, ama belki daha sorumlu ve daha az hasar veren nitelikte olabileceğine işaret ederken, genel anlamda bilgi dolaşımında kısıtlamalara neden olabilecek yeni düzenlemeler gelebileceğini, gazetecilik faaliyetleri, medya alanında engellerin devam edebileceğini, ve/veya bu alanda farklı organizasyonların ortaya çıkabileceğini, eski kurumların tartışılabileceğini gösteriyor.
Spekülasyonları, borsayı, riski, çocukları, sevgi ve eğlenceyi temsil eden 5. Ev’deki güney ay düğümünün 2. Ev’deki Mars’a kare açısı, bu yıl dünya borsalarında kayıplara yol açabileceğini, aşk, sevgi, eğlence, çevre temalarının maalesef yine zarar alacağını, bundan da en çok çocukların zarar göreceğini göstermekte.
Güzel yorumlar yapabilmeyi çok isterdim ama, ne yazık ki umutlarımızı bir başka bahara taşıyacağız gibi görünüyor.

Gamze Güzen kimdir?

1961 İstanbul doğumluyum. Orta okulu ve liseyi TED Ankara Koleji’nde tamamladıktan 1983’te mimar oldum, yine bir mimarla evlendim ve İstanbul’a taşındım. 1986 doğumlu bir kızım var. Uzun yıllar kendi ofisimizde serbest mimarlık yaptıktan sonra 2007 yılından itibaren çeşitli firmalarda proje koordinatörlüğü yaptım. Libya ve Azerbaycan’da, Ankara, İstanbul ve İzmir de pek çok projede çalıştıktan sonra 2013 yılında başlayarak Astroloji okulunda temel, orta ve ileri seviye eğitimlerini ve Horary Astrolojisi’ni tamamlayarak diplomamı aldım. Halen aktif olarak çalışmakta, bir yandan da astrolojiyle uğraşmaktayım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here