MANİSA 1’inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası’nda (Batı Kışla), geçen 23 Mayıs’ta 722 askerin yemekten zehirlenmesi, 1 askerin de hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmayı tamamlayan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı,  aralarında kışlaya yemek temin eden Rota yemek firması çalışanları ve askeri birliğin mutfak ve yemekhanesinden sorumlu muvazzaf askerlerin de bulunduğu 35 kişi hakkında toplam 86 sayfalık iddianame hazırladı.

İddianamedeki raporlarda, hindi etinde bakteri tespit edildiği, etin 4 derecede uygun ortamda bekletilmesi gerekirken, 27 saat bekletildikten sonra yemeğin yapıldığı ifade edildi. İddianameyi kabul eden Manisa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu 7 sağının tahliyesine karar verdi. Bu kararla davada tutuklu sanık kalmadı.

Manisa’daki Albay Arif Seyhun Kışlası’nda geçen 23 Mayıs’ta 722 askerin yemekten zehirlenmesi, 1 askerin de hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede 28 kişinin ‘taksirle ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olmak’ suçundan 15 yıla kadar, 7 kişinin de ‘görevi ihmal’ suçundan 2 yıla kadar hapis ile cezalandırılması istendi. Zehirlenen 722 askerin ‘müşteki’ olarak yer aldığı iddianamede, hayatını kaybeden er Hüsnü Özel’in kesin ölüm sebebinin gıda zehirlenmesi olduğu, hem yemeklerde kullanılan malzemenin hem de suyun sorunlu olduğunun tespit edildiği belirtildi. İddianamede Adli Tıp Kurumu ve çeşitli kurumların hazırladığı raporlara da yer verildi.

HİNDİ ETİNDE 3 BAKTERİ BULUNDU

İddianamede yer alan, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ege Ordusu Gıda Kontrol Müfreze Komutanlığı’nın 29 Mayıs tarihli mikrobiyolojik gıda analiz raporunda, askerlerin yemekte yedikten sonra besin zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı hindi etinde, salmonella, E.Coli ve koliform bakterileri bulunduğu belirtildi. Raporda, askeriyeye dağıtılan salçalı spagettiye ait inceleme raporunda salmonella, koagülaz pozitif stafilakok, E.Coli ve koliform bakterilerinin tespit edildiğine de dikkat çekildi.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun askeri birliklerde gözlemlenen gıda zehirlenmelerine ilişkin hazırladığı raporda, gıdalarda salmonella suşları bulunduğuna, dışkı örneklerinde enteropatojenik (EPEC) tespit edildiğine ve gıdaların hijyen koşullarına uygun olmadığına yer verildi.

BAKTERİLİ SU

İddianameye konu olan raporlarda Manisa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü Halk Sağlığı Laboratuvarları’nın incelediği çeşme suyu örneklerinin sonuçlarına da yer verildi. Batı Kışla Su Deposu ile çeşmelerden alınan su örneklerinin İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğe göre incelendiği ve sularda koliform bakteriye rastlandığı, bu yüzden askeriyenin içme suyunun da yönetmeliğe uygun olmadığı belirtildi.

HİNDİ ETİNİ 27 SAAT DIŞARIDA BEKLETMİŞLER

İddianamede askerlerin zehirlendiği hindi etinin soğuk hava deposundan çıkarılma ve tüketilme süreçlerinin de usullere uygun olmadığı kaydedildi. Askeriyenin mutfağındaki kamera kayıtları ve yemek hazırlanma süreçlerinin incelendiğin ifade edildiği bir raporda, hindi etinin 22 Mayıs’ta soğuk hava deposundan çıkarıldığı, etin 4 derecede uygun sürede çözülmesi gerekirken, sıcak sudan geçirildiği ve oda sıcaklığı ortamında bekletildiği belirtildi. Teftiş raporunda ayrıca zehirlenmeye neden olan hindi etinin, soğuk hava deposundan çıkarıldıktan 27 saat sonra yemeğinin yapıldığı ve askerlere servis edildiği; bu durumun çözdürme ile muhafaza işlemlerine uygun olmadığı açıklandı.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda ise hindi etinin 7 saat boyunca su içerisinde bekletilip çözdürülmeye çalışıldığı ve kırmızı et ile aynı kıyma makinesinde parçalandığı ifade edildi. Ayrıca İzmir İl Gıda Kontrol Laboratuvarı’nın analizleri sonucu, yine Manisa’da 16 ve 17 Haziran’da besin zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan askerlerin yedikleri kadınbudu köfte, domates çorbası, kabak dolması ve ezogelin çorbasında ballicuscereus bakterisinin tespit edildiği de belirtildi.

“ÖLÜM NEDENİ BESİN ZEHİRLENMESİ”

Er Hüsnü Özel’in 23 Mayıs’ta yedikleri yemekten rahatsızlanması üzerine askeri birlikteki revire götürüldüğü ve aynı gün hastaneye kaldırıldığı, rutin tedavisinin ardından taburcu edildiği ve 25 Kasım gecesi kışlada kendisinden nabız alınamadığı, saat 01.03’te Merkezefendi Devlet Hastanesi’ne ölü olarak giriş yaptığı da iddianemede vurgulandı.

İzmir Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporunda Er Hüsnü Özel’in kan kültüründe ‘Staphylococcushominis’, beyin ve sağ ile sol akciğer sürüntü kültürlerinde ‘Enterobactercloacae’ bakterileri ürediğine dikkat çekilip, “Er Hüsnü Özel’in besin zehirlenmesi dışında herhangi bir etkenle zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, askerin ölüm etkeninin kesin olarak tespit edilemeyen besin zehirlenmesi ve gelişen komplikasyon sonucu meydana geldiği oy birliğiyle kabul edildi” denildi.

‘İHMAL OLABİLİR’

İdidanamedeki, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından oluşturulan heyetin raporunda ise Er Hüsnü Özel’in ölümünün gıda enfeksiyonuna bağlı olduğu ifade edilirken, hastane acil servisinde kendisini tedavi eden doktorun ihmali olabileceği belirtildi. Raporda, şu ifadeler yer aldı:

“Ölen askerin kışlada, genç yaşta olması, kronik hastalığı olmayan, eğitimlere katılabilecek durumda, sağlık yeterliliğine sahip olduğu, yapılan muayenelerce tespit edilmiştir. Ayrıca askerlik ve askerlik sırasındaki eğitim belli bir fiziksel kapasiteye sahip olmayı gerektirir. Bu yeterliliğe sahip kimselerin dış etkenler tarafından müdahale edilmedikçe bu şekilde ani bir ölüm gerçekleşmesi mümkün değildir. Şahsın ölüm zamanı gıda zehirlenmesinin olduğu bir dönemde meydana gelmesi ve kendisinin de buna maruz kalması, ayrıca otopside kan ve doku örneklerinin mikrobiyolojik analizinde stafikokushominus, enterobakterclocac bulunması, askerin ölümünde bir gıda enfeksiyonuna bağlı olduğuna kanaat edilmiştir. Ancak acilde ilk muayeneyi yapan ve biyokimyasal tahlilleri alan, tedavisini ve takibini yapan hekimin kusurlu olduğu konusunda (acilde bekletilme süresi, lenfopeni ve diğer vital bulgular göz önüne alınıp genel durum düzeldikten sonra mı bırakılmış, vital durumla taburcu arasında nasıl bir değişme olup olmadığı) şüpheler taşımaktadır. Ayrıca ölen askerin otopsi sonucunda her ne kadar gıda ve diğer insanlarda görülen bakterilerin olmayıp çevrede ve toprakta oluşabilecek mikropların kanda ve dokuda görülmesi, ayrıca akciğerde antrakoz görüntüsü olması, askerin iki defa enfeksiyon nedeniyle antibiyotikli tedavi görmesi ölen askerde bağışıklık sisteminin düşüklüğünü göstermektedir. Ayrıca alveollerin dolu olması şahısta viral solunum yolu enfeksiyonu da olduğuna kanıt olarak düşünülebilir. Ancak bağışıklık düşüklüğü, gıda zehirlenmesinin esas nedeni olmayıp bağışıklık sistemi düşüklüğüyle birlikte bu ölümün meydana geldiği kanaatindeyiz.”

TUTUKLU SANIK KALMADI

Manisa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti. Hazırlanan tensip zaptıyla, tutuklu bulunan 7 sanığın tahliyesine karar verildi. Bu kararla davada tutuklu sanık kalmazken, ilk duruşmanın 24 Nisan 2018’de yapılacağı belirtildi.

ROTA’YA İHALE YASAĞI GELDİ

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer de, Maliye Bakanlığı’nın ROTA yemek şirketinin verdiği yemekten dolayı personelinin zehirlenmesiyle ilgili açtığı davanın sonuçlandığını duyurdu. ROTA şirketine ihale yasağı geldiğini ve kararın dünkü Resmi Gazete’de yayımlandığını kaydeden Biçer, askeriyeye de örnek olmasını istedi.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here