Milyonlarca hayranı bulunan “yarı insan-yarı robot” RoboCop‘u çizerek dünya çapında üne kavuşan Türk sanatçı Korkut Öztekin, Yeni Zelandalı Brent Williams‘ın kendi hayatından uyarladığı depresyon ve anksiyete öyküsü “Out of the Woods” ile yine dünya listelerinde.

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Grafik Tasarımı Anasanat Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ö. Ü. Korkut Öztekin, Yeni Zelandalı Brent Williams’ın kendi hayatından uyarladığı depresyon ve anksiyete öyküsü “Ormandan Çıkış” (Out of the Woods) ile Türk okuru ile buluşuyor. Suluboya tekniğiyle 3 yıllık bir çalışmayla tamamlanan kitap, yayınlandığı ülkelerde ve e-ticaret platformlarında yoğun ilgi görürken Londra’daki Çizgi Roman ve Karikatür Müzesi’nin arşivine girmeye de hak kazandı.
Kendisine internet üzerinden ulaşan Brent Williams’ın depresyonla ilgili yazdığı kitap için çizim yapmasını teklif ettiğini anlatan Öztekin, “Çizimlerini yaptığım kitap geçtiğimiz yıl 27 Eylül’de Yeni Zelanda’da çıkış yaptı. Pek çok ülkede de satışa sunuldu. Kitap ‘Ormandan Çıkış’ adıyla artık kendi ülkemde de raflardaki yerini aldı” diye konuştu. TUDEM Yayın Grubu’nun Desen Yayınları etiketiyle dün (17 Eylül 2018) itibariyle satışa sunduğu ‘Ormandan Çıkış’ kitabının çizeri Korkut Öztekin ile kitabın hazırlanış öyküsünü ve yeni projelerini konuştuk.

Brent Williams ile yolunuz nasıl kesişti?

Beni internette bulunan sanatçı portallarındaki eserlerimden buldu. Çoğu genç sanatçı profesyonellerle bu portallar sayesinde tanışır. Benim çalışmalarımı görmüş. Brent yeni Zelandalı bir insan hakları avukatı. Asılda hukukçu. Uzmanlık alanı ise parçalanmış ailelerde ortada kalmış çocukların haklarını korumak. Bu projede birlikte çalışabileceği bir sanatçı arayışı içindeymiş. Yakın çevresine bakmış onu tatmin eden, metni doğru anlayabileceğini düşündüğü insanlarla karşılaşmamış. Sonra internette arayışa girmiş. Benim galerimde bulunan bir çalışma onu çok etkilemiş ve benimle irtibata geçmeye karar vermiş. Birgün Brent’ten bir e-mail aldım. Açıkçası ben böyle mailleri çok alırım. Hepsini ciddiye alıp cevap vermeye çalışırım. Dünyanın her yerinden projesi olan insanlar bana bir şekilde ulaşırlar.

Projede yer almaya nasıl karar verdiniz?

Brent önce senaryosunu yolladı bana. Açıkçası senaryosu çizgi romana çok uygun değildi. Çizgi roman senaryosunun metodolojisi farklıdır. Buna rağmen ilginç buldum. Her şeyden önce konu çok değerli bir konuydu. Başka bir dünyada, dünyanın en iyi 15 ülkesinden biri olarak kabul edilen, gelişmiş bir ekonomi ve kültürel sisteme sahip olan bir ülkede bir insanı deprasyon üzerine yazmaya iten sebeplerin ne olduğunu, onu motive eden kültürel mekanizmaların ne olduğunu merak ettiğim için bu işi yapmaya karar verdim.

Kitapta yer alan metin size gelen ilk metin değil sanırım.

Evet bana gelen ilk metin değil. Brent’e bir takım çizgi roman senaryosu örnekleri gönderdim. Senaryoyu yeni baştan kaleme alması gerektiğini söyledim. Brent böyle bir işe girişince aslında senaryoyu da yeni baştan yazmak zorunda kaldı. Bunu yaparken de pek çok şeyi değiştirdi. Ben de çizerken pekçok şeyi değiştirdim. Çünkü hem göstergebilimsel hem de öyküleme bakımından bazı şeylerin kolay anlaşılır olması gerekiyordu. Bazen kestirme bazen dolaylı yollara gidilmesi gerekiyordu. Benim çizdiklerim de nihai olmadı. Daha sonra belli paneller üzerinde türlü türlü elemelere gittik. Tıpkı bir film prodüksiyonu yapar gibi. Sayfaların yeri değişti, bazı paleller çıktı, bazıları büyüdü, bazıları küçüldü. Ama netice itibariyle ikimizde üç aşağı beş yukarı bu metni oluşturmakta katkıda bulunduk.

Çizimlerin tamamlanması ne kadar sürdü?

İlk başta 6 ay içinde bitirmeyi planlamıştık. Ama bu işin altı ayda bitmesi mümkün değildi. Proje elime geldiğinde Robocop‘u yeni tamamlamıştım. Kitap turları vardı. 3 ay izin istedim. Sonra yavaş yavaş hızımızı artırdık. Açıkçası ben kolay kolay yutamayacağım bir lokmayı ağzıma almıştım. Bu projeyi sulu boya olarak yapmaya karar verdim ve bu ister istemez süreyi uzattı. Brent’in kafasında net bir üslup yoktu. Yapmaya çalıştığım şey depresyondaki bir insanın vizyonunu tarif edecek renk ve biçim skalasını kullanmaktı. Bizim kahramanımız iyileşmek için mücadele eden ve hayatında işlevsel olmak adına türlü gel gitler yaşayan bir adam. Netice itibariyle bu gel gitleri tarif etmek içinde üslubumu bazen eskizvari, isteksiz tembel görünüşlü bir tasarım anlayışından, bazen çok canlı, detaylı ve oldukça tanımlayıcı görsellik anlayışına doğru hızlı yolculuklar yapacak bir biçimde esnek biçimde uyguladım. Sırf bu kitap için farklı bir üslup geliştirdim. Bunu kurgulamamız da biraz zaman aldı. Sonra 2015’in Ekim ayında annem rahatsızlandı. Ani bir beyin tümörü operasyonu geçirdi. Operasyon beklenildiği gibi gitmedi ve ardından peş peşe 12 operasyon daha geçirdi. 14 ay hastanede kaldı. 1 yıla yakın süre bilinci kapalıydı. Bu süre de çalışma tempomu etkiledi. Bu zaman zarfında ilk çocuğum dünyaya geldi. Nereden baksak 3 yıl içinde tamamlanan bir kitap oldu.

Kitabın içeriği hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Bu bir öz yaşam öyküsü. Oldukça ilginç bir hikaye. Burada sadece bir gölgesini görüyoruz. İnsanlar mahrem şeyleri çalkantılı olayları okumayı severler. Gerçekten önemsedikleri için değil sadece sansasyon sevdiğimiz için böyle. Brent kendi ailesine ait sırları açıklarken aslında çok ketum davranıyor. Çok minimalist davranıyor. Aslında odaklanmaya çalıştığı şey ‘evet ben deprasyondayım ve bu deprasyondan kurtulmak için hayatımı yeniden yazmam gerekiyor’ fikri. Brent son derece başarılı bir avukat. 5 çocuğu var. Toplumda saygın bir statüye sahip. 40’lı yaşlarının sonunda ailesini terk ediyor. Bir koya yerleşiyor. Tek başına yaşamaya başlıyor. Bu süre içinde de major deprasyon geçirdiğini keşfediyor. Bu rahatsızlığından kurtulmak için de hayatı boyunca türlü arayışlara giriyor. Bu kitap birebir Brent’in depresyondan nasıl kurtulduğunu anlatıyor.

Kitaptaki hikaye sizi nasıl etkiledi?

Hayatımın o kadar zor bir döneminde o kadar zor bir hikayeydi ki. Siz çizer olarak içinizdeki melankoliyi aşmak için çalışırsınız. Bu yüzden sanatla uğraşırsınız. O bir çeşit gündüz düşü görmektir. Bir insanın doyasıya yaşamak isteyip de bir türlü beceremediği, bunun için verdiği mücadelenin, savaşın hikayesini görselleştirmeye çalışmak işkence gibi birşeydi. Ama ben kendi adıma bu işkencenin üstesinden geldiğimi düşünüyorum. Bundan sonra planladığım her şeyi yapabileceğime kanaat getirdim. Benim için artık gökyüzü limit.

Üzerinde çalıştığınız yeni bir proje var mı?

Şuan kendi çizgi romanımın çizimlerine devam ediyorum. 2019 sonuna yetiştirmeye çalışıyorum. 16 yüzyılda Doğu Avrupa’da ve Osmanlı’da geçen fantastik bir öykü. Artık hem yazan hem çizen olmak istiyorum.

“Bu bir varoluş gayesi”

Hayatım boyunca hep çizgi romanla uğraşmak istedim. Bu bir varoluş gayesi oldu ben için. Hayatta bazı şeyler şanstır, doğru karşılaşmalardır. Levent Cantekin’in başını çektiği bir çizer grubuyla 2003’te Deli Gücü albümlerini çizmeye başladık. 2011’de çıkan son albümün internette yayılmasıyla benim uluslararası çizerlik kariyerim Zifirname için o çizgi hikayeyi çizmeseydim Robocop da Ormandan Çıkış da olmayabilirdi.

 

Korkut Öztekin kimdir?

1976’da İzmir’de dünyaya geldi. İzmir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi‘nden 1994’te mezun oldu. 2001’de başarı bursuyla okuduğu Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nü bitirdi. “Çizgi Romanın Grafik Tasarıma Etkisi” konulu yüksek lisans çalışmasını 2005’te; “Bir Kültürel Direniş Aracı Olarak Japon Grafik Romanı Manga’nın İncelenmesi” konulu sanatta yeterlilik çalışmasını 2008’de tamamladı. Bu zaman zarfında türlü edebiyat illüstrasyonlarına ve kitap kapaklarına imza atan Öztekin, 2006 ve 2007 yılları arasında Grafik Tasarım dergisinde editörlük, söyleşi yazarlığı ve başyazarlık yaptı. Korkut Öztekin, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve sanatsal çalışmalarına devam etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here