Bursa’da “tavuk gribi”, Ankara da “nezle salgını var”mış…
Türkiye alarmda!
Bursa’da tavuk gribinin telaşı bitmeden, Bursaspor’un Türkiye Kupasını Galatasaray’a kaptırması sokakları karıştırdı…
Gençler sokaklar da isyan da! Neden? Çünkü “kaçan balık” büyüktü…
Ak Saray’da Cumhurbaşkanı ve de Başbakan meydanlarda seçim öncesindeki son iki güne “yorgun ve bitkin” giriyor!
Yani, “siyasi nezle” kol geziyor; Türkiye siyaseten hapşırıyor!
Oysaki ülkede “sağlığımız da sağlıksız” diyenler var; Beyaz önlüklüler, sokaklarda önce can güvenliği ve de sağlıklı bir sağlık politikası istiyor… Çünkü yaralı doktor, hemşireler var…
Kısacası gözlerinde “tavuk karası” olmayanlar, “3-S” , yani “Siyaset, Spor ve Sağlık” politikalarını eleştiriliyor…
Atatürk ün gençlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nde gençlik de, geleceğinden endişeli… Çünkü, eğitim sistemi, acemi bir antrenörün elindeki futbol takımı gibi her yıl, “5+3+3”ten, “olmadı baştan” denilerek “4+4+4″e geçiyor; Ama olmuyor, olmuyor…
Gençler sokaklarda, çünkü Türkiye’deki işsiz sayısı gençlere de sıçradı…
Anneler, babalar, eşler, çocuklar endişeli!
Türkiye, 2 gün sonra bu ve bunun yanı sıra “dağ gibi” birikmiş sorununu çözmek için “tek çare” olarak gördüğü 7 Haziran Genel Seçimleri’ ne liderlerin vaatleri ile “yay” misali gerilmiş olarak giriyor…
Liderler bunun farkında! İşsizlik, yoksulluk, açlık, hırsızlık, yolsuzluk, tedbirsizlik, terbiyesizlik, vurdum duymazlık her gün gazete manşetlerinde onlarının da gözlerinin tam ortasına “keskin bıçak” gibi batıyor da batıyor…
İktidar, muhalefetin ağır eleştirileri karşısında mum gibi eriyor! Kan değil “oy kaybı” Ak Saray’ı harekete geçirip Sayın Cumhurbaşkanımızı da rahatsız etmiş olmalı ki, O da, meydan meydan dolanıp AKP’ye, güya çaktırmadan oy istiyor…
Muhalefet liderleri, özellikle “gençlerin haykırışlarını” çok iyi tespit etmiş olmalı ki, “Açlık, yoksulluk, adam sendecilik” gibi faktörlere bir de “gençleri” ekleyip, onlara göre “özgürlük, endişesiz bir gelecek, diplomaları karşılığında iş imkanı” projeleri sunuyor…
Nedeni basit; Atatürk’ün en kıymetli hazinesi olan “Cumhuriyetimizi” emanet ettiği gençlerden tam 1 milyon103 bin 258’i ,7 Haziran Pazar günü, 18 yaşını doldurmuş olmanın coşkusu içinde sandığa koşacak… Başta CHP olmak üzere, diğer partilerimiz neden bu geleceğimizin teminatı olan gençlerimize koşmasın, neden onları bu memleketin parlamentosuna sahip çıkmaya çağırmasın değil mi?
Gençlik ve de onlara güvenenler bu gerçeğe parmak basıp, medya organlarında bunun hesabını yaparken, bazıları da gazetelerin manşetlerine yansıyan “Saray kavgalarına” girişmiş vaziyette…
Baksanız ya, basında çıkan şu kavgaya; Erdoğancılar “Benim Sarayım en büyük!” derken, Hoca Efendi’nin Pensilvanya’daki sarayının bundan daha büyük olduğunu savunanlar “çocuklar” gibi, bir “büyüklük savaşına” girmişler… Öyle diyor gazetenin manşeti!
Bakalım bizim “siyasetin ütücüsü” ne diyecek?

ÜTÜCÜ
Bir zamanlar mizahımızı yöneten, hatta siyasete soyunan sanatçı Levent Kırca, televizyonlardaki sevilen parodilerini açıp- kaparken, belki de bu seçimleri düşünerek ne güzel de şu müzikli uyarıyı yapmıştı;
“Aç gözünü seyret tekrarı yok bunun
işimiz muhabbet efkarı yok bunun
arada bir dilimiz sürçer ise affola
tutmasını biliriz de kemiği yok bunun
olacak olacak olacak o kadar
olacak olacak olacak o kadar.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here