Mahmut Eskiyörük: İthalatı durdurun


Pin It

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük: İthalatla günü kurtarıp tüketiciyi korumaya çalışırken Türk çiftçisini üretemez hale getirmeyin.

Röportaj / Engin YAVUZ

Çiftçimiz rastgele üretim yapıyor. Zarar ediyor ama başka bir meslek seçme şansı da olmadığı için banka kredisiyle üretimini devam ettirmeye çalışıyor.

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, Türk çiftçisini korumanın tek yolunun ithalatı durdurmak olduğunu söyledi. Eskiyörük, “ İthalatla günü kurtarıp tüketiciyi koruyacağız derken üreticimiz üretemez hale gelir, yarınlarımızı yok ederiz. İthalat derhal yasaklanmalı” dedi.
Türkiye’nin geleceğinin tarım olduğunu söyleyen Eskiyörük ”Türkiye bir tarım ülkesidir. Bugün topraklarımız iyi kullanılsa 200 milyon nüfusu besleyebilecek potansiyele sahibiz. Ancak, şu anda 80 milyon nüfusla birçok tarım ürününü ithal ediyoruz. Bu Türkiye’nin ayıbıdır.”
TIRE05

PLANSIZ ÜRETİM

Türkiye’yi ithalata mahkum eden ana faktörün plansız üretim olduğunu belirten Eskiyörük şöyle konuştu:
“ Çiftçimiz rastgele üretim yapıyor. Bir ürün yeterinden fazla üretildiyse, biz bunu tüketmez ve ihraç edemezsek ürün para etmiyor, üretici mağdur oluyor. Zarar ediyor ama başka bir meslek seçme şansı da olmadığı için banka kredisiyle üretimini devam ettirmeye çalışıyor. Sonraki yıl kazancı artsa bile artık o kazandığı para, bankaların faizine gidiyor. Eğer ürün eksik üretilirse o zaman da piyasada fiyatlar yükseliyor, bu kez de tüketici mağdur oluyor. Tüketiciyi korumak için ithalat yapılıyor, milli ekonomimiz zarar görüyor. İthal edilen ürün nedeniyle fiyatlardan tatmin olamayan üretici, yine eksik üretiyor ve tekrar ithalat yapılıyor ve süreklilik kazanıyor. Kısır bir döngü içine giriyoruz. Böylece kendi üreticimizi fakirleştirerek üretimden uzaklaştırıyoruz. Bu işten karlı çıkan yabancı çiftçiler ve ithalat şirketleri oluyor. Bu kısır döngüden kurtulmanın yolunun bir an önce ‘İthalatı Durdurmak’ olduğunu savunuyorum. Zira, ithalatı durdurduğunuzda kısa süreli fiyatlar yükselebilir. Bırakın kısa bir süreliğine pahalıya ürün alalım ve az tüketelim. Tüketiciler olarak geleceğimizi kurtarmak için şuan bir süreliğine mağdur olalım. Kısa süre içinde üretici, o ürünün pazar değeri arttığı için üretimini arttırır ve yeterlilik sağlanarak fiyatlar normale dönüşür. Üreticiyi korumadan, tüketiciyi koruyamazsınız.”

TIRE07

ET EKSİKLİĞİNİN SEBEBİ HOLSTEİN

Holstein ırkının dünyanın en az et, en fazla süt verimine sahip ırklarından olduğunu belirten Eskiyörük, “Holstein ırkı inek yıllık 30 kişinin süt, 15 kişinin ise et ihtiyacını karşılıyor. Avrupa’da domuz eti de tüketildiği için Holstein ırkından kaynaklanan et açığı domuz etiyle kapatılıyor. Ancak bizim koşullarımıza uymadığı için sütte fazlalığımız, ette ise eksiğimiz var. Yıllar önce çiftlikler sadece süt ırkı olan Holstein yerine, hem et hem de süt verimi dengeli olan Simmental-Montofon gibi ırklar veya melezleri ile kurulsaydı bugün bu sorunları ve kayıpları yaşamazdı” dedi.

ÇÖZÜM KOOPERATİFLEŞME

Tarımda sorunların doğru bir destekleme politikası ile çözülebileceğini belirten Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük şunları ekledi:
“ Ben, çiftçiye para veren değil, para kazandıran Tarım Bakanlığı istiyorum. Kaynakları doğru kullanarak kooperatifleşmeyi geliştirip üretim planlamasıyla ithalattan kurtulup ihracat yapan bir Türkiye yaratabiliriz. Öncelikle kooperatifleşmeyi geliştirip kayıt dışılığı ortadan kaldırarak neyi, ne kadar ürettiğimizi bilmeliyiz. Sonra ülkemizin hangi ürüne ne kadar ihtiyacı var ve hangi ürünlere dış pazarda talep olduğunu tespit etmeliyiz. Destekleme primlerini önceden açıklayıp, ihtiyaç olan ürüne göre yükseltip veya eksilterek çiftçimizi yönlendirmeliyiz. İşte o zaman piyasa düzeni sağlanır ve ihracat yaparak kalkınırız.”

EN DOĞRU YÖNTEM

Türkiye’de maliyetlerin düşürülmesi, planlamanın yapılabilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi, gıda güvenliğinin sağlanması, tüketici ve üreticinin korunması gibi tüm yapısal sorunların çözümünün kooperatifleşme olduğunun altını çizen Eskiyörük şunları söyledi:
“Dünyaya baktığınızda; Kooperatifçilik bir ülkede ne kadar gelişmişse, tarım da o kadar gelişmiştir. Bu durum, kooperatifleşmenin doğru bir yöntem olduğunun somut kanıtıdır. Örneğin, Yeni Zelanda hayvancılıkta dünya lideri olmuş durumda. Sistemlerini incelerseniz yüzde 95 oranında kooperatifleştiklerini görürsünüz. Ayrıca, dünyanın en kapitalist ülkelerinde kooperatifçilik önemseniyor, ancak Türkiye’de üreticiyi sömürenler köylümüzü “Kooperatifçilik, komünistliktir” diye korkutmuşlar. Bunun üzerine başarısız örnekler de eklenince Kooperatifçilikle ilgili kötü bir imaj yaratılmıştır. Ancak Dünya ülkeleri, artık şirket tarımcılığından vazgeçti. Çünkü şirketler maliyet hesabı yapıyor. Para kazanırsa üretime devam ediyor, kazanmıyorsa işletmeyi kapatıyor. Bu durum gelecekte açlığa neden olabilir. Ama benim köylüm için üretim, bir yaşam biçimidir. Ne kadar sıkıntı çekse de, kazanamasa da üretime devam eder. Küçük aile işletmeleri sayesinde bir anlamda toplumun beslenmesi güvence altına alınıyor. Birleşmiş Milletler bu yüzden 2014’ü aile işletmeciliği yılı ilan etti. Dünyanın sonuç alamayıp bıraktığı şirket tarımcılığı ve ölçek ekonomisi anlayışının, Türkiye’de hala savunulmasına anlam veremiyorum. Türkiye şartlarında 10 sağmal ineği olan köylümüz iyi bir ölçektir. Dünyanın kabul ettiği küçük aile işletmeleriyle tarımın sürdürülmesi sistemini reddetmek, nasıl bir anlayış, nasıl bir zihniyettir bilemiyorum. Tire Süt Kooperatifi Modeliyle elde edilen kazanımlar ortada.”

REÇETE  TİRE SÜT KOOPERATİFİ

“Biz kooperatif olarak öncelikle, toplu alımla ve ortak kullanımlı makine parkıyla ortaklarımıza düşük maliyetli üretim yaptırıyoruz” diyen Eskiyörük, “Sütün kalitesini iyileştirerek pazar değerini yükseltip üreticinin kazancını arttırıyoruz. Ortaklarımızın ürettiği et ve sütü, mamule dönüştürerek pazara sunuyoruz. Böylelikle üreticiye kazandırdığımız gibi, pazara güvenilir gıda sunarak tüketiciyi de koruyoruz. İşte bu bir reçete. Çünkü sonuç aldık. Üretim arttı, verimlilik arttı, sanayi gelişti, büyüme ve kalkınma sağlandı, göç azaldı. Üretici sömürüden kurtularak, çiftçiliğe güvenilir bir meslek olarak bakılmaya başlandı. Bu reçete, ülkemizde uygulanırsa hiçbir sorun kalmaz. İstenirse doğru destekleme politikalarıyla 1 yılda her ilçede bir Tire Süt Kooperatifi yaratabiliriz” diye konuştu.

Sütün fiyatı en az 1.5 lira olmalı

Üretim maliyetlerinin aşırı yükselmesi nedeniyle çiğ süt fiyatının en az 1.5 TL olması gerektiğini dile getiren Mahmut Eskiyörük şöyle dedi:
“Süt şu anda 1.4 lira, ancak kimse bunu uygulamıyor. Çünkü siz ne yaparsanız yapın piyasa kendi kendini belirliyor. Bugün uygulamada Türkiye’deki süt fiyatları 1 TL ile 1.50 TL arasında ve bölgeye göre değişiyor. Sanayicimiz ileride doğacak sıkıntıları şimdiden görmelidir. Üreticiyi üretemez hale getirirsek, sanayicimiz kendi geleceğini de yok eder. Üreticiye sahip çıkmazsak, 5-10 kuruşun hesabını yaparsak ileride 50 kuruş daha fazla verip de süt bulamayacak hale geliriz ve ardından et ithal eden Türkiye, peyniri de ithal etmek durumuna düşer. Benim çiftçimin, bugünkü maliyetlerle dünya fiyatları karşısında üretime devam edebilmesi mümkün değildir.”

Eskiyörük’ten çözüm önerileri

GÖREV TANIMI ŞART

Tarım ve hayvancılıkla ilgili tüm örgütlerin görev tanımları yapılıp, tek bir genel başkanlık çatısı altında toplanarak örgüt karmaşası giderilmelidir. Sistem, hiçbir örgütün diğer bir örgütün görevini yapamayacağı şekilde düzenlenmelidir. Ayrıca tarımsal üretim ve pazarlama ile ilgili tüm örgütler Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlanmalıdır.

BİRLEŞTİRİLMELİ

Köy bazlı kooperatifler birleştirilerek ilçe bazlı merkezi kooperatife dönüştürülmelidir. Olmayan ilçelerde yeni kooperatif kurulmalıdır.

GELİŞTİRİLMELİ

Bakanlığımızın, çiğ sütünü kooperatiflerle pazarlayan üreticilere 8 kendi pazarlayanlara 4 kuruş prim vermesi çok doğru bir uygulamadır. Bu uygulamayı gündeme getirerek ve yürürlüğe girmesi için büyük mücadele verdim. Bundan sonraki süreçte aradı makas daha açılmalıdır. Böylelikle kayıt dışılık önlenecek, üretim planlanarak fiyat istikrarı ve gıda güvenliği sağlanacak, üretim maliyetleri düşecek, gelir adaleti sağlanarak köyden kente göç önlenecektir.

20150914_205164

DESTEKLENMELİ

Üreticinin desteklenmesi ve denetlenmesi kooperatifler kanalıyla yapılmalıdır. Devlet, kooperatifleri desteklemeli ve denetlemelidir. Böylelikle kaynaklardan daha fazla üreticinin yararlanması sağlanmalıdır.

GIDA GÜVENLİĞİ

Kooperatiflerin, gıda güvenliğine uygun süt toplamaya yönelik altyapı oluşturması desteklenmelidir. Sütü kontrollü toplayan kooperatiflerin; laboratuvar, teknik personel ve kalite kontrole yönelik giderlerini karşılamak üzere teknik destek primi verilmeli.

KREDİ DESTEĞİ

Ziraat Bankası’ndan üreticilere uygulanan sübvansiyonlu krediler, kooperatiflere de verilmelidir. Kooperatifler bu kaynakla güçlendirilerek, üyelerinin finansman sorununu giderme ve üretim maliyetlerini düşürme hizmeti vermelidir.

PARA VEREN DEĞİL PARA KAZANDIRAN BİR BAKANLIK

Desteklemeler; üreticiye yardım anlayışıyla para vermek değil, para kazandırmaya yönelik; üretimin planlanması, kalitenin sağlanması, kooperatifçiliğin geliştirilmesi gibi yapısal sorunların giderilmesinde bir unsur olarak kullanılmalıdır.

HER İLE DESTEK

Organize sanayilerde uygulanan teşvikler, bölgesel değil sektörel bazda yapılarak tarımsal sanayilerin, üretim alanında oluşması sağlanmalıdır.
42 ilde uygulanan İPARD Proje Destek Programından diğer illerin de faydalanması sağlanmalıdır.

ORTAK ÇİFTLİKLER

Türkiye’de uygulanan kentsel dönüşüm programı benzeri bir uygulama yapılarak kooperatifler kanalıyla küçük aile işletmelerini yerleşim alanı dışında TOKİ örneği bir araya getirecek ortak çiftlikler kurulmalıdır. Böylelikle küçük aile işletmeleri ruhsatlı ve uygun hale getirilerek üretimin ve üreticinin devamlılığı sağlanmalıdır.

TARIMIN ÖNEMİ

Ülkemizin kalkınma şansı tarımdır. Türkiye’nin yapısına uygun Ulusal bir Tarım Politikası oluşturulmalıdır. Tarımı şirketler değil, köylümüz yapmalıdır. Kooperatifleşme ile küçük aile işletmelerinin devamlılığı sağlanarak tarım, güvenceli bir meslek haline getirilmelidir. Yol haritamız Tekelleşme değil, Kooperatifleşme olmalıdır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*