Geçici iş ilişkisi ve esnek çalışma

The following two tabs change content below.

Ali GÜMÜŞAY

ali.algay@gmail.com
Tüm Yazıları

Son Yazıları - Ali GÜMÜŞAY (Tümünü Gör)


Pin It

Bir okurumuz soruyor: “Holdinge bağlı bir şirkette çalışıyorum. İşveren yetkilisi önümüzdeki aydan itibaren esnek çalışma sistemine geçileceğini, ayrıca holdingin diğer şirketlerine ait işyerlerine de gönderileceğimizi söyledi. Arkadaşlarımla birlikte bu konuda bilgilendirmenizi rica ediyoruz.”

Son günlerde kıdem tazminatı ile birlikte esnek çalışma ya da geçici iş ilişkisi yeniden gündeme getirilmeye başlandı.

Nedir bu esnek çalışma ya da geçici iş ilişkisi modeli ve ne yapılmak isteniyor?

Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi esnek çalışma, çalışanların kişisel gereksinme ve isteklerine göre günlük, haftalık ve aylık çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş saatlerini azaltıp değiştirebilmelerine olanak veren çalışma süresi düzenlemeleridir. Daha açık söylemek gerekirse çalışanlar bir gün 3, diğer gün 5, arkasından 6 saat çalışmak isterlerse ve bunu da kendileri belirlerlerse bu çalışma şekline esnek çalışma deniyor.

Esnek çalışmanın ortaya çıkış nedenlerine baktığımızda bunların; teknolojik gelişime bağlı olarak işgücü talebinin azalması, hızla gelişen küreselleşme ve uluslararası rekabet, hizmet sektöründeki hızlı gelişme, artan işsizlik, değişik ücret sistemlerinin uygulanması ve nitelikli işgücü olduğu görülmektedir.

Peki, esnek çalışmanın faydaları nelerdir? Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür: Çalışanlar verimli oldukları saatlerde çalıştıklarında üretkenlikleri artar. Gereksiz olan büro mesaisi ve ulaşımda harcanan zamanın azalmasıyla çalışanlar daha verimli ve daha mutlu olurlar. Hafta içinde tam gün çalışmadıkları için kişisel işlerini yapıp sosyal faaliyetlere de katılabilirler. Ayrıca iş memnuniyetleri de artar.

Esnek çalışmanın zararları nelerdir? Bunları da şu şekilde sıralamak mümkün: İşçilerin çalışma programlarını kendi özel gereksinmelerine göre düzenledikleri için, hafta ve genel tatil gibi kısa süreli ücretli izinlerden yararlanamazlar. Tam gün esasına göre kurumsallaşmış sosyal sigortalardan ve sosyal yardımlardan tam olarak faydalanamazlar.

Esnek çalışma modelleri istihdam biçimleri bakımından tele (mobil) çalışma, evde çalışma, taşeronluk (alt işverenlik) ve ödünç iş ilişkisi olarak sayılabilir.

Çalışma süreleri bakımından esnek çalışma modelleri kısa süreli (Part-time) çalışma, iş paylaşımı, yoğunlaştırılmış hafta çalışması olarak belirtilebilir.

Esnek çalışma modelleri dendiğinde öncelikle şu iki konu gündeme getirilmektedir. Ödünç (Geçici) İş İlişkisi ve Özel İstihdam Bürolarının hizmet verecekleri alanlarının genişletilmesi.

Geçici (Ödünç) iş ilişkisi ise 4857 sayılı İş Yasası’nın 7 nci maddesinde düzenlemiştir. Geçici iş ilişkisinin tarafları asıl işveren, işçi ve işçiyi devralan işverendir. Buna göre; işveren, kendisinde çalışan işçisini başka bir işverene geçici (ödünç) olarak devrederken devir sırasında işçiden yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde ya da yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme borcunu yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur.

Ülkemizde yoğun bir şekilde uygulanmayan ödünç iş ilişkisi kamuoyunda, sendikaların bu konuda gösterdikleri duyarlılık ve kamuoyunu bilgilendirmeleri nedeniyle “kölelik sistemi” olarak tanımlanmaktadır.

Bu günlerde kıdem tazminatı fonu ile birlikte esnek çalışma ve ödünç ya da geçici iş ilişkisinin de gündeme getirilmek istenmesindeki amacın ucuz ve maliyetsiz işgücü sağlamak olduğu anlaşılmakta olup, bakalım işçi sendikaları nasıl bir sınav verecekler?

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*