Atatürk sevdalısı


Pin It

Çınarlı’daki gaz dolum tesislerinin sahibi Mehmet Huz, tesisin girişine bir kaide üzerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 2 metrelik heykelini yerleştirdi.

RÖPORTAJ / Engin YAVUZ

Huz: Tesisin önündeki yolu kullanan bazı gaziler her defasında Atatürk’ü selamlayıp öyle geçiyor

MEHMETBÜYÜK-FOTORAFGazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Çınarlı’daki tesisinin önüne heykelini dikecek kadar çok seven işadamı Mehmet Huz ile Güneş Gaz’da buluştuk. Hem Atatürk sevgisini, hem de gaz sektörünün sorunlarını, ülke ekonomisinin durumunu konuştuk.

Biraz kendinizden söz eder misiniz Mehmet Bey?

İzmir doğumluyum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Oşinografi Bölümü’nden mezun olan birkaç kişiden biriyim. Yelkencilik yaptım, dalgıçlık yaptım. 1980’lerin sonunda dalış okulu açtım. Başarıyla sürdürdüm. Fotoğrafa da ilgim vardı. Üniversite yıllarında evimin çatısında bir fotoğraf stüdyosu kurmuştum.

Bu tesisi bize tanıtır mısınız?

Güneş Gaz’ı 1975 yılında kurduk. 20 personel ile hizmet veriyoruz ve İzmir’deki hastanelerin büyük bölümü ile resmi özel birçok kuruluşun her çeşit gaz ihtiyacını karşılıyoruz. Tesisimizde endüstriyel amaçlı gazlarla medikal amaçlı gazların dolumlarını yapıyoruz. Ağır sanayi sektörü, gıda sektörü ve ambalaj sektörü için gaz şeklinde amonyak, argon, oksijen karbondioksit, azot, helyum, asetilen, sıvı şeklinde oksijen, azot ve karbondioksit, medikal amaçlı olarak narkoz, medikal oksijen ve azot proloksit dolumu yapıyoruz. Ayrıca hem gıda hem de sağlık ürünleri ihracatında yaygın olarak kullanılan -80 derecelik kuru buzun üretimini de yapıyoruz. İzmir’deki bütün ambulansların oksijen tüpü ihtiyacını biz karşılıyoruz. Bu arada abc tozlu, karbondioksitli, köpüklü ve halokarbonlu yangın söndürücüleri de tesisimizde hazırlıyoruz.

TÜP 500 LİRA, GAZ 20 LİRA

Çok önemli bir görevi üstlenmişsiniz, sektörünüz risk taşıyor mu?

Tesisimizde yanıcı ve parlayıcı gaz bulunmuyor. Ama dolumunu yaptığımız gazlar hem insan sağlığı ile hem de can güvenliği ile yakından ilgili. Oksijen, karbondioksit ve azot taleplerini 5 araçlık ekibimizle, gelen siparişler doğrultusunda karşılıyoruz. Araçlarımızdan sağlık kurumları arasında ring seferi yapanlar da var. Bu sektörün yatırım maliyeti çok yüksek. Mutfak tüpünde depozite var, bizim tüpte depozite yok. Örneğin bir oksijen tüpünün değeri 500 lira, dolum bedeli 20 lira. Bir hastane bizimle çalışmaya karar verdiğinde o kurum için gereken 50 tüpü ücretsiz veriyoruz. Dolumunu biz yapıyoruz. Hastanelerin kendi tüpleri yok. Piyasada bizim binlerce tüpümüz dolaşıyor. İşimiz gerçekten çok riskli. Bizimle çalışırken adres değiştirip ortadan kaybolan müşterimiz çok. Kimi müşterimiz de isim değiştirerek sorumluluktan kurtulmayı tercih ediyor.

ATATÜRK DAİMA OLACAK

Biraz da tesisin önündeki heykelin hikayesini anlatabilir misiniz?

Biz Atatürk ile büyüdük. Aile olarak da çizgimiz ve sevdamız hiç değişmedi. Benliğimizde daima Gazi Mustafa Kemal Atatürk var ve daima var olacak. Tesisimiz kurulduğu gün göndere çektiğimiz bayrağımız 1975 yılından bu yana dalgalanıyor. Kapı girişinde gördüğünüz heykeli de bir arkadaşın devraldığı depoda parçalanmış durumda bulduk. Kendi personelimizle el ele verdik, topladık. Sağlamlaştırdık. Bronz renge boyadık. Kaidesinin üzerine yerleştirdik. Metro tam yanımızdan geçiyor, geçerken görenler, sonradan arayıp teşekkür ediyorlar, kutluyorlar. Tesisin önünden geçerken heykele selam duran gaziler görüyorum. Ama her görüşten personel olduğu için tesisimizde siyaset yasaktır, kahvehanelere gitmek de…

BİZ KÖTÜYSEK İŞLER KÖTÜ

Ekonominin son durumundan da söz edelim isterseniz…

Ekonominin birinci halkası biziz. Çünkü her sektöre biz hitap ediyoruz. Doların ne halde olduğu bizde yarım gün içinde belli olur. Ekonomimiz iyi yolda değil. Geçenlerde İstanbul’a gittim. Boğaz girişinde 500 gemi çapada bekliyor, gemiler işsiz. Yenikapı’da yüzlerce turist otobüsü parketmiş. Turist yok, iş yok. Her şeyi hallettik diyorlar, domatesin kilosu 10 lira… Halledilmiş bir şey görüyor musunuz?
2016 yılından alacaklarım var. Malımı veriyorum, verdiğim malı satın alırken parasını peşin ödüyorum. Eleman çalıştırıyorum. Vergimi veriyorum. Elektrik bedeli ödüyorum. Kredi kullanıyorum. Ama ekonomi öyle bir boyuta geldi ki hadi bu da geçer diyemiyorum artık.

SIKI DENETLENİYORUZ

MEHMET05Özellikle bizim sektör çok sıkı denetleniyor. Sağlık Bakanlığı denetliyor, Sanayi Bakanlığı denetliyor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetliyor, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sürekli denetleniyoruz. Dolum yaptığımız gazlar birinci derecede tehlikeli maddeler sınıfına giriyor. Özel olarak tehlikeli maddelerle ilgili güvenlik uzmanları tesisimizde görev yapıyor. Şirket doktorumuz var. Sürekli personeli kontrol ediyor. Personelimize sürekli eğitim veriyoruz. Tüpleri dağıtan sürücülerimizin bile SRC 5 adı verilen bu tür maddeleri taşımaya yönelik yeterlilik belgesi olması gerekiyor. O kadar çok yetki belgemiz var ki elimizdeki yetki belgeleriyle ilaç bile üretebiliriz.

GIDADA AZOT BOL

Özellikle gaz ve sıvı halinde azot gıda sektöründe ürünlerin raf ömürlerini uzatmak için yaygın olarak kullanılıyor. Meyve suyu, süt, et ürünleri ve yoğurtun paketlenmesi sırasında, colalı içecek üretiminde paketlerdeki oksjjen makineler aracılığı ile emiliyor, yerine azot basılıyor. Meyve suyu üretiminde de sıvı azot kullanılıyor. Ancak sıvı ya da gaz halinde azotun insan sağlığına bir zararı yok.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*