Birkaç entel için bisiklet yolu mu?


Pin It

İzmir’de şimdi 50 kilometrelik bisiklet yolu var ama yıllar önce bisiklete özel yollar gündeme geldiğinde bir polis müdürü şöyle demişti:

Birkaç entel için bisiklet yolu mu?

Röportaj / Engin Yavuz

ACCELL Bisiklet’in Halkla İlişkiler Müdürü ve Perşembe Akşamı Bisikletçileri grubunun kurucusu Muhlis Dilmaç, “Bisikletin bir yaşam tarzı haline gelmesi ve İzmir’in bir bisiklet kenti olması için yıllardır verdiğimiz mücadelenin olumlu sonuçlarını artık görüyoruz” dedi

BSKLET11“Hatta bizi grup halinde yolda görenlerin, ‘Aaa bugün günlerden Perşembe’ dediklerini duyuyoruz.”

ACCELL Bisiklet’in Halkla İlişkiler Müdürü ve Perşembe Akşamı Bisikletçileri grubunun kurucusu Muhlis Dilmaç için doğuştan bisikletçi desek abartmış olmayız. İlkokulda yaz tatillerinde çalıştığı bisikletçi dükkanında başlayan bisiklet serüveni o yıllardan bu güne devam ediyor. Bisiklet Dilmaç için bir yaşam biçimi. Hayatını bisiklete göre düzenlenmiş bir İzmirli Muhlis Dilmaç…

Kendinizden söz eder misiniz bize?

Sanırım 1968 yılıydı. İlkokuldaydım. Yaz tatillerinde bisikletçi dükkanında çalışıyordum. Dükkanda 50 cc’lik bir kırmızı Honda motorsiklet vardı. Vakit buldukça hep onu siler parlatırdım. Samsun’daydık. Babam benzin istasyonları kuruyordu o yıllarda. Sonra işi bıraktı yedek parçacı dükkanı açtı kendisine. İstanbul’da YALE bisikletleri üreten firma babama bisiklet satmalarını teklif etti. O yıllarda çift kadrolu hizmet bisikletleri çok yaygındı. Bağa-bahçeye giderken kullanıyorlardı. İlk bisikletler kamyonla geldi. YALE kırmızısı meşhurdu. Dükkanda montajlarını yapmaya başladım. Pedalları, direksiyonu, çubuk frenlerini ben takıyordum. Sonra babam bayilikler verdi. Bir kamyon bisiklet geliyordu, dükkan bisiklet doluydu ama hiçbiri benim değildi. Bir gün babam, “Kendine bir bisiklet beğen” dedi. Kırmızı bisikletlerden birini seçtim, birçok aksesuar ekledim. Dönerli bir zil de buldum. Çok mutluydum. Sürekli siliyor, temizliyordum.

Çocukken bisikletle kötü bir olay geçti mi başınızdan?

O yıllarda bisiklet için kask henüz düşünülmemişti. Gençliğin verdiği deliliği de ekleyin. Bisikletimle adeta uçuyordum. Bir gün bir çukurdan kurtulmak isterken otomobil çarptı. Bir hafta yattım ve bisiklet bana yasaklandı. Ama bisikletten hiçbir zaman vazgeçmedim. İlk kez göbekten vitesli bir bisikletin sahibi oldum. Sonra hurdacıdan bisiklet aldım topladım. Kadın bisikletiydi ve kullanımı daha rahattı. Onu da benden emanet alan bir arkadaşım parçaladı.

1995 YILINDA BİANCHİ

Sonra İzmir’e gelmişsiniz, sizden dinleyelim…

1970’li yılların sonunda evlendim. Yedek parça işimiz hala devam ediyordu. Sonra İzmir’e geldik. Basmane’de bir yedek parça dükkanı açtık. Neredeyse bütün Anadolu’yu dolaştım. Motorsiklet yedek parçası pazarlıyorduk. 1995 yılında Bianchi firmasına girdim ve aktif bisikletçiliğim o yıl başladı. Satış sonrası hizmetler bölümü yöneticisi oldum. O yıldan itibaren aktif olarak bisiklet kullanmaya da başladım. Benim gibi gününü bisiklet üzerinde geçiren birkaç arkadaşım daha vardı. Bir grup oluşturduk. Turların fotoğraflarını paylaştığımız bir internet sayfası yaptık kendimize… Ayrıca bisiklet dostları sayfamız vardı. Artık bisikletimin markası Bianchi idi, Ragno modelini almıştım. Simsiyahtı. İnişlerde beni kimse geçemezdi. Görevim boyunca İzmir Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yaparak bisiklet yarışları düzenledik. İşim gereği yurt genelinde birçok organizasyona katıldım. Ülkeyi dolaştım, kendime geniş bir çevre edindim. Bisiklet kullanımı ve servisi konusunda tüketicilere hep doğruları anlattım. Çünkü bisiklette meydana gelen arızanın üretimden mi, kullanıcıdan mı kaynaklandığını hemen anlayabiliyorum.

333BSKLET15Bisiklet sporunun yaygınlaşması için neler yaptınız?

O yıllarda tek amacım “bisikleti nasıl yaygınlaştırabiliriz” sorusuna yanıtlar bulmaktı. Arayış içine girdim. Yurt dışından bir arkadaşım bisiklet turizmi yapmamı önerdi. Bir başkası “Geceleri niye bisiklete binmiyorsunuz?” diye sordu. Haklıydı, gündüz iş vardı ama gece herkes zaman bulabilirdi. 2007 yılında gece buluşmaları başladı. Herkes için en uygun gün Perşembe idi. Etkinliğimizin adını Perşembe Akşamı Bisikletçileri (PAB) koyduk. Yağmurlu bir sonbahar günü akşamı ilk buluşmamızda sadece 3 kişi vardı. Hatta yağmur o kadar şiddetliydi ki Göztepe köprüsünün altına sığındık. Bisiklet kullanmaya meraklı olanlar bizi yollarda gördükçe grubumuza katılmaya başladı. Gelenlere dondurma çay ısmarlıyordum. Artık Perşembe akşamları yola çıktığımızda trafikte herkes bize bakıyordu. Küfredenler, bizi kasklı görünce uzaylı diyenler vardı. Hep teşekkür ediyorduk. Zamanla bize alıştılar. Hatta bizi grup halinde yolda görenlerin, “Aaa bugün günlerden Perşembe” dediklerini duyuyoruz. Bütün amacımız bisikletin de trafikte yer almasıydı. Ve en büyük prensibimiz trafik kurallarına uymaktı.

PAB TÜRKİYE’Yİ ISITTI

PAB projenizle bütün Türkiye’ye örnek oldunuz…

Gece yollardaydık ve Perşembe Akşamı Bisikletçileri o kadar tutuldu ki kısa sürede Trabzon’dan Gaziantep’e kadar her yere yayıldı. Salı günleri de eğitim veriyorduk ve bisiklet kullananlar trafikte ne yapmaları gerektiğini de öğrendiler. Bisikletin sıcaklığı Türkiye’yi ısıttı. Medya da bize çok destek verdi. TV programlarına da konuk olduk. Fuarlara katıldık, sorunlarımızı, amaçlarımızı fuarlarda anlattık. Bisikletin insanları birbirine yakınlaştıran, kaynaştıran bir faydası da var. Yurtdışındaki gruplarla irtibata geçtik. Deneyimlerimizi anlattık, onların deneyimlerinden yararlandık. Sabırla uğraştık ve 250 kişilik bir grubumuz oldu sonunda…
Çalışmalarımız aralıksız sürdü. İzmir’de ilk kez uyaşım sempozyumu düzenledik. Ankara’dan bir şehir planlamacısı uzman Erhan Öncü geldi, deneyimlerini, öngörülerini anlattı. 6-7 bin çocuğa bisiklet eğitimi verdik, kuralları öğrettik. İzmirli bisikletçilerin yarattığı rüzgarla İzmir Emniyet Müdürlüğü de bisikletli polislerden oluşan Beyaz Kırlangıçlar ve Martılar projelerini geliştirdi. Bu ekiplerde yer alan polislere de eğitim verdik.
Ben aynı zamanda TRT Kent Radyo’da Kent-Trafik-Bisiklet başlıklı bir program yapıyorum. 2 yıldan bu yana konuklarımla birlikte İzmir’i, trafiği, bisikleti, sorunları anlatıyoruz.
Bizim PAB’ı kurduğumuz yıllarda İzmir’de henüz bisiklet yolu yoktu. Oysa İzmir’in iki yakası bisiklet yoluyla birleştirilmeliydi. O sıralar önerilerimiz dikkate alınmıyordu. Bir Perşembe akşamı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Pasaport’ta karşılaştık. Durduk, yol verdik, ilk iletişimimiz böyle başladı. Aslında bisiklet yolları projesi 1997 yılında hazırlanmış. Ancak konu gündeme geldiğinde trafikten sorumlu bir polis müdürü, “Birkaç entel-dantel için bu kadar yatırıma değmez” deyip karşı çıkmış.

BSKLET08YAKINDA RAHAT EDECEĞİZ

Mücadelenizde amacınıza ulaştığınızı düşünüyor musunuz?

İzmir’in kesintilerle dolu da olsa, İnciraltı Kent Ormanı ile İzmir Kuş Cenneti arasında 50 kilometrelik bir bisiklet yolu var. Bitmek bilmeyen inşaatlar, tramvay çalışmaları, yol, kavşak çalışmaları bittiğinde daha rahat edeceğimizi biliyorum.
Uzun bir aradan sonra yıllarca emek verdiğim fabrikaya ACCELL’e Halkla ilişkiler Müdürü olarak geri döndüm. Şimdi sosyal projeler üzerinde çalışıyorum. Eğlenceli yarışmalar, etkinlikler hazırlıyoruz. Karşıyaka’da Pazar günleri Bisikletli Pazarlar adıyla bir etkinlik düzenliyoruz. Bisiklet kullananların doğa ile iç içe olmalarını sağlıyoruz. Bisikleti seviyorum, bisikleti anlatmayı seviyorum. Ne kadar çok olursak o kadar güzel olacağız.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*