Atatürk kokulu bayramlarımız

The following two tabs change content below.

Son Yazıları - Ünal TÜMİN (Tümünü Gör)


Pin It

Bu ülkenin yazı, kışı, baharı hep Atatürk kokar…
İşte, Nisan’da çocuklarla beraber Atatürk’ümüz için çocuklaştık…
Bu Mayıs ayında da Onunla her alanda gençleşip, köhne zihniyete “hayır” demeye başladık …
Anlayacağınız “Atatürk kokulu, Atatürk fikirli” bir ülkenin insanları olarak dimdik ayaktayız…
Yaşasın 23 Nisanlar, yaşasın 1 Mayıslar, yaşasın 19 Mayıslar, yaşasın diğer “Atatürk kokulu” bayramlar…
Sen çok yaşa Mustafa Kemal paşa…
Bunlar, Atatürk’ün kanla, irfanla kurduğu Cumhuriyetimizin, bize sunduğu en yüce duygulardı…
Nitekim onunla dağlarımızda çiçekler açtı, insanımız denizler gibi coştu, “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyerek savaşmadan ileri, hep ileri koştuk..
Bu, baş ucumuza astığımız Türkiye’mizin mutluluk tablosu, mutluluk pazılı (puzzle-yapboz) idi…

* * *

Mevsimler mi, insanlar mı, yoksa fikirler mi değişti de üç tarafı denizlerle çevrili vatanımızın dört tarafında yeniden yedi düvelle kan-barut kokusu içinde fikren ya da bedenen savaşıyoruz!
İçeride, PKK- FETÖ, dışarıda iki süper güç ABD ve Rusya’nın “süper iki yüzlülüğü” ile karşı karşıyayız!
Ne oldu da, bu mutluluk tablomuz, bu “mutluluk pazılının” dağılan parçalarını tekrar birleştirmeye çalışıyoruz?
Biz Atatürk’le mutlu doğduk, mutlu yaşamak istiyoruz!
1 Mayıs geçti; bugün 5 Mayıs cuma…
Şimdi gençlerle genç olarak 19 Mayıs coşkusuna hazırlanıyoruz…
Ama, sınırlarımızın ötesinde ABD, PKK’nın hamisi pozunda! Rusya yine el alışkanlığı ile (!) hassas karnımıza dokunuyor ve bizim coğrafyamızın kabadayısı olarak etrafımızda dolanıyor!..

* * *

Dün gece bunları düşünürken, görme engelli ses sanatçımız Metin Şentürk’ün şu şarkısı ile kendimi duygusal teste tabi tuttum;
“Hülyamızın, rüyamızın üstünden / Yağmur geçti, dolu geçti, kar geçti /Kış geçti, bahar geçti, yaz geçti /Bu aşkın, bu sevdanın üstünden /Hayat geçti, ömür geçti, yaş geçti…”
Sizce acaba neler değişti!

* * *

Ve bir de gündeme baktım: Neler mi gördüm dersiniz!
-Sınır ötesine “Bir gece ansızın gelebiliriz” diyen Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, meğer bu şarkıyı büyük aşkı AK Parti için söyleyip, hemen partisinin başına geçivermiş…
-Ve partili bir cumhurbaşkanı ile tanıştık.
-Ve referandum sonrası ilk toplantısını yapan Meclis Başkanlık Divanı salonun rengi değişirken, rol modelimiz Atatürk’ün o anlamlı resmi anlamsız şekilde yerinden indirilmiş…
-Evlilik programları RTÜK yerine OHAL’e toslamış…
-Ya bazı gece yarısı spor programındaki benzer durumlar ne olacak?
-FETÖ operasyonları siyasetin kapısını kırıp içeri girmiş.
-Trump’un iki yüzlülüğü tekrar sınırımız ötesinde PKK işbirliğine dönüşmüş. Mardin sınırımızın gerisinde ABD-YPG kol kola, bize aba altından sopa göstermeye başlamış….
-1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı idi… Sokaklarda; 100 işçiden ancak 5’i sendikalaşmış durumda iken Sendikalar “Çav Bella” diye tempo tuttu!..

*  * *

3 Mayıs “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” idi; Türkiye’de 156 gazeteci meslektaşım demir parmaklıklar ardında iken, ben bu köşeden sizlere seslenme fırsatı buldum.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*