Tribünden milli takıma


Pin It

Arkadaşının basketbol idmanını tribünde izlerken tesadüfen keşfedilen ve kariyer basamaklarını adım adım çıkan Muhammed Baygül, 2 sezondur Pınar Karşıyaka’nın en önemli oyuncularından. Muhammed’in hedefi ise 2017’de ülkemizde düzenlenecek Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda milli takıma seçilmek

Röportaj / Levent ARIÖZ

Ülkemizde düzenlenecek 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası öncesi yerli oyuncuların en büyük hayali Milli Takıma seçilmek. Yabancı serbestliği sebebiyle bir çok takımda başrol Amerikalı oyuncuların olurken, Türk basketbolcular aldıkları kısıtlı sürelerde takımlarına faydalı olmaya çalışıyor. Pınar Karşıyaka’da ise Muhammed Baygül, Spor Toto Basketbol Süper Ligi’nin en çok sorumluluk alan yerli oyuncularının başında geliyor. Bu sezon oynadığı 47 maçta 22,1 dakika ve 8,2 sayı ortalamasıyla oynayan 24 yaşındaki oyuncu, Başantrenör Nenad Markovic’in en önemli parçaları arasında. Başarılı basketbolcu, Türk basketbolcularda görmeye alışık olmadığımız şekilde sorumluluk alması, maçın son topunu çekinmeden kullanmasıyla, basketbolseverlerin son zamanlarda en çok heyecanlandığı yerli oyuncuların başında geliyor. Genç sporcuyla ilginç basketbola başlama hikayesini, ligdeki hedefini, milli takım hayalini ve Play Off’ta hangi takımı tercih ettiğini sorduk. İşte Muhammed Baygül röportajının satır başları:

İlk kez sorumluluk
aldığım takımdayım

pinarksk324 yaşındayım ve profesyonel olarak 5. yılımı geçiriyorum. İlk defa bu kadar sorumluluk aldığım bir takımdayım. Koç Nenad Markovic bana güveniyor ve bende karşılığını vermeye çalışıyorum.
Son Anadolu Efes maçında Soner ve Ponitka’nın sakatlığı sonrası daha çok rol almam gerekiyordu. 32 dakika oynayıp, 11 sayı, 7 ribaundluk iyi bir performans çıkardım. Karşımızda bir Euroleague takımı vardı. Bir ara fark kapanmaz noktalara gelirken uzatmaya götürüp kazanmasını bildik. Her zaman sorumluluk almak isteyen bir oyuncuyum. Kenarda şutunu bekleyen bir basketbolcu olmadım. Hiç bir zaman toptan kaçmadım. Oynamadan hatanı göremiyorsun. Süre aldıkça da kendini düzeltme imkanı buluyorsun.

Venezia’yı elemeden
Final Four’u düşündük

Sezon başında yaşanan oyuncu git-gelleri sonrası takımımızın düzeni oturdu. Avrupa’da Beşiktaş’la eşleştiğimizde kimse eleyeceğimizi tahmin etmiyordu. İyi bir dönemdeyken, tam konsantrasyonla özellikle içeride kazanamayacağımız takım yok. Kupanın en büyük favorilerinden birini 2 maç sonunda eledikten sonra insanlar çeyrek finaldeki rakibimiz Venezia’yı düşünmeden, Final Four İzmir’e gelecek mi diye düşündü. Aslında Venezia’yla oynadığımız İzmir’deki maçta farkı çift hanelere çıkardık. Ama tribünde yaşanan olaylar sonrası bir anda konsantrasyon dağıldı. Önemli olmayan bir farkla İtalya’ya gittik. Orada da ufak hatalar sonucu belirledi. Avrupa’da başarısız olduğumuzu düşünmüyorum.

Play Off’ta
Beşiktaş’ı
isterim

Play Off oynamayı neredeyse garantiledik. Ligde kalan 5 maçta iyi sonuçlar alıp, çıkabileceğimiz en üst basamakta sıralamayı tamamlamayı hedefliyoruz. Zirvedeki 4-5 takımın bütçesi çok yüksek. Elenmesi zor kulüpler ama biz imkansızı başarmayı severiz. Bunu 2 sene önce Türkiye Ligi şampiyonu olarak gösterdik. Play Off eşleşmelerinde Beşiktaş’ı tercih ederim. Bu sezon onlarla 4 kez karşılaştık ve 3’ünü kazandık ve bu durum rakipte baskı yaratacaktır.

pinarksk6

Hedefim milli
takıma seçilmek

Şu an tek hedefim Pınar Karşıyaka’da çok iyi bir sezon geçirip, milli takımın aday kadrosuna seçilmek. Oraya katıldıktan sonra, herkes eşit durumda. Kendimi göstermek bana kalmış. 2017 Basketbol Şampiyonası ülkemizde düzenlenecek ve Türkiye’de oynanacak turnuvada oynayabilmek her basketbolcunun yaşayabileceği bir tecrübe değil. Ben bu şanslı insanlardan biri olmayı hedefliyorum.

Yabancı sınırı
tekrar gelmeli

pinarkskuyduABD’den gelen oyuncular 22 yaşına kadar ülkelerinde düzenli oynuyor. Hata yapsalar da sabrediliyor. Ama Türkiye’de herşey sonuca odaklı. Bir hata yapılınca tekrar şans bulman zorlaşıyor. Oynamadan gelişmen mümkün değil. Antrenmanlarda şut çalışarak aşama kat edemezsin. Bir kaç senedir şunu tecrübe ettim ki, maça çıkıyorsan yapamadığın şeyi görüp idmanda düzeltiyorsun. Eğer yabancı kuralı gelirse, Türk basketbolcular daha çok oynama şansı bulur. Seyirciler tezahürat yapıyor, bir tanesi bile anlamıyor. Sadece ıslıklar, uğultuları seziyor. Kadrolar fazlasıyla yabancıya bağlı. 6 yabancı, 1 devşirmeyle yerli oyuncuya yer kalmıyor. Çocuk 18 yaşında altyapıdan çıkıyor. Oynamadıkça, o saygıyı görmedikçe güveni azalıyor. Altyapı şampiyonluğu önemli değil, oradan 1 oyuncu üste çıkarabiliyorsan o kıymetli.

Kerem Gönlüm’ü de
konserde keşfetmiş

Ankara’da lise sınavına hazırlanırken, o arada yakın arkadaşım Şekerspor basketbol takımına gidiyordu. Ve hiç onu izleme planım yokken, kader ki antrenmanını takip etmeye salona gittim. Tribünde otururken takımın basketbol antrenörü Süha Demircan yanıma geldi ve kaç doğumlu olduğumu sordu. “İstersen sahaya gel” dedi. Parkeye indim, şut attım ve penetre yaptım. “Sen sağlam bir çocuğa benziyorsun, oynamak istermisin” dedi. Ben de idmanları çok geç yaptıklarından, gelmek isterim ama akşam vakitleri olduğundan babam izin vermez dedim. Babamla konuştuk ve basketbola başlamama ikna oldu. 2 yıl Ankara’da Şekerspor ve Arı Koleji’nde oynadım. Ardından kariyer basamaklarını adım adım attım. Hatta beni tribündeyken potansiyelimin farkına varan antrenörüm Süha Demircan, Kerem Gönlüm’ü de konserde keşfetmiş. Basketbolcuyu gözünden tanıyordu sanırım.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*