Yaşlananlar sokağa!

The following two tabs change content below.

Özge GÜNERKEN

ozge.gun@gmail.com
Tüm Yazıları

Son Yazıları - Özge GÜNERKEN (Tümünü Gör)


Pin It

Sokağa terk edilen hayvanların hikayeleri öyle acı ki, terk edenleri anlayabilmek, onlarla empati kurabilmek mümkün değil.
Terk eden iki tip insan var aslında.
Birinci gruptakiler “ay ne sevimli” diyerek küçükken alıp, hayvan büyür büyümez ya sokağa atıyor; ya da belediye barınağına bırakıyor. Üstelik arkasına bile bakmıyor. İkinci gruptakiler ise yıllarca bakıyor “can dostuna”! Derken, hayvancağız her canlı gibi yaşlanıyor. Tıpkı bizler gibi yaşlandıkça hastalıkları oluşuyor, bakım istiyor, özen istiyor. İşte o zaman terk ediyor sokağa.
Hangisi daha vicdansızca, bilemiyorum.
15 yaşında bir kedim var. Birçok hastalığı var haliyle. Veterinerimiz “90’lık bir nine o” diyor. İlaçları, vitaminleri düzenli veriliyor her gün.
Kedimi 15 yılın ardından, hem de bana en ihtiyaç duyduğu anda sokağa ya da barınağa terk ettiğimi düşünemiyorum bile. “Asla, asla deme” diye klişe bir laf var ya, ben bu noktada “asla” diyorum. Dünya yansa, kedimi terk etmem.
Yapan nasıl yapıyor, anlayamıyorum. Yıllarca besleyip, büyüttüğü, evinin bir parçası, ailesinin bir ferdi haline gelen can dostunu nasıl terk edebiliyor insanlar?
Sağlık nedenlerini anlarım. Tabii burada “alerjim var”, “hamile kaldım doktorum atın dedi” gibi durumları kastetmiyorum. Yapılan bilimsel araştırmalar bu tip durumlarda hayvanları atmak şöyle dursun, tam tersini yapmak gerektiğini artık kanıtladı. O nedenle bu tip bahaneleri geçmek lazım.
Benim anlayabileceğim, empati kurabileceğim sağlık durumu, hayvan sahibinin ciddi bir hastalık nedeniyle can dostuna artık gerektiği şekilde bakamamasıdır. Böyle durumda olup da içi kan ağlayarak can dostunu vermek zorunda kalan hayvanseverlere en kısa zamanda bol şifalar diliyorum.

* * *

Bir okurum iletişime geçti. Sesi hem üzüntüden hem de sinirden titreyerek şunları anlattı: “3 gündür mahallemizde ağaçta bir kedi var. Sahibini tanıyoruz. Biz kediyi ağaçtan indirip evine sağ salim döndürelim diye uğraşırken, sahibi boş verin, dedi. Meğer sokağa atmış yaşlı kedisini.”
Okurum kızgın, haklı olarak hadi vicdani yanını geçtim yasalarımız nasıl buna izin verir, yok mudur bunun bir yaptırımı, diyor.
Ömrü boyunca evde yaşamış. Sokağa atılmış yaşlı bir kedi. Sokağa çıkar çıkmaz, insan kalabalığı, araba ya da diğer hayvanlardan ürküp ağaca tırmanmış olmalı. Sahibi ise günlerce ağaçta kalan o cana, mahallenin hayvanseverleri kadar üzülmemiş. Pes doğrusu!
Okurum kediyi ağaçtan indirdi; sahiplendirmeye çalışıyor. Kocaman yüreğine sağlık.
Hayvanlarını terk eden insanlarla ilgili anlayamadığım asıl nokta şu; bir insanın bir hayvan sahiplenmesi için hayvanları sevmesi gerekir, peki hayvanları seven bir insan nasıl terk edebilir?

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*