Siyasi gaflar Kafdağı’nı aştı

The following two tabs change content below.

Pin It

Varsa referandum, yoksa referandum…
Tam 37 gün sonra Anayasa değişikliğini oylamak için sandık başına gideceğiz…
Bunun ucunda sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çok arzuladığı ve bunun içinde ülkenin siyasi gündemini gerginleştirdiği “Başkanlık sistemi” var…
Yani halkın anladığı dilden parlamenter sistem yerine “tek adamlık” ve “kanun hükmündeki kararnamelerle” ülkeyi yönetmek için olta atılmış vaziyette!
Bu sistem “hayır” mı, yoksa “şer” mi getirir, orasını sandıktan çıkacak oylar belirleyecek…
TBMM çatısı altından meydanlara taşan ve hepimizin huzurunu kaçıracak söylemlere kulaklarımızı tıkamak ne mümkün!
Anlayacağınız; “bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” diyenler çoğunlukta!
Tabii, yapılan “gafların” bini bir para!.. Üstelik kalitesi düşük kömür gibi siyasi söylemler, soluduğumuz havayı tehdit eder hale geldi!
Hani Sayın Erdoğan çıktığı kürsülerden bizatihi eski sistemi suçluyor.
Hatta bu sisteme göre “Başbakanlığı” sona erecek olan sayın Binali Yıldırım’la beraber, muhalefete yüklendikçe yükleniyor. Bu da seviyesi kaçan evlenme programlarına benzemeye yüz tutarsa hiç şaşırmayalım!
Evet, Başkanlık isteyen cephedekiler, “hayalet avcıları” gibi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ağzından çıkan sözleri birer “gaf” olarak niteleyip adeta “gaf avcılığı” yapıyorlar…
Örneğin; Sayın Yıldırım, nazik bir üslupla “Kemal Bey” derken, Sayın Erdoğan da CHP liderinin “Uçakta bile bile 2 pilot var” sözlerine karşılık Kılıçdaroğlu’na “Bu” diye hitap edebiliyor!
Sonrası malum; “Balık baştan kokar” misali üsluplar sertleşiyor, MHP Lideri Sayın Bahçeli de eski Milletvekili Sinan Oğan’a yapılan kürsü saldırısına atfen “Ülkücü hiçbir şeyi yarım bırakmaz!” diyecek hale gelebiliyor. Özdağ ve Halaçoğlu’nun toplantısının basılması işin cabası oluyor…
Buraya kadar yazdıklarım meydanlarda, televizyon ekranlarında ve de gazetelerin birinci sayfalarında vatandaşın gözüne sokarcasına yer aldığı için yazmamın bir sakıncası olmasa gerek… Hatta, bu sert sözler, bazen de sınırlarımızın dışına taşıp Almanya, Hollanda, Avusturya’ya karşı kullanılıyor. Tıpkı İsrail, tıpkı Rusya ile yaşanan söz düellolarındaki gibi…
* * *
Bütün bu olanlar için yazımın başlığındaki gibi şu özeti yapabilirim; Siyasi gaflar, Kafdağını aştı!..
Gaf yapmak: “Farkında olmayarak yersiz bir davranışta bulunma” anlamına geldiğine göre, buna karşılık masallardaki “varlığına ve dünyayı çevrelediğine inanılan, ulaşılması güç güç olan” Kafdağı’nı aşmıyor mu!..
* * *
Ülke genelinde bunlar gelişirken, Batı’ya açılan penceremiz, huzur kenti İzmir’de neler oluyordu dersiniz?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen SHOEXPO- 41. İzmir Ayakkabı ve Çanta Fuarı, kentte ayrı bir coşku yarattı. 54 ülkeden bini aşkın yabancı satın alıcının konuk olduğu fuar, ticari öneminin yanı sıra defileleriyle de dikkat çekti. Fuar kapsamında düzenlenen “Uluslararası Ayakkabı Tasarım Yarışması”na Sektöre genç ve yeni tasarımcılar kazandırmayı hedefleyen 70 tasarımcı 210 tasarımı ile katıldı. Muhteşem defileyi gazeteci-yazar dostum Yaşar Eyice ile birlikte hayranlıkla izleyip bu yaratıcı gençlerle uzun uzun konuşup kendilerini tebrik ettim.
Hele 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü başta İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sevgili Misket Dikmen olmak üzere tüm Sosyal Toplum Kuruluşları çok anlamlı mesajlar verişlerine hayran kaldım… Artık ülkedeki siyasi kavgaları bırakıp bu güzelliklere sahip çıkma zamanının geldiğine inanıyorum…

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*