Olağanüstü Kadın

The following two tabs change content below.

Şadan Gökovalı

Tüm Yazıları

Son Yazıları - Şadan Gökovalı (Tümünü Gör)


Pin It

Kadın vardır
Şeytan demek yakışır
Türk’ün kadını
Sırtında mermi taşır”

(Arif KARAKOÇ)

Merhaba” deyip, bir anekdotla başlayalım:

Moğol Komutan / Sultanı Cengiz Khan, adamlarını toplamış:

-Ben sizin Han’ınımız, demiş; sonra da karısını gösterip:

-Bu da benim Han’ım, demiş.

Dilin acelesi, çekinmesi mi var: Cengiz’in bu sözü “Hanım” olarak, kadınlara takılakalmış.

Kadın Bu Meçhul” adlı romanı anımsayanınız çoktur. Belki de kadın “Meçhul” değil, onları bilmeyen erkekler “Cahil”dir. (Neyse, kendimizi aşağsamayalım.)

Yazılarımın periyodu dolayısıyla, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü üstüne düşüncelerimi üç gün önceden yazıvereyim.

Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan? Alın size bir soru:

Kim var idi kadından evvel?”

Atatürk’ün dediği gibi “Hepimizi bir ana (bir Türk anası) doğurmadı mı?”

Atatürk’ten söz açılmışken biraz daha ileri gidelim, pardon daha yakına gelelim: Bilmem bilmeyen var mı? Kurtarıcı Gazi, İzmir’i kuşbakışı gördüğü Belkahve’de, daha çizmelerinin tozu silinmeden, en yakın komuta arkadaşı, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’ya şu sözü söylemiş ya da söz vermişti:

Paşam, Anadolu seferi yüz aklığıyla sona erdi, bundan sonra başka işlerimize bakarız!”

O bir hesap adamıydı; verdiği sözü tutardı. Nitekim, daha T.C. kurulmadan, 17 Şubat 1923 günü, İzmir’de Türkiye’nin ekonomik temellerinin atıldığı “Türkiye İktisat Kongresi”ni topladı. Atamız bu toplantıyı açarken, Büyük Nutuk’tan sonraki en uzun ve en önemli konuşmalarından birini yaptı. Benim asıl değinmek istediğim; Gazi’nin bu toplantı için hazırlanan -maalesef, İhsan Alyanak’ın neden bilmem- yıktığı salonda 31 Ocak 1923 günü yapılan “Kadınlar Kongresi”nde yaptığı konuşma. (Kadınlar ve İktisat Kongreleri konusunda özetlenmiş bilgiyi, İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) yayını olarak çıkan, Kaya Çelikkanat ve Orhan İlhan’ın katkısıyla hazırladığım “Atatürk ve İzmir” adlı kitabımızda bulabilirsiniz.)

Mustafa Kemal Paşa, bu toplantıda “TBMM Başkanı ve Başkomutan olarak değil”, “yalnızca bir milletvekili ve sizi çok seven bir Mustafa Kemal” olarak konuştuğunu belirtmiştir. Paşa, çoğunluğu kadınlar olan izleyenlerden gelen 30 (otuz) soruyu delilleriyle cevaplamıştır. Ben bu konuşmadan, altı çizilesi birkaç cümle aktarmakla yetineceğim:

Kadının en büyük görevi analıktır. İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse, bu görevin önemi gereğince anlaşılır… Bugünün görevlerinden biri de, kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır… Sonra kadınlar toplum hayatında erkeklerle birlikte yürüyerek birbirlerine faydalı ve yardımcı olacaklardır. Bizim dinimiz hiçbir zaman, kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Efendiler, memleketimizde cahillik varsa, geneldir; yalnız kadınlarımızı değil, erkeklerimizi de kapsar… Örtünme biçimi kadını hayatından, varlığından soyutlamayacak şekilde olmalıdır… YERYÜZÜNDE GÖRDÜĞÜNÜZ HERŞEY, KADININ ESERİDİR!…”

Bendeniz, her kadın “Olağanüstüdür” diyor ve üç gün sonra “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” armağanı olarak, geçen yıl ölen ABD’li siyahi kadın Maya Angelo’nun “Olağanüstü Kadın” başlıklı olağanüstü şiirini sunuyorum; Ege kırlarının bugünlerde açan çiçekleri, mineler, papatyalar, laleler yerine:

Olağanüstü Kadınlarım

Güzel kadınlar öğrenmek ister giz neremde
Sevimli değilim, yaratılmadım manken ölçülerinde
Ama açıklamaya başlayınca,
Kadınlar yalan söylüyorum sanır.
Derim ki,
Kollarımın arasında,
Genişliğinde kalçalarımın,
Adım atışımda
Kıvrımında dudaklarımın. Kadınım ben
Tepeden tırnağa
Olağanüstü kadın,
Benim işte.
Girerim bir odaya
Dilediğiniz kadar soğukkanlı bir biçimde,
Bir erkeğe yönelirim,
Donar kalır arkadaşları
Ya da diz çökerler önümde.
Bir kovan dolusu balarısı,
Üşüşürler çevreme.
Derim ki,
Ateşinde gözlerimin,
Dişlerimin parıltısında,
Kıvrılışında belimin,
Ayaklarımın coşkusunda.
Kadınım ben
Tepeden tırnağa.
Olağanüstü kadın,
Benim işte.
Bilmek ister erkekler
Ne bulduklarını bende.
Çok çabalarlar
Ama dokunamazlar
İçimdeki gizeme.
Göstermeye çalışınca
Göremediklerini söylerler yine.
Derim ki,
Kavisinde sırtımın,
Gülüşümün güneşinde,
Salınışımda göğüslerimin,
Tavrımın inceliğinde
Tepeden tırnağa.
Olağanüstü kadın,
Benim işte.
Anlıyorsun şimdi.
Niye eğilmez başım.
Bağırıp çağırmam, tepinip durmaz ayaklarım.
Duymam yüksek sesle konuşma zorunluluğu
Beni geçerken görmek,
Okşamalı gururunu
Derim ki,
Tıkırdayışında topuklarımın
Saçımın devrilişinde
İçinde avuçlarımın
İlgime duyulan gereksinimde.
Çünkü kadınım ben
Tepeden tırnağa.
Olağanüstü kadın,
Benim işte.

Maya Angelou
Çeviri: Nezih Onur

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*