Balinanın midesindeki 30 plastik poşet!

The following two tabs change content below.

Vildan GÜNDOĞDU

vildangundogdu@yahoo.com
Tüm Yazıları

Son Yazıları - Vildan GÜNDOĞDU (Tümünü Gör)


Pin It

Geçtiğimiz günlerde, Norveç’in Bergen kenti yakınlarında Sotra adasında karaya vuran balinanın midesinden 30 plastik torba ile çok miktarda atık madde çıktığı haberi ile, bir kez daha denizlerimize çok doğal bir şekilde, sonuçlarını hiç düşünmeden attığımız atıkların yarattığı facia ile yüzleştik! Norveç’te yaşanan bu olayda, kurtarma ekipleri kıyıya vuran balinayı kurtarmak için defalarca kez denize yönlendirmeye çalışmalarına rağmen, zavallı balina her seferinde tekrar karaya vurmuş! Balinanın karaya vurma nedenini araştıran bilim insanları; balinanın midesinde hiçbir yiyecek bulamadıklarını, bağırsakların tümüyle besinden mahrum olduğunu tespit ettiklerini belirterek “Balina muhtemelen plastikleri yiyecek sanarak yuttu. Plastiklerin sindirim sistemini tıkaması sonucu duyduğu acıdan dolayı da karaya vurdu” şeklinde yorum yapmış. Balinanın midesinden çıkan atıklar arasında şekerleme kağıtları, yiyecek paketleri ve çöp torbaları da bulunuyor!
Balinanın midesinde bulunanlar denizlerdeki üzücü durumu açıkça ortaya koyuyor. Geçen yıl Almanya’da karaya vuran 13 balinanın mide ve bağırsaklarının da tamamen plastikle dolduğu ortaya çıkmıştı! Plastik atıklar Dünyanın en hızlı büyüyen çevre sorunu haline geldi. Denizlerimize her yıl 8 milyon atık karışıyor ve bu da büyük bir çevre katliamına neden oluyor! Norveç İklim ve Çevre Bakanı Vidar Helgesen dünyada en çok plastik atığa Çin ve Endonezya’ nın neden olduğunu, sorunun uluslararası bir sorun olduğunu belirterek, Norveç Hükümeti’nin bahar aylarında plastiğin yasaklanmasını da içeren yeni bir ‘Plastik atık stratejisi’ belirleyeceğini söyledi.
Okyanus ve denizlerde, yaklaşık 100 ila 150 milyon ton plastik atığın yüzdüğü tahmin ediliyor. Buna her yıl 6,5 milyon ton daha ekleniyor. BM Çevre Programı’nın verilerine göre, açık denizlerde her kilometrekare başına ortalama 13 bin plastik atık düşüyor. Akıntılar bu çöpleri dünyanın her köşesine dağıtıyor. Plastikler atık olarak denize ulaştıklarında bozunma sıcaklıklarının yüksek olması, ultra viyole ışınlarına ve bakterilere karşı dayanıklı olması nedeniyle yüzyıllarca denizlerde varlıklarını sürdürerek, insanlar, doğal yaşam ve ekosistem için büyük tehlikelere neden oluyor.
Bildiğiniz gibi geçtiğimiz aylarda Çeşme’de karaya oturan Lady Tuna gemisinden sızan mazot kirliliğine karşı tepkiler hala sürüyor.Gemiden sızan 50 ton yakıt deniz yüzeyinden görsel olarak temizlenmeye çalışılsa bile, deniz ekosisteminde ve dip çamurunda yarattığı tahribatın tamiri uzun yıllar alacak gibi görünüyor.O mazotun bünyesine girdiği canlıların bir çoğu yok oldu veya yok olma tehdidi altında. Tabii sadece o canlılar değil, besin zinciri yoluyla mikroorganizmalardan, alglere, karides, midye, balık gibi biz insanlara kadar o mazotun etkilerinin ulaşması da mümkün! Nasıl Norveç’teki balinanın midesinden Çin ve Endonezya’nın plastiği çıkıyorsa, bizlerin midesinden de Çeşme’deki mazotun çıkması hiç de absürd değil! Bir zamanlar nasıl Körfez’den tutulan kefaller de mazot kokusu oluyorsa şu an o bölgedeki canlılarda da benzer durum söz konusu! Görüyorsunuz besin zinciri, hidrolojik ve karbon çevrimi ile nasıl da yaşam döngüsü içinde herkes biribirine bağlı!
O nedenle kimsenin Çeşme’deki veya Çin’deki kirlilikten bana ne deme şansı yok! Bunu ancak cahiller söyleyebilir! Unutmayalım ki denizler hepimiz için yaşam kaynağıdır. Aldığımız her nefeste, beslenmemizde, ruh sağlığımızda bile denizin önemli payı var; yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz oksijenin %75’i denizlerden gelmekte. Sonuç olarak deniz yoksa canlı yaşamı da, biz de yokuz arkadaş!

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*