Güneş ve elektrkli araç fosile karşı!

The following two tabs change content below.

Vildan GÜNDOĞDU

Tüm Yazıları

Son Yazıları - Vildan GÜNDOĞDU (Tümünü Gör)


Pin It

Grantham Instititute ve Carbon Iniative’in ortaklaşa hazırladıkları, geçtiğimizgünlerde yayınlanan ve http://www.carbontracker.org/report/expect-the-unexpected-disruptive-power-low-carbon-technology-solar-electric-vehicles-grantham-imperial/link üzerinden ulaşılabilecek, yeni raporda; Mevcut durumda baskın olan fosil yakıtlara olan talebin yerini güneş fotovoltaiği (PV) ve elektrikli araç (EV) teknolojilerinin alacağı ve CO2 emisyonlarının bu şekilde azaltılması için maliyet analizleri ve senaryolar geliştirilmekte.Raporun original metninden ve tercümesi yeşil gazeteden alıntılar şu şekilde;
Düşük karbonlu teknolojiler fosil yakıtların büyümesine son verebilir. Elektrikli otomobil ve güneş enerjisi büyümeye devam ettikçe 2020 sonrasında petrol ve kömür büyümesi duracak!
Raporda,Enerji şirketlerine,kural koyuculara,enerji/İklim modelcilere,finansçılara ve yatırımcılara tavsiyeler yer almakta!
Yapılan senaryolar; büyük enerji şirketlerini baz senaryo (Business As Usual-BAU) yaklaşımının ötesine geçmeleri,düşük-karbona geçişi ne şekilde ayarlayacakları, finansçıların +2 derece ısınmayı baz alarak risk hesaplamalarını yapmaları ve fosil yakıt varlıklarının düşük karbona geçişin hızlanmasıyla birlikte atıl konuma düşeceği konusunda ciddi şekilde uyarıyor. Senaryolar, düşük karbona geçisin halihazırdaki durumunu yansıtmak için artık, en azından, PV ve elektrikli otomobiller için öngörülen en son maliyet düşüş projeksiyonlarını ve ülkelerin Paris İklim Anlaşması çerçevesinde Ulusal Katkı Niyet Beyanları’nda (INDC) belirttikleri emisyon taahhütlerini içermesi gerekliliğini vurguluyor.
Sadece elektrikli otomobiller, 2025 yılı itibarıyla günlük 2 milyon varil petrol üretimini atıl durumda bırakabilir (Ki bu miktar,2014-2015 ‘te petrol fiyatlarının çökmesine neden olan miktardır) Bu senaryo, sektörün sürekli artan petrol talebi beklentisinin tam aksine, 2040 itibarıyla günlük 16 milyon varil ve 2050 itibarıyla günlük 25 milyon varil miktarında petrol talebinin atıl durumda kalacağını öngörüyor.
Carbon Tracker’dan Uzman Araştırmacı Luke Sussams’a göre: “Elektrikli otomobiller ve güneş enerjisi, fosil yakıt endüstrisinin devamlı olarak hafife aldığı dönüştürücüler!
Enerji ve kara ulaşımı sektörleri fosil yakıt tüketiminin hemen hemen yarısını oluşturuyor, bundan dolayı da güneş fotovoltaik (PV) ve elektrikli otomobillerdeki büyümenin talep üzerinde çok büyük etkisi olabilir!
Bu yeni “başlangıç noktası” senaryosu halihazırdaki durumu daha iyi yansıtıyor ve aşağıdaki bulguları ortaya koyuyor:
Küresel enerji üretiminin 2040 yılında %23’ünü, 2050 itibarıyla da %29’u Güneş PV tarafından karşılanabilir ve PV kömürden tamamıyla vazgeçilmesini ve doğalgazın sadece %1’lik bir piyasa payına sahip olmasını sağlayabilir. Buna karşın, ExxonMobil’in projeksiyonlarına göre 2040 yılı itibarıyla tüm yenilenebilir küresel enerji, üretimin sadece %11’ini karşılayabilecek!
Elektrikli otomobiller 2035 itibarıyla kara ulaşımı piyasasının üçte birini, 2040 itibarıyla yüzde elliden fazlasını ve 2050 itibarıyla pazar payının üçte ikisini oluşturabilir. BP’nin 2017 projeksiyonlarında elektrikli otomobillerin 2035 itibarıyla piyasanın sadece %6’sını oluşturması bekleniyor.
Kömür talebi, 2020 yılında tepe noktaya ulaşıp, 2050 itibarıyla 2012 seviyelerinin %50 altına düşebilir. Petrol talebi 2020 ile 2030 arası sabit kalabilir ve ardından 2050’ye kadar sürekli bir düşüş yaşayabilir. Çoğu büyük petrol ve kömür şirketi kömürün 2030’dan, petrol talebinin de 2040 yılından önce tepe yapmasını beklemiyor!
Bu senaryoda küresel ısınma 2100 itibarıyla (sırasıyla %50 ve %66 ihtimalle) 2.4°C ve 2.7°C dereceyle sınırlandırılacak. Bunlar 4°C derece ve üstünü öngören ve enerji endüstrisi tarafından sıkça kullanılan BAU senaryolarından çok daha düşük rakamlar!
Beklenilmeyeni beklemek: Düşük Karbon Teknolojilerinin Etkileri Raporu, on yıllık bir süre içinde fosil yakıtların piyasa paylarının %10’unu PV ve elektrikli otomobillere bırakabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bu kulağa yüksek bir rakam gibi gelmeyebilir ancak talebin bir kez düşmesi sonun başlangıcı anlamına gelebilir. Enerji piyasasındaki payında yaşadığı %10 ‘luk bir düşüş, Amerika Birleşik Devletleri kömür madenciliği endüstrisinin çökmesine neden oldu ve PV’nin de büyük bir parçasını oluşturduğu yenilenebilir enerjideki %8’lik büyümeye de hazırlıksız yakalandıkları için 2008 ile 2013 yılları arasında Avrupa’nın beş büyük enerji şirketi 100 milyar Euro’dan fazla değer kaybetti.
Özellikle sektörle ilgili olanların detaylı incelemesi gereken bir rapor!

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*