Mahallenin ölümü

The following two tabs change content below.

Elvan FEYZİOĞLU

Tüm Yazıları

Son Yazıları - Elvan FEYZİOĞLU (Tümünü Gör)


Pin It

Ortaokul ikinci sınıftayken, Karşıyaka Alaybey’deki bir sokağı anlattığım şiirimi okuyan okul müdürü beni odasına çağırıp sormuştu: “Sen sosyalist misin?” diye.

Oysa ben sosyalizmin ne olduğunu o sıralar bilmiyordum. Okul müdürü bu soruyu bana neden sormuştu? Kızmış mıydı, yoksa beğenmiş miydi? Cevap veremedim. Şiirini yazdığım sokakla, sosyalizmin ne alakası vardı bilemedim.

O şiiri yazdığım o gün, mahallelerin, yoksul sokakların ileri yıllarda nasıl yavaş yavaş öleceğini ve son darbenin de ‘kentsel dönüşüm’ denen balyozla ineceğini henüz bilmiyordum.

O sokakta apartmanlar yok denecek kadar azdı. Biri hasta olduğunda komşumuz doktor Nihat Bey, imdadına koşardı.

Uyuyuncaya kadar sokak kapısı açık olduğunu ve komşuların her saatte geldiklerini hatırlıyorum.

Dershaneye gitmezdik mesela. Çünkü sevgili arkadaşım Beyhan ile birlikte ders çalışırken çok zorlu bir geometri problemiyle karşılaştığımızda Erman ağabeyin her an imdadımıza koşacağını bilirdik.

***

Bizden sonraki nesillerin “Mahalle” dendiğinde ne düşüneceklerini içim çok sızlayarak düşünüyorum.

Onlar, mahallelerin bir bakkalı olduğunu, fırıncısından sadece ekmek alınmadığını orada tepsilerle götürülen yemeklerin pişirildiğini, sucuğun mahalle kasabına ısmarlandığını, manavın aynı zamanda aileden biri gibi olduğunu hiç bilemeyecekler.

Mahallelerde akşamüzeri evde hazırlanan çayların kapıda hep birlikte içilen lezzetini de onlara anlatacak kimse kalmayacak.

Mahallede acıların ve coşkuların birlikte yaşandığına, evde kalmayan tuzun, limonun komşudan istenebileceğine hiç tanık olamayacaklar.

Mütevazi yaşamlarda kaybedilen ne olursa olsun, hiç kimsenin kendisini sahipsiz hissetmediğini anlayamayacaklar.

***

Önümüze gümüş bir tepsi içinde sunulan ‘Kentsel Dönüşüm’ uygulaması

gümüş tepsi sahiplerine inanılmaz bir rant hazırlarken, mütevazi bir yaşam süren insanları mahallenin korunaklığından alıp, şehrin ücra bir yerine savuruyor.

***

Büyük kentlerin her bir mahallesinde en yakın komşularını birkaç metre kare alan karşılığı insafsızca yokluğa iten insanların öyküleri yazılıyor şimdi.

Mahallelerle birlikte ‘komşuluk’ da ölüyor.

Rant uğruna ölüyor…Daha lüks bir daire uğruna ölüyor…

Bütün bu hikayeleri göremezsek eğer, sermayenin arsızlığı insanlığa dair her şeyi yutup gidecek haberiniz olsun…

2 yorum

  1. Doğru Tektir benim çocuğum 9yasindaydi bır bankaya 25hesap açılınca 10yil sonra o paranın bır milyon olacağını konuşurkenmudur beyle benim 9 yaşındaki oğlum birden bu paranın on yil sonra bır ekmek parası olacağını soyledi ve gerçekten de ogle oldu bu tespitler gençlerin on görüşleri isabetli her şey çağın çarşıda ogutulurken seyreden siyasilerin öğretim üyelerinin allah nasıl biliyorsa öğle yapsin

  2. “Eski mahalle hayatı” ile ilgili betimlemeleriniz ve anlattıklarınız çok güzel. Keşke orta ikinci sınıfta yazdığınız o şiiri de bizimle paylaşsaydınız.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*