Yazar Arşivi: Şadan Gökovalı

‘Anı’ Şairi

Bir çift güvercin havalansa Yanık yanık koksa karanfil Değil bu anılacak şey değil Apansız geliyor aklıma Nerdeyse gün doğacaktı Herkes gibi kalkacaktınız Belki daha uykunuz da vardı Geceniz geliyor aklıma Sevdiğim çiçek adları gibi Sevdiğim sokak adları gibi Bütün sevdiklerimin adları gibi Adınız geliyor aklıma Rahat döşeklerin utanması bundan Öpüşürken o dalgınlık bundan Tel örgünün deliğinde buluşan Parmaklarınız geliyor aklıma ... Devamını Oku »

Filozof ölümleri

Hangi mahallede imam yok Ben orada öleceğim, Kimse görmesin ne kadar güzel Ayaklarım saçlarım ve herşeyim. Ölüler namına azade ve temiz Mechul denizlerde balık; Müslüman değilmiyim haşa Fakat istemiyorum kalabalık Beyaz kefenler giydirmesinler Sızlamasın karanlığın havada Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım Ki bütün azalarım hülyada Hiçbir dua yerine getiremez Benim kainatlardan uzaklığımı Yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar Çılgınca seviyorum sıcaklığı Fazıl Hüsnü Dağlarca ... Devamını Oku »

Selene’nin aşkı

Selene’nin aşkı En Eski Aşk Şiiri Güveyi, kalbimin sevgilisi Güzelliğin büyüktür, baldan tatlı Aslanım, kalbimin kıymetlisi Güzelliğin büyüktür, baldan tatlı. Benim okşayışlarım baldan tatlıdır Yatak odasında bal doludur Güzelliğinle zevklenelim Aslanım, seni okşayışım Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır. Güveneyim, benden zevk aldın Anneme söyle, sana güzel şeyler verecektir Babama söyle, armağanlar verecektir. (Ludingirra, Çev: Muazzez İlmiye Çığ) Muğla’ya Söke – ... Devamını Oku »

Usta

“Ustam nasıl kondurdun taş başına binayı?” (Türkü) Usta “Elim sanata düşer usta Yürek acıya Ölüm hep bana Bana mı düşer usta? Sevda ne yana düşer usta Hicran ne yana? Yalnızlık hep bana Bana mı düşer usta? Gurbet ne yana düşer usta Sıla ne yana Hasret hep bana Bana mı düşer usta?” (Refik Durbaş) *** Sözcük öpülür mü? Dil bilgini Feyza ... Devamını Oku »

Aydın Yalkut

“Yüzümü hasretine döndürdüm bekliyorum Geri getirir diye bizi ayıran gemi Şehrin ışıklarını söndürdüm bekliyorum İki gözüm Körfezde iki deniz feneri” (Aydın Yalkut) *** Konu itibarıyla bu yazının başlığı “Albümlere Karışmak” olmalıydı; Aydın Yalkut’un ilk, tek ve son şiir kitabının adı öyle çünkü. Ne var ki; kitabın çıkmış olmasına sevindiğin ölçüde, seçilen isim sıcak gelmedi bana. Hemen, kitaba adını veren şiiri ... Devamını Oku »

Gazetecilik anıları

Anı, “yaşanan olaylardan belleğin sakladığı iz” ise; “hayat, anılar toplamıdır.” Herkesin, her mesleğin acı tatlı anıları vardır. Bunlar bir araya getirildiğinde o kişinin özgeçmişi veya o mesleğin tarihi yazılmış olur. Bu açıdan Türk basın tarihinin, özellikle İzmir basınının durumu nedir? Ömer Faruk Huyugüzel’in; Türkmen Parlak, Kaya Çelikkanat, Erkin Usman, Ahmet Yazıcıoğlu, Zeynel Kozanoğlu ve Yener Özkesen’in yazdıkları İzmir basın tarihine ... Devamını Oku »

Gökova’da bir cumartesi

“Anımsıyorum Cumartesiydi ve yağmur yoktu. Unuttum; Gökova mıydı Ellerin miydi Usulca tuttuğum…” (Ergün Günçe’den uyarlama) Ayşe Ablam: -Ayıp kardeşim, dedi; “Sefa beyle Zühal hanım kaç kaz, evimize kadar gelip seni sordular. Bizim onları ziyaret etmemiz lazım!” Vardık, Kadın Azmağı’nın Gökova Körfezi’ne kavuştuğu yere. Sefa Sitesi’nin ön sıradaki villaları, ayaklarını Azmağın yaz-kış 12 santigrat derece olan sularında yıkıyordu. 13 basamak çıkıp, ... Devamını Oku »

Muğla girişimcisi Hamdi Yücel Gürsoy

Avı vurmak için hedefe odaklanmak gerek: “Gez, göz, arpacık.” Hamdi Yücel usta avcıdır. * * * “Zafer, ‘zafer benimdir’ diyebilenindir. Başarı ise, ‘başaracağım’ diye başlayarak sonunda ‘başardım’ diyenindir.” (ATATÜRK) -Hamdi Bey, dedim, “Erken gençliğimden bu yana hayalim, emekli olunca burada küçük bir otel kurup, yazılarımı burada yazmaktır.” -Sözünü sözle kestim Ağbi, ben burada bir tesis kurarsam, yazılarını burada yazarsın, bizim ... Devamını Oku »

Bebek Teyze

“Sevdiğim çiçek adları gibi Sevdiğim sokak adları gibi Bütün sevdiklerimin adları gibi Adınız geliyor aklıma.” (Melih Cevdet ANDAY) Güzel sözcüklerimizden biri, “Anı”. Türkçe sözlükteki tanımı: “Yaşanılan olaylardan belleğin sakladığı iz.” Hepimizin unutmadığı kişiler ve olaylar vardır… Benim çocukluğumdan, belleğimin mermerine kazınmış, melek yüzlü bir Anadolu kadını var: BEBEK TEYZE. Hareket zorluğu çektiği için evinden pek çıkmazdı, mutfağındaki ocağın önünde, elindeki ... Devamını Oku »

El Beyruni

HADİSLER: *Bilginden, yahut bilgi öğrenenden başkası benden değildir, *Bilgin de, bilgi de, bildiğini tutan da cennettedir, *Bilgin ve bilgi edinmeye çalışan, kusurlu, suçlu bile olsa cennete gider, *Bilgin kişinin yüzüne bakmak ibadettir, *Bir tek bilgin, İblis’e, yirmi tane ibadet edenden daha çetindir, *Küçük çocuğun bir şey ezberlemesi, taşa kazınan yazıya benzer, insanın, büyüdükten sonra bir şey ezberlemesiyse, su üstüne yazılmış ... Devamını Oku »