Yazar Arşivi: Oğuz Tümbaş

“Al, oku, getir”

Kitap adına kuşkusuz olumlu gelişmeler de yaşanıyor. Kentlerimizde kitap günleri, kitap fuarları, kitap sergileri, kitap köşeleri yaygınlaşmaya başladı. Ancak daha yetmez; daha çok kitap, daha çok kitaplık, daha çok bilinçli kitap okuru… Bekir Yurdakul dostumun e-postama düşen iletisiyle bilgilendim. Milas Ören’de berberlik yapan Kıvanç Başkan, “al-oku-getir” adını verdiği “insanlara ve özellikle köy çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırabilmek” ve “insanların sosyal ... Devamını Oku »

Ahmet Günbaş ve Foça’da aşkla

Şair Ahmet Günbaş’ın “Foça’da Aşkla (*) romanını nicedir edinmek istiyordum. Yakın Kitabevi’ndeki imza gününde İzmir dışındaydım. Dumansız buluşmalarımıza da bir süredir katılamadığım içi edinemedim. Sonunda “şiir gibi yaşanılmışlığın tanıklığı” ile, sıcak bir merhabayla ulaştı roman bana da. Ahmet Günbaş’la soyadı uyaklığımız, kimi kez karışıklığa yola açar; ama sıkıntı yaratmaz, tersine mutlu kılar beni. İki şairin dostluğu, duygudaşlığıdır bu. Yirmi yıla ... Devamını Oku »

Bartın’a şiir yolculuğu…

Şair Ahmet Özer değişik tarihlerde Bartın’a yaptığı yolculuklardan söz eder: “Kimi kentlerin içinden nehirler geçer, su sesiyle uyanır kent. Çoğu zaman yapraklar savrulur; bulutların gölgesi, kuşların görüntüsü düşer suya. (…) Bartın, içinden nehir değilse de büyük bir çayın geçtiği kentlerden biri.” İşte o kente düştü benim de yolum yakın zamanda. İşin içinde şiir olunca, şiir adına bir görev verilince yerine ... Devamını Oku »

Dikinesöz’den, Sözece’den, Aforizma’ya…

Uzun ve dolambaçlı sözü sevmez Anadolu halkı; az, öz, duru, damıtılmış, kendine göre kestirme olanı seçer. Çocukluğumdan da bilirim; doğduğum kasaba Oğuzeli’nden… Zorlamalı, karmaşık sözcükleri, tümceleri kendi biçemince, dilinin kıvraklığı ile rahatlatır, öyle kullanırlardı. Aforizmalar, sözün kısa, kestirme, çarpıcı olanlarıyla ortaya çıkmazlar mı? Aforizma için özlü söz diyerek geçiştirmek olası değil. Eski deyişle vecize… Batı’ya özgü bir söyleyiş biçimi. Daha ... Devamını Oku »

“İyi ki varsın edebiyat”

Yılda bir kez de olsa İzmir’den İstanbul’a yolum düşüyor. Kitap Fuarı’na denk getiriyorum yolculuğumu. Kitabın kalabalık kokusunu yaşamak farklı bir duygu yüklüyor bana. Bu kez yine öyle oldu. İstanbul’un yolunu tuttum. TÜYAP İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı’na katıldım. Şiirden Yayınları sergiliğinde Dingin Sözler Avlusu kitabımın imzasında bulundum. Kalabalığım yoktu; ama yeni tanışlarım oldu, dolaşırken eski dostlarla karşılaştım, imza sıcaklığını yaşadım. Kalabalık ... Devamını Oku »

Yazara, yayıncıya saldırmak!

Romalı düşünür, devlet adamı Seneca’nın “Kitapsız yaşam kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır” sözü belleğimizde. Bacon’ın “İyi kitaplar en gerçek dostlarımızdır” sözü de boşuna söylenmedi elbette. İyi ve doğru kitabın yararlarını, güzelliklerini, insana sunduğu değerleri sıralamak, anlatmak için bilgiçliğe giremem. Konu bilimin, aydınlanmanın, çağdaşlığın aynası kitap olunca, yazan, emek veren, ter döken insane saygı duymamak olası mı? Descartes ne iyi söylemiş: ... Devamını Oku »

Attilâ İlhan, Mavi Dergisi ve Maviciler…

Bugün günlerden mavi olsun; bugün Attilâ İlhan olsun günlerden, mavilik olsun, Maviciler olsun… Evet bugün sonbaharın sarıya, yaprak dökümüne, hüzne, farklı renklere dönüşen Kasım ayının ilk günü. Bu ayın, bugünlerin de mavinin duru, aydınlık, umutlu, sıcak rengiyle, kavramıyla bütünleştiği zamanlar olmasını dileyerek, sözü Mavi Dergisi’ne, daha sonra devinime dönüşen Maviciler’e getirmek istiyorum. Türk yazın yaşamında Mavi Dergisi’nin, Maviciler’in yeri, önemi ... Devamını Oku »

Bahri Karaduman’la kitabın aydınlığını paylaşmak…

Gerçek anlamda kitap tanıtımı yapmak, onları yazıya dökmek kolay değil. Bilgi, birikim, deneyim, araştırma, kalem kıvraklığı ister. Bu tür yazıların ustalarından biri de eğitimci, şair, yazar Bahri Karaduman’dır. Çeşitli yazın dergilerinde, Cumhuriyet Kitap’ta özenli kitap tanıtım yazıları, denemeleriyle de izlenen, dikkat çeken bir yazardır. Türkçenin varsıllığını bilir, dilin olanaklarını ustalıkla kullanır. Önce şiirleriyle tanıdım Bahri Karaduman’ı. “Sevdanın Rengi Ne” adlı ... Devamını Oku »

Attila Aşut’un basında 60 yılı

Gazeteciliğe bulaşmışsanız bir kez; mürekkep kokusunu, haber peşinde koşmayı, insan görüntülerinin, gürültülerinin, renklerinin tanığı olmuşsanız, gazeteciliği yaşamınıza katmışsanız, bu dertten (!) kurtulmanız olanaklı değildir. Muhalifseniz, yaşamı eleştirel gözle de yorumluyorsanız; doğrudan, haklıdan, halktan yana kalem oynatıyorsanız; namuslu, dürüst habercilik yapıyorsanız; çağdaşlığı, aydınlanmayı, insanca yaşamı savunuyorsanız, siyasal erki eleştiriyorsanız, yandınız! Büyük gözaltındasınız o zaman; izlenirsiniz, dinlenirsiniz, iftiralara uğrarsınız, hapislerde yatarsınız, işkence ... Devamını Oku »

Okan Yüksel Parkı’nda “Bir Sevdadır Karşıyaka”

Ne güzeldir, ne anlamlıdır yazarın, şairin, bilim ve kültür insanının, gazetecinin adının bulvarlarda, parklarda, sokaklarda, alanlarda yaşatılması. Gazetemiz 9 Eylül’de “Okan Yüksel’e büyük onur” başlıklı haberi okuyunca, bir başka sevindim. “İzmir basınının duayen ismi Okan Yüksel’in adı Karşıyaka Belediyesi tarafından ölümsüzleşecek.” Haberi siz de sosyal medya üzerinden, yerel basından duymuşsunuzdur. Okan Yüksel’in bu haberle ilgili sözleri anlamlı: “Bu kararla birlikte ... Devamını Oku »