Yazar Arşivi: Oğuz Tümbaş

Attila Aşut’un basında 60 yılı

Gazeteciliğe bulaşmışsanız bir kez; mürekkep kokusunu, haber peşinde koşmayı, insan görüntülerinin, gürültülerinin, renklerinin tanığı olmuşsanız, gazeteciliği yaşamınıza katmışsanız, bu dertten (!) kurtulmanız olanaklı değildir. Muhalifseniz, yaşamı eleştirel gözle de yorumluyorsanız; doğrudan, haklıdan, halktan yana kalem oynatıyorsanız; namuslu, dürüst habercilik yapıyorsanız; çağdaşlığı, aydınlanmayı, insanca yaşamı savunuyorsanız, siyasal erki eleştiriyorsanız, yandınız! Büyük gözaltındasınız o zaman; izlenirsiniz, dinlenirsiniz, iftiralara uğrarsınız, hapislerde yatarsınız, işkence ... Devamını Oku »

Okan Yüksel Parkı’nda “Bir Sevdadır Karşıyaka”

Ne güzeldir, ne anlamlıdır yazarın, şairin, bilim ve kültür insanının, gazetecinin adının bulvarlarda, parklarda, sokaklarda, alanlarda yaşatılması. Gazetemiz 9 Eylül’de “Okan Yüksel’e büyük onur” başlıklı haberi okuyunca, bir başka sevindim. “İzmir basınının duayen ismi Okan Yüksel’in adı Karşıyaka Belediyesi tarafından ölümsüzleşecek.” Haberi siz de sosyal medya üzerinden, yerel basından duymuşsunuzdur. Okan Yüksel’in bu haberle ilgili sözleri anlamlı: “Bu kararla birlikte ... Devamını Oku »

Haydi Abbas Vakit Cahit Sıtkı

Akşamsa, vakit gelmişse, hele de şiirin dostlarıyla buluşulacak, çilingir sofrası kurulacaksa Cahit Sıtkı’nın “Haydi Abbas” şiiri anımsanmaz mı hiç? “Haydi Abbas, vakit tamam; / Akşam diyordun işte oldu akşam. / Kur bakalım çilingir soframızı; / Dinsin artık bu kalb ağrısı.” Pencereyi açıp göğü kucaklamışsanız, kuşkusuz Arkadaş Z. Özger’in “pencereyi kapama gök dolabilir içeri” dizesi de çınlar kulağınızda. Olur a “Açık ... Devamını Oku »

“Dilini sevenleri sev!”

Atatürk tarafından 1927 yılında altı günde okunan önemli ve anlamlı sesleniştir Söylev. Yazı Devrimi (harf devrimi) 1928’de yaşama geçer. Türk dili alanındaki çalışmaları yönlendirecek ana program 26 Eylül-6 Ekim 1932 tarihleri arasında toplanan 1. Türk Dil Kurultayı’ndan sonra hazırlanır. İşte bu üç önemli, anlamlı olayın yıl dönümleri İzmir’de, Ankara’da, İstanbul’da, Bursa’da, Bodrum’da çeşitli izlencelerle kutlanıyor. Dil Derneği Genel Başkanı Sevgi ... Devamını Oku »

‘Kopuk ve Hiç’

Aydın Şimşek’ten “Kopuk ve Hiç” ya da Yaratıcı Yazarlık Atölyesi Kopuk, hem kopmuş olanı, hem de toplum kurallarına aldırmayan, işsiz güçsüz, serseri, başı boş olanı imler. Hiç’i “yargısı olumsuz tümcelerde eylemin anlamını güçlendiren” belirteç olarak biliriz. “Kopuk ve Hiç”, yazın yaşamında şiiri başat tutan, yazınsal emeğine araştırma, inceleme kitapları, yayıncılık, dergicilik, atölye çalışmalarını da ekleyen, kitap fuarlarında koşturan Aydın Şimşek’in ... Devamını Oku »

“Yıldızlara bakarsanız yine geliriz…”

air sözüdür, ben inanırım; “Yıldızlara bakarsanız yine geliriz…” Onur Şenli’den… Ama önce bir sonbahar girişi yapalım. Özlemişim sonbaharın akşam serinliğini, gömleğimde titreşimler oluşturan akşam rüzgârlarını… Güzle gizliden mutlululuk duyduğumu da açıklamalıyım. Yaz sıcaklarından bunalmışım, boğulmuşum, terlemişim demek ki… Kedere, kahıra, kötülüğe, kirliliğe dur diyen “son”u severim. Umutlandırır insanı. Son sözcüğü bir yandan da hüzünlendirir, düş kırklığına uğratır, mutsuz kılar. O ... Devamını Oku »

İzmir’de 40 sevgi yılı

Bir kenti sevinci, hüznü, sıkıntısı, acısı, ayrılığı, kavuşması, özlemi, gürültüsü, arkadaşlığı, insanları, anılarıyla derinliğine yaşamak… Bir kenti kültürü, sanatı, şiiri ezgisiyle yaşamak… Bir kentten bir kente yolculuk güzeldir; ama bir kentte 40 yıldır severek, değer vererek, savunarak, içselleştirerek, özleyerek yaşamak ayrıcalık olsa gerek diye düşünürüm. Antep, Oğuzeli doğduğum kent. Elbette özellikli, anlamlı, önemli benim için. Kilis’ten, Ceyhan’dan, Urfa’dan, Ankara’dan, Diyarbakır’dan ... Devamını Oku »

Muzaffer İzgü hüznü

Geçen hafta dostumuz Gündüz Badak’ın ölümünün ardından kaleme aldığım yazının üzüntüsünü atlatamadan, bu kez çocuk yazınının ve gülmecenin büyük ustası Muzaffer İzgü için hüzünlü bir yazıyı kaleme almak bana zor geliyor. Ne ki onu yazmadan da geçmem olanaksız. Evet ayraç açıldı, 29 Ekim 1933 yazıldı başa. Araya 84 yıllık bir yaşam girdi. Yoksulluk, açlık, sıkıntı, telâş… Sonrasında yapılacak ne iş ... Devamını Oku »

İzmir’in kültür emekçisi Gündüz Badak’ı yitirmek!

Tiyatro, şiir, öykü, desen, resim… Tutkuyla, özveriyle yapılan yazın, sanat dergiciliği… Kültüre, sanata adanmışlık… Sanata, yazına, kent kültürüne emek veren bir iyi insan sevgili Gündüz Badak’ı da yitirdik geçen hafta! Gerence’de İltur Sitesi’nde Badak’ın eski dostlarından, tiyatro sanatçısı, yazar Yaşar Ürük ve şair Güzin Oralkan’la onu andık. İzmir’de 22 yıldan bu yana yayımlanan “İZMİR-İZMİR Kent Kültürü ve Sanat Dergisi”yle özdeşleşen ... Devamını Oku »

Söylenceden, gizemden, şiirden…

Masal, öykü, söylence, efsane, mit, hayal gücü… Ah ne güzel; bunlar sanatı, yazını besleyen, yaratıcılık kavramına eş olgular diyorum Gerence Koyunda denizin dalgalarıyla oynaşırken. İnsanın var olduğu zamanlardan bu yana eskimeyen, düşle, imgesel bağlantılarla önemini koruduğu kavramlar… Eski çağlardan, ilkel yaşamlardan, inançlardan gelen mit, insanı dün olduğu gibi bugün de ilgilendiriyor. Mitos’un Yunancada söz, öykü, masal anlamına geldiğini biliyorsunuz. Çok ... Devamını Oku »